GENÇLERBİRLİĞİ SOYUNMA ODASINDA KAVGA ÇIKTI

GENÇLERBİRLİĞİ SOYUNMA ODASINDA KAVGA ÇIKTI

SUMUDİCA: “BUGÜN KAZANMAYI HAK ETTİK”

SUMUDİCA: “BUGÜN KAZANMAYI HAK ETTİK”

MESUT BAKKAL: “BATACAKSAK İKİMİZ DE BATACAĞIZ”

MESUT BAKKAL: “BATACAKSAK İKİMİZ DE BATACAĞIZ”

JULİEN HASTALIĞINA FRANSIZ KALMADI

JULİEN HASTALIĞINA FRANSIZ KALMADI

OKULLARARASI HENTBOL GENÇ KIZLAR MÜSABAKALARI TAMAMLANDI

OKULLARARASI HENTBOL GENÇ KIZLAR MÜSABAKALARI TAMAMLANDI

MATEMATİK’İN ESTETİK DÜŞÜNCE ÜZERİNE ETKİSİ
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 9 Kasım 2015 - 15:49:32

Matematik birçok insan tarafından kaçınılması gereken bir kâbus olarak görülmektedir. İnsanların matematikten hoşlanılmamasının nedeni, matematiğe doğru bakış açısının onlardan gizlenmiş olmasıdır. Birçok insan matematiğin karmaşık mantığını anlayacak kadar matematik kafasına sahip olmadığını düşünür.
Matematik kafasını belirleyici şeyin mantıkla, titizlikle veya cebirsel formüllerle işlem yapabilmekle ve hatta kat kat soyutlamaların ustalıkla üstesinden gelme yetisiyle belki de fazla ilişkisi yoktur. Bunu en açık berraklıkla gören Fransız matematikçi ve filozof Julos-Henri Poincare olmuştur.
Anıtsal yazılan yalnız matematikçiler ve filozoflar için değil, değişik alanlarda eğitim görmüş insanlarda da hedefleyen Poincare, matematiğe karşı “estetik duyarlılığın matematikçinin ruhunu belirlediğine inanırdı. Bu duyarlılık, matematik alanında “gerçek yaratıcı” olmak için gerekli olan bir “ince elek” işlevini yerine getiriyordu.
Matematiğin genel hedeflerinden bazıları, “Estetik duyguyu geliştirebilme”, “Matematiğe karşı olumlu tutum geliştirebilme” ve “Matematiğin önemini kavrayabilme” dir. Bu hedeflere ulaşılabilmesi için matematiğin, estetik ile ilişkisinin ortaya konması gerekir. Matematiğin güzelliğini ve estetiğini tam algılamadan bunları gerçekleştirmek mümkün değildir.
Estetik kuram insan tarafından yapılan veya meydana getirilen nesneler arasında özel bir grupla ilgilidir veya daha iyi deyişle insan tarafından yapılmış olan şeylerin özel bir işlevi ile ilgilidir. Bu özel gruba giren şeyler, kendilerine estetik bir tavırla bakılması veya estetik olarak değerlendirilmesi mümkün olan şeylerdir.
Bunlardan biri de kuşkusuz matematiktir. Estetik düşüncesini matematik olarak ele alan ve temellendirenler Pisagorcular olmuştur. Onlara göre evrene hâkim olan ve evren uyumunu sağlayan şey sayıdır, sayılar arası orantıdır.
Bunun zorunlu sonucu da, evreni bilmek demek onun dayandığı sayı ve sayı ilgilerini bilmek demektir. Estetiğin belirleyicileri, oran ve simetridir. Bu belirleme, Pisagorculuğun etkisi altında kalan Platon’un ulaşmış olduğu son noktadır. Matematiğin temelinde de oran ve simetri yatmaktadır. Sanat dünyasında hiçbir benzeri olmayan bir nesnelliğe sahip olmasına karşın, yaratıcı matematiğin güdüsü ve standardı bilimden çok sanatınkilere benzer.
Matematiksel teoremlerin sınıflandırılmasın da estetik kaygı hem mantıktan hem de uygulanabilirlikten üstün tutulur. Matematiksel idelerin değerlendirilmesinde kesin doğru olmasından ya da yararlı olma olasılığından çok güzellik ve zarafet etken olur. Resim, müzik ve edebiyatta bulunan estetikten etkilenildiği gibi matematiğin estetiğinden de etkilenilebileceği unutulmamalıdır. Matematiğin, şiirde olduğu kadar belirlenmiş bir estetik değeri vardır. Resim tuval, boya vb. den meydana gelir. Bir resimde estetik olarak kendine yöneldiğiniz şey renk birleşimidir. Edebiyat düşüncelerin, fikirlerin belirli kurallar çerçevesinde yazılı veya sözlü olarak ifade edilmesidir.
Müzik zamansal bir sıraya göre takdim edilen sesler ve duraklamalardan meydana gelen sanattır. Bunların anlamları, ifade ettikleri şeyler, estetiktir. Müziğin ifade aracı dil ve notalar, edebiyatın ifade aracı dil ve kelimeler iken matematiğin ifade aracı da dil ve sembollerdir. Şiirler ahenkle yazılan sözcüklerden oluşur. Matematik ise sadece ahenkle yazılan sözcüklerle değil, zarif sembollerden de oluşur. Bir estetik nesne ile estetik bir ilişki kurmamız sonucunda bizde bir haz meydana geldiği söylenebilir.
Güzel bir filmi seyretmekten haz duyarız. Güzel bir romanı okumak hoşumuza gider. O halde estetik bir ilişki kurmamızın amacı bizde bir haz duygusu uyandırmak, hoşumuza gitmek ve bizi heyecanlandırmak olduğunu söyleyebiliriz. Bütün estetik nesnelerde farklı derecelerde mevcut olan bir özellik vardır ki bu özellik, yine varlık derecesine göre, bu sanat eserine estetik değeri kazanımıdır. Estetik değerle ilgili yararlı ve doğru bir ölçüt bulmak zordur. Estetik nesnenin özellikleri olarak söylenenler bir sanattan diğerine de farklılık gösterir.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz