BAŞKAN EKİCİ, “KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ HIZ KESMEDEN İLERLİYOR”

BAŞKAN EKİCİ, “KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ HIZ KESMEDEN İLERLİYOR”

DEVELİ KAYMAKAMI DURU ÇAY OCAĞINDA VATANDAŞLARLA BULUŞTU

DEVELİ KAYMAKAMI DURU ÇAY OCAĞINDA VATANDAŞLARLA BULUŞTU

KAYSERİSPOR’DA MEDİPOL BAŞAKŞEHİR MESAİSİ DEVAM EDİYOR

KAYSERİSPOR’DA MEDİPOL BAŞAKŞEHİR MESAİSİ DEVAM EDİYOR

708278.İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIK BAKANLIĞI.24.11.2017

708278.İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIK BAKANLIĞI.24.11.2017

MELİKGAZİ İMAM HATİP ORTAOKULU’NDAN MÜFTÜLÜĞE ZİYARET

MELİKGAZİ İMAM HATİP ORTAOKULU’NDAN MÜFTÜLÜĞE ZİYARET

MESNEVİ’DE DEĞİŞME VE YENİLENME
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 5 Temmuz 2015 - 16:09:28

Mevlana, yeni fikirler üretmenin, yeniliklerin ve yenileşmenin önemini de en veciz ifadelerle dile getirmektedir. Varlık ve evren, ona göre sürekli iyiye ve mükemmele doğru değişir, yenilenir.
İnsan da fikrini, düşüncesini ve duygularını yenilemeli; kendini sürekli geliştirmelidir.

Yaratılışın daimi olduğunu kabul eden Mevlana evrenin yıprandığına değil, daima yenilendiğine, iyiye ve güzele doğru gittiğine inanır.
Hatta eski düşüncelerden ve eski düşüncelere saplanıp kalmış olanlardan ürker:

“Bu sözü iyice anlatmak, açmak gerek. Fakat eski düşüncelilerden, onların köhne anlayışlarından korkuyorum. Kısa görüşlü, köhne anlayışlı kişiler fikirlerine türlü kötü hayaller getirirler.
Herkesin doğruyu işitmeye kudreti yoktur.” (I/s. 275, Beyit no: 2761–2766). “ Her gün bir yere konup göçmek, akarsu gibi bulanmamak, donmaktan kurtulmak ne hoştur. Dün de geçti. Bugün bir yeni söz söylemek gerek.”

Mevlana’ya göre söz gerçeğin gölgesidir, parça-buçuğudur. Gölge çekerse gerçek haydi haydiye çeker. Söz bahanedir; insanı insana çeken can bağdaşmasıdır, söz değil. Birisi yüz binlerce mucize görse, söz duysa, kerametler seyretse kendisinde o peygamberle yahut o erenle bir can bağdaşması yoksa fayda etmez.

Gerçekte çeken birdir, fakat sayılı görünür. Görmez misin ki bir adam yüz şey ister, çeşit çeşit dileklerde bulunur. Şunu isterim, bunu isterim der. Bu istek, sayı gösterir, sayıyı dile getirir amma temeli birdir, temeli açlıktır o da birdir. Görmez misin? Bir şey yer de doyarsa bunların hiç biri gerekmez der.

Mevlana hiçbir vakit kötü bir dünya, terk edilecek bir varlıklar tümü, kınanacak bir yeryüzü görmemektedir. Onca dünya diye kötülenen şey, daha doğrusu kötülenen dünya, hırstır, tamahtır, gerçeği görmeyiştir. Gerçeğe ulaşmayana göre bu dünya bir berzahtır. Baki nur aşağılık dünyanın ötesindedir, saf süt kan ırmaklarının ardında. “Sevgiliye konuşanlara, bu devlete erişenlere göreyse ferdi kayıtlar âlemi olan âlem, murdar bir şeydir.” ve bu hastalıktan kurtulmayan kişi, iflası adam akıllı belli oluncaya dek bu hapishanede kalır.
Bu çeşit kişilerin hepsi mahpustur. Hepsi zindandadır ve şu fani dünyada ölüp kurtulmayı beklerler. Bedeni zindanda, fakat ruhu yedinci kat gökte olan kişi pek nadirdir.
Onlar, bu dünya kuyunsa düşmüşlerdir. Her biri kuyunun içinde aksini görmededir. Hâlbuki kuyuda görünen dışarıdadır.”

Aristoteles’in hocası Platon, “Mağara İstiaresi” ile bu dünyanın ruhlar için bir zindan olduğunu felsefi bir dile anlatmıştı. Mevlana, aynı maksatla ama biraz daha sade bir üslupla aynı meseleyi halk anlayışı düzeyine çekerek ifade etmektedir.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz