Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
İBRAHİM PEKBAY

MİLLET İPTEKİ CAMBAZA BAKARKEN…

Bu haber 10 Aralık 2018 - 14:11 'de eklendi ve 70 kez görüntülendi.
MİLLET İPTEKİ CAMBAZA BAKARKEN…

Hep yazdım durdum da kimseye anlatamadım galiba…

Ülke, giderek bir kaosun içine sürüklenmeye çalışılırken, aynı zamanda cumhuriyet değerleri yıkılmak isteniyor ve o değerleri millete armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ise yok sayılmaya ve unutturulma gayeti içinde olunuyor.

Başarabiliyorlar mı?

Siz ipteki cambaza bakarken, daha doğrusu sizi ipte oynayan cambaza bakmaya yönlendirirken, arka planda onlar, bu işleri gerçekleştirmek ile uğraşıyorlar, çalışmalarını bu yönde sürdürüyorlar.

Elbette bu çalışmalar yeni değil. Elbette bu işleri yürütenler, ilk meclis döneminden başlayarak çalışmalarına hiç mi hiç ara vermediler.

Bunların büyük bir çoğunluğu, Osmanlı saltanatının savunucuları olduğu gibi, aynı zamanda İslam Dinine ihanet içinde olanlardır.

Onlar için Osmanlı ve hilafet, vazgeçilmezdir.

Pazartesi günü Sinan Meydan, SÖZCÜ gazetesindeki yazısında Atatürk’e karşı girişilen ve kanun ile O’nu yok etmeyi hedefleyen 1922 yılındaki seçim yasasında öngörülen değişikliği anlatmış.

O teklif, teklif edenlerin başına geçmişti. Özü, son sınırlarımız içinde doğmayanlar ile seçim bölgelerinde son 5 yıl ikamet etmeyenlerin milletvekili olamayacaklarını düzenliyordu.

Ama olmadı, dediğim gibi teklif, başlarına geçti.

Başlarına geçen o kanun teklifinden sonra da bugüne kadar amaçlarını gerçekleştirmek için girişimlerine hiç ara vermediler.

Başardılar mı?

Tam olarak başaramadılar ama ramak kaldı desem yeridir.

Yine Atatürk’ü yok saymaya çalışanlar, yine cumhuriyetin değerlerini ortadan kaldırmayı amaçlayanların, amaçlarına ulaşabilmek adına gösterdikleri çalışmalar azımsanacak durumda değil.

Cumhuriyetin temeli, TBMM’ndeki salonun duvarında, yok saymaya çalışacak olanların gözüne sokulacak kadar büyüklükte yazılı.

“Hakimiyet, kayıtsız şartsız milletindir.”

Bu anayasada da kayıt altına alınmıştır. Anayasanın 6. Maddesi “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir” der…

Devamında…

“Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.

Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz” der…

Demesine der de dediği yerde ne yazık ki kalır.

Çünkü anayasanın devamındaki maddeleri de şöyledir. Aynen aktarıyorum…

“VII. Yasama yetkisi

MADDE 7- Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.

VIII. Yürütme yetkisi ve görevi

MADDE 8- (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.

  1. Yargı yetkisi

MADDE 9- (Değişik: 16/4/2017-6771/1 md.) Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.”

Ne var ki toplumu cambaz seyretmeye yönlendirirken, “Tek adam” yasamayı da yürütmeyi de yargıyı da kendi emir ve komutası altına aldı ve biz cambaza bakmaya halen devam ediyoruz.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, yine konuştu…

Üsküdar’da yaptırdığı ve toplattığı milletin gözünün içine bakarak bir savcıya seslendi.

“Bir savcı çıkmış, sen kimsin ya? Sen savcı olabilirsin ama her şey yasalarla bir yere oturmuşken, anayasayla, yasalarla her şey yerine oturmuşken, sana ne oluyor da, bunlara aykırı bir şekilde bu uygulamanın iptalini isteyebiliyorsun. Çünkü bunlar eski Türkiye’den kalma ürünler. Neyse ki Danıştay’ın ilgili dairesi bu girişimi boşa çıkardı. Şimdi buradan soruyorum; bu tartışmayı yeniden açmanın kime ne faydası var? Biz bu ülkede ordumuzda başörtülü personel var-yok meselesini mi tartışmalıyız yoksa dünyanın en iyi tankını, topunu, uçağını, gemisini, insansız hava araçlarını, silahlı insansız hava araçlarını, tüfeğini, füzesini, mühimmatını, radarını, motorunu nasıl üretebiliriz, onu mu tartışmalıyız” dedi

 

Sözünün “”Bir savcı çıkmış, sen kimsin ya?” bölümüne sözü geçen savcı çıksa da “Ben savcıyım ve kararlarımı anayasanın bana verdiği yetkiye göre yaparım. Sen Cumhurbaşkanı da olsan bana ‘sen kimsin’ diye sorarsan, size ‘ben savcıyım, hatırlatırım’ derim. Sizden de emir almak gibi bir zorunluluğum yok” derse…

Derse, o savcıyı HSYK en kısa zamanda ya sürgüne gönderir ya da meslekten ihraç eder. Çünkü emir alıyor ve uyguluyorlar.

Yapmazlarsa maazallah…

Yargı sistemini tümden ortadan kaldırsa kim ne diyecek?…

Doğrudur, %50+1 cambaz seyretmeye dalmış olabilir, olsun…

Ama ülkenin de geri kalanı uyanık durmaktadır. Cumhuriyetin, demokrasinin bekçileridirler.

Bir şey daha…

O çok güvendikleri +1, bir gün bir bakmışlar ki gitmiş…

O zaman ne yapacaklar, çok merak ediyorum. O +1 içinde de millet sevdalısı, vatan sevdalısı, cumhuriyet sevdalısı ve evet Atatürk sevdalısı bir çok kişi olduğunu biliyorum.

Geriye kalanlar ise, 1922 de Atatürk’e tuzak kuranların uzantıları zaten…

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA