MİLLİ TAKIM HEYETİ KASIMPAŞA – KAYSERİSPOR MAÇINDA

MİLLİ TAKIM HEYETİ KASIMPAŞA – KAYSERİSPOR MAÇINDA

GESİ’YE EMNİYET BİNASI İNŞA EDİLİYOR

GESİ’YE EMNİYET BİNASI İNŞA EDİLİYOR

ÇORAKÇILAR MAHALLESİ’NDE KORKUTAN YANGIN

ÇORAKÇILAR MAHALLESİ’NDE KORKUTAN YANGIN

BATTALALTI’NDA UYUŞTURUCU OPERASYONU: 2 GÖZALTI

BATTALALTI’NDA UYUŞTURUCU OPERASYONU: 2 GÖZALTI

AMATÖRLERİN ÇİLESİ BİTER Mİ?

AMATÖRLERİN ÇİLESİ BİTER Mİ?

KEFEN İLE İŞİMİZ Mİ VAR?
  • İBRAHİMPEKBAY
    • İBRAHİM PEKBAY
    • ibrahimpekbay@kayserihakimiyet2000.com
    • 28 Ağustos 2017 - 15:18:13

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan; Malazgirt Meydan Muharebesinin yıldönümünde halka hitaben yaptığı konuşma sırasında “Kefenleri giymeye hazır mıyız? Ecdadımızın arkasından yürümeye hazır mıyız?” diye soruyor.

Kefen giymeye ne kadar meraklı, orasını anlayabilmiş değilim ama, anlamadığım diğer konu, var say ki kefen giydik, ne oluyor?

Kefen, ölenlerin, öteki aleme giderken büründükleri örtü. Hayırdır, acaba hepimizi birden öteki dünyaya mı göndermeye niyetli!…

Baştan başlayalım…

1071 yılında Malazgirt ovasında Alpaslan komutasında kazanılan savaş, Türklere Anadolu’nun kapısını açmıştır.

1453 yılında İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından fethi ile bir çağ kapanmış, bir çağ açılmış, Türkler, Anadolu coğrafyasında kalıcı olduklarını bir kez daha kanıtlamıştır.

30 Ağustos 1922 tarihinde kazanılan Dumlupınar Meydan Muharebesi ile de Türkler kendilerine bu coğrafyayı yurt edindiklerini, dünya devletlerine bir kez daha kabul ettirmişler, Lozan Antlaşması ile de taçlandırıp Anadolu’nun tapusunu almışlardır.

Bunları birbirinden ayırmak, birini diğerinden üstün göstermek çabası, beyhude uğraştır.

Gelelim “Kefen” meselesine…

Lider komutanların yönettiği ve kazanarak tarihe altın harflerle yazdırdıkları zaferlere giderken hiç kimse kefen düşünmedi de giymedi de…

Çünkü kefeni ölüler giyer, savaşta, hele böylesi bir savaşta şehit olanların kefeni olmaz.

Şiir okuyarak mağduriyet yaratan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, en sevdiği ve şiirlerini okumaktan zevk aldığı Mehmet Akif’in şu dizelerini ne çabuk unutmuş?

“BASTIĞIN YERLERİ TOPRAK DİYEREK GEÇME, DÜŞÜN ALTINDAKİ BİNLERCE KEFENSİZ YATANI.”

Demek oluyor ki, eğer bu topraklar için can verilecekse, kefene ihtiyaç yoktur.

1071 yılındaki, 1453 yılındaki ve 30 Ağustos 1922 deki zaferi tarihler yazıyor. Biz de Türk ulusunun bir ferdi olarak tarihimizi çok iyi biliyor, sahip çıkıyor ve hepsini birden unutmuyoruz. Birini kutlayıp, diğerini gözden kaçırmıyoruz. Kefensiz yatanlarımızın ruhunu memnun etmeye çalışıyoruz. Onları incitmiyoruz.

İşte tam da bu anlamda kefen de giymiyoruz, giymeyiz de. Çünkü mesele vatan müdafaası ise, kefene asla ve asla ihtiyaç yoktur.

Biz kefeni, Allah huzuruna çıkarken edep ve adap gereği giyeriz…

Siyasi kavga için kefen teklif etmek, millete zulümdür…

DİP NOT: Her konuda sözümü tutmaya çalışırım ama, yazma konusunda bi türlü tutturamıyorum. Affola…

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz