KAYSERİ’DE AKP 6, MHP 2, CHP VE İYİ PARTİ 1’E VEKİL ÇIKARTIYOR

KAYSERİ’DE AKP 6, MHP 2, CHP VE İYİ PARTİ 1’E VEKİL ÇIKARTIYOR

KAYSERİ’DE SANDIKLARIN YÜZDE 50’YE YAKINI AÇILDI

KAYSERİ’DE SANDIKLARIN YÜZDE 50’YE YAKINI AÇILDI

SANDIĞA GİDEMEYEN HASTALARI SANDIĞA GÖTÜRDÜLER

SANDIĞA GİDEMEYEN HASTALARI SANDIĞA GÖTÜRDÜLER

YSK YASAĞI KALDIRDI… İŞTE İLK SEÇİM SONUÇLARI…

YSK YASAĞI KALDIRDI… İŞTE İLK SEÇİM SONUÇLARI…

ÖNCE SANDIĞA SONRA DÜĞÜNE GİTTİLER

ÖNCE SANDIĞA SONRA DÜĞÜNE GİTTİLER

KATLİAM, KAOS VE BÖLÜNME -16
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 11 Nisan 2018 - 11:25:31

Zannediyorum söylediklerim, ABD’nin Ortadoğu stratejisinin neden İsrail tarafından dizayn edildiğini ortaya koyuyor.” (Sözcü, 10 Aralık 2017). ABD’nin eski Dışişleri Bakanı Yahudi Henry Kissinger’in de “ABD’nin dış politikası ‘Büyük İsrail’e göre ayarlıdır” sözleri de ABD’deki Yahudi nüfuzunun büyüklüğünü ortaya koymaktadır. (Harun Yahya, Yeni Dünya Düzeni, s. 410-411)
Bütün bu anlatılanları özetlercesine, Amerika’nın Soğuk Savaş dönemi de dahil günümüze dek savunur göründüğü “demokrasi ve özgürlükler” in altında yatan, kendi “Vahşi Kapitalizmi”nin dünyaya hakim olması olmuştur ki, bu cümleden olarak Blum şunları yazar: “Washington’un dünyaya egemen olma tutkusu, daha derin bir demokrasi ya da özgürlük, daha adil bir dünya, yoksulluk ve şiddetin son bulması ya da daha yaşanabilir bir gezegen oluşturmak için değil, daha ziyade ekonomik ve ideolojik nedenlere dayanmaktadır….
Amaç yalnız güç kazanmak değil, gezegene daha fazla hakim olmak, her ulusun ekonomisini özelleştirmek ve denetlemek, Kuzey Amerika dahil her yerdeki insanların ensesine binmek için gerekli güce sahip olmaktır… Bu bütünüyle ‘serbest piyasa’ kapitalizminden kaynaklanan bir nimettir. Verilen savaş, topraktan, sermayeden, teknolojiden ve dünya piyasalarından belirli bir azınlığın elinde sermaye birikimi sağlamak için yararlanılması gereğine inananlarla, bunların toplumsal çıkarlar ve çoğunluğun sosyo-ekonomik gelişimi için kullanılmasını savunanlar arasında sürmektedir.
Bu yüzden, Amerika’da gücü elinde bulunduran seçkinlerin dış politikada en eski ve en temel hedefi, kapitalist modele bir seçenek oluşturacak toplumsal bir gelişimin engellenmesi olmuştur. Soğuk Savaşın temelinde bu yatmaktaydı…
Geçmişte, bugün ve gelecekteki tüm güçlü liderlerin çoğu gibi Amerikalı yetkililer de bizleri egemenlik yolunda izledikleri politikaların kendi hakları ve dünyanın büyük bir kesimi için yararlı olduğuna inandırdılar; bu politikaların sunduğu nimetlerin hemen elle tutulabilecek şeyler olmaması onlara inanmamızı engellemedi. En büyük arzuları, Amerika’nın ‘serbest teşebbüs’, ‘bireycilik’, ‘Yahudi-Hristiyan değerleri’ ve ‘demokrasi’ dedikleri temel unsurlardan oluşan hayali çerçevede dünyayı yeniden kurmaktı.” (William Blum, Emperyalizmin Ölümcül Silahı ,Demokrasi Yalanı, İstanbul, 2003, s. 11-12
3-Irak’a müdahalenin sebeplerinden birisinin de “terörizmle mücadele” oluşu ve “Dünyada en büyük terörist devlet Amerika’dır” tezi: Amerika’nın Irak’a saldırı sebeplerinden birisi de Saddam Hüseyin ile terörizm arasında ilişki kurması, Irak’tan gelebilecek terörist saldırılardı. Bu da diğer sebepler gibi aslı olmayan bir sebepti. “Irak’taki savaş, ABD’nin önleyici harekatla Irak’tan gelecek bir terörist saldırıyı bertaraf etmekte olduğu fikriyle haklı çıkarıyordu. Oysa Irak hiçbir şekilde bir tehdit oluşturmuyordu.” (AnthonyArnove, Irak’tan Çekilmenin Mantığı, İstanbul, 2006, s. 85), “Irak ile bitmez tükenmez yalanlar arasında bu en sinsi olanıydı ve tüm diğer yalanlara temel teşkil ediyordu.”( William Blum, Demokrasi Yalanı, s. 25). 11 Eylül terör saldırısıyla da Irak’ın hiçbir ilişkisi yoktu. Amerikan yönetimi, bu ilişkiyi varsayımlar üzerine kurarak, bunun üzerinden Irak’ı cezalandırmak istiyordu. (James McCartney, Amerikan Savaş Makinası…, Ankara, 2017, s. 92)
ABD, başkalarını terörizm suçlusu göstererek kendisini onlara karşı “dünya sulhu ve huzurunu korumak için müdahale” gerekçesiyle savunuyordu ama, gerçek terör suçlusu kendisi idi. ABD için, “ABD terörsüz yaşayamaz, terör Amerika’nın ekmek teknesidir” deniliyordu. Çünkü Amerika, dünyadaki birçok şeyi “terör belası”nı kullanarak kendi lehine bu yoldan dizayn ediyordu. Bu sebepten, “Küresel çapta düzenlenen anketler, ABD’nin büyük bir farkla dünya barışına yönelik en büyük tehdit olarak görüldüğünü ortaya koyuyordu.” (Noam Chomsky, Güç Kimin Elinde? , İstanbul, 2017, s. 267)
Bir kaynakta, ABD’nin “terörden beslenmesi ve bu sebepten terörü kendisinin yaratması” konusunda güzel bir izah-özelikle Orta Doğu’ya yönelik olarak-şöyle yapılır: “Eğer, terörizme ABD açısından, yeni ‘öteki’ olarak (Soğuk Savaş döneminde bu öteki veya yok edilecek düşman komünizm idi) böyle bir rol ve işlev yüklenirse, bu durumda ABD’nin sadece terörizmle mücadele ettiğinin düşünülmesi bir yanılgı olacaktır. İleri sürüldüğü gibi ABD’nin terörizmle mücadeleden yararlanabilmesi için, önce terörizmin bir sorun olarak yoğun ve yaygın olması gerekir. Bu itibarla, ABD’nin, sadece terörle mücadele (savaş) bağlamında görülmesi doğru olmayacaktır. ABD’nin aynı zamanda terör örgüt ve faaliyetlerinin arkasındaki güç olarak da görülmesi icap eder.
Bu noktada, ABD’nin Orta Doğu’daki varlığını hatırlatmak uygun olacaktır. ABD’nin Orta Doğu’da, petrolün Batılı ülkelere karşı bir silah olarak kullanılmasını önleme, petrol sevkiyatının aksamadan güven içinde sürmesini sağlama, petrole ödenen parayı geri alma, petrol zenginliğinden savunma sanayini işler tutmak için yararlanma, alınan silahların silah satıcılarına karşı kullanılmasını önlemek üzerine kurulu bir politika izlediği; bölgede süreklilik arz eden kriz, gerginlik ve çatışma ortamının bu işe aracılık ettiği ve bu ortamın yaratılmasının arkasında da ABD’nin olduğu bilinmektedir. ABD’nin aynı şekilde, son dönemde Kuzey Afrika’da ortaya çıkan gelişmelerin arkasında da görülmesi gerekir.
Bunları bildiği için de, ABD’nin terörizm konusunda, sadece terörle mücadele (savaş) boyutunda değil, aynı zamanda terör örgütü ve faaliyetlerinin arkasındaki güç olarak da görülmesi gerekir.” (Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, Amerika Çökerken Yeni Kutuplaşma, Fark Yayınları, Ankara, 2007, s. 108)
Irak’a “terörizmle mücadele edeceğim” diye müdahale eden Amerika, kendisi “devlet terörizmi” uyguladı. Çok sayıda Amerikan askeri bilinçsizce bu uğurda can verdi ve yaralandı. “Gerçekte, ABD, Irak’ta gözlenmeyen bir terörist tehditle savaşıyor bahanesiyle devlet terörizmi uygulamaktan başka bir şey yapmıyordu. Irak’ta ABD askerleri, soylu bir dava uğruna değil, orada petrol uğruna, imparatorluk uğruna, güç ve kâr dürtüsü uğruna öldüler.” (Arnove, Irak’tan Çekilmenin Mantığı, s. 96-97) (Devam Edecek)

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz