ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

MATEMATİK VE OYUN
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 10 Kasım 2015 - 17:39:14

Matematik ve oyun; bu iki kavram düşünülenin aksine birbirinden hiç de uzak değildir. Öğrencilerin okullarda matematik derslerinde sıkça sordukları sorulardan bir tanesi, matematiğin dört işlem yapma dışında günlük yaşamda ne işe yaradığı, nerede kullanıldığıdır. Bu ve benzeri sorular aslında matematik yapmanın, matematikle iç içe olmanın sadece sayılar, kümeler, fonksiyonlar ve bunun gibi birçok konular üzerinde çalışmak, soru çözmek kısaca bilgi sahibi olmak gibi yanlış bir bakış açısına sahip olmanın sonucudur.
Bir olay, olgu ya da durum ile ilgili veri toplamak, verileri sınıflandırmak ve kaydetmek, karşılaştığımız problemlerin çözümü için kimi zaman kağıt üzerinde kimi zaman tahtada ya da zihnimizde bir model oluşturmak, o model üzerinde işlemler yapmak, deneme-yanılmalar, planlar ve uygulamalar; yaşam alanımızı düzenlemek; nesneleri birbirlerine göre konumları (ilişkili olanların yan yana konması gibi), zaman, mekan ve kişilere göre kullanımları (sıralamalar, kombinasyonlar, eşlemeler vb), tüm bunlar aslında matematikle uğraşmanın, matematik yapmanın ta kendisidir.
Çocukluktan başlayarak farkında olmadan sayısız oyun içerisinde yapılan şeyler de bunlar değil midir? Matematiksel bilginin üretilmesinde ve öğrenilmesinde izlenen somuttan soyuta gitme, basit yapılardan kompleks yapılara ulaşma ve onlar üzerinde yorumlar yapma, çocukluktan yetişkinliğe doğru oynadığımız oyunlar içerisinde de gözlenebilir. Başka bir değişle oyunlar içerisinde matematiği, matematik içerisinde de oyunları bulmak hiç de zor değildir.
Matematik ve oyun arasında ortaya konan bu gizemli ilişkinin yanında, her iki kavramın etkileşimi ve ortaklığından doğan belirgin başlıklardan da söz etmek mümkündür. Matematikçiler, kültürlerin başlangıcından buyana var olan oyunlarla daima ilgilenmişlerdir. Peki neden? Belki bilinmeyene karşı duyulan merak, bir şeyi ilk olarak bulma dürtüsü, belki de çözmenin verdiği mutluluk olabilir. Bekli de asıl neden matematikçiler için matematiğin ve oyunun birtakım benzer yanlar taşımasıdır. Matematikle oyunu özdeşleştirmeleri hatta matematiği bir oyun olarak görmeleridir. “Oyunlar büyük ölçüde matematik, matematik ise bütünüyle oyundur”. Bu duruma kanıt olarak bizzat matematikçilerin ifadelerine başvurulabilir.
Geçmişten günümüze matematikçilerce oluşturulan çok sayıda oyun insanların ilgi odağı olmuş ve matematik alanındaki çalışmalara kılavuzluk etmiştir. Recorde ve Cardan’ın halka oyunu, Lucas’ın Hanoi Kuleleri, Fibonacci’nin ürettiği problemler, Taylor’un atların turu problemi, Königsberg’in yedi köprü problemi, Euler’in otuz altı işçi problemi, mantık bilimci Raymond Smullyan’ın satranç problemleri Macar Ernö Rubik’in küpü (bu oyun tüm dünyada yaklaşık yüz milyon satış yapmıştır) ve sihirli kareler oyunu bunlardan en ünlüleridir. Çocuksu yanları ile matematikçiler oyunlarla ilgilenerek bir yandan matematiğin gelişimine katkı sağlarlarken, diğer yandan matematikçi olmayan insanların matematiğe yakınlaşmalarına ve sempati duymalarına da aracı olmuşlardır.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz