Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
ALİ ÖZKANLI

KÖRDÜĞÜM…

Bu haber 07 Ocak 2019 - 12:26 'de eklendi ve 17 kez görüntülendi.
KÖRDÜĞÜM…

Sevginin girdiği kalpte, riya olmaz. Saf ve duru bir su; kördüğümün ilk günkü hali gibidir:

Hz. Aişe (r.anha), bir gün hanei saadetlerinde bulunurken, Peygamber Efendimize (s.a.v) sordular:

“Ey Allah’ın Resulü beni seviyor musun?”

Resulullah:

“Evet ya Aişe (r.anha), tabii ki seviyorum”.

Hz. Aişe (r.a) bununla da yetinmiyor ve hemen soruyor:

“Beni nasıl seviyorsun?”

Peygamberimiz sevgi tanımlamasını yapıyordu sevgili eşine.

İçten, samimi ve hayran kalınan bir ifadeyle:

 “Kördüğüm gibi…”

Sevginin ifadesi bile naif ve düşündürücü. Hiç çözülmeyecek, dolayısıyla da heyecanını, aşkını ilk günkü gibi taze tutacak bir sevgi.

Hz. Aişe (r.a), Efendimiz (s.a.v) sık sık sorardı:

“Ey Allah’ın Resulü, kördüğüm ne âlemde?”

O yüce Resul her defasında sorulan soruya cevap veriyordu:

 “ İlk günkü gibi!”

Peki, biz nasıl seviyoruz? Eşimize, dostumuza, akrabalarımıza, komşumuza hangi duyguyla yaklaşıyoruz? Yoksa menfaatin kirli kokuları mı yayılıyor ilişkilerde? Ne zamandan beri komşunun tavuğunu, kaz gibi görmeye başladık?

Sevgilerimiz, genelde çıkar ilişkisine dayanıyor! Sevgiyle baktığımız pencereler dar ve puslu. Kimi sevgiler, kâr zarar ortaklığı gibi ne kadar sevgi verirseniz o da o kadar sevgi istiyor. Yâni bir çeşit ticaret. Peki, insanoğlu bunun ne kadarının farkında?

Allah-u Teâlâ’nın bize sunduğu bu mükemmel duyguyu eritip, tüketiyoruz.Kış gününde her yeri beyaz bir örtüyle kaplayan kar, biraz da yüreklere yağsa; havayı mikroplardan arındırdığı gibi ruhumuzu da, kinden, öfke ve kibirden arındırsa…

İmam-ı Gazali Hazretleri buyuruyor ki:  “Sevgi, gönlün zevk aldığı şeye meyletmesi demektir. Bu meylin kuvvetlisine aşk denir.”

Sevgi, hiçbir karşılık beklemeden sevgiliye (Allah-ü Teâlâ’ya) tâbi olmak, O’na itaat etmek, O’nun her işini güzel, her eziyetini, her iyilikten daha tatlı görmek ve O’nun dostlarını dost, düşmanlarını düşman bilmek, kısacası O’nun rızası için yaşamaktır.

Sevgi, sevgilinin dostlarını sevmeyi, düşmanlarına düşmanlık etmeyi gerektirir. Bu sevgi ve düşmanlık, sadık olan âşıkların elinde ve iradesinde değildir. Çalışmaksızın, zahmet çekmeksizin kendiliğinden hâsıl olur. Dostun dostları güzel, düşmanları çirkin ve fena görünür. Dünyanın güzel görünüşlerine kapılanlara hâsıl olan sevgi de bunu gerektirir.

Seven, sevgilisinin düşmanlarından kesilmedikçe sözünün eri sayılmaz. İki zıt şey sevilmez.Sevgi, sevgilinin her şeyini sevmeyi gerektirir. Ona yakından uzaktan ilgili olan her şeyi sevgili kılar. Bunun için, “Sevgilinin kapısındaki köpek, sevenin kalbinde, diğer köpeklerden üstündür ve ayrı bir yer tutar.” demişlerdir.

Hadis-i Şerifte buyruldu ki:  “Ya Rabbi; kendi sevgini, sevdiklerinin sevgisini, sevgine kavuşturacak işlerin sevgisini nasip et ve sevgini -susuzluktan yananın arzuladığı- soğuk sudan benim için daha kıymetli kıl!”İmam-ı Gazali

Bir kimse, Allah’ı seviyorsa, bilsin ki Allah-ü Teâlâ da onu seviyor demektir.

Büyüklerden biri buyurdu ki:   “Ben Allah-ü Teâlâ’yı sevdiğimi zannediyordum. Hâlbuki O beni seviyormuş.”

 

 

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA