AGÜSPOR AVRUPA’DA “DALYA” DEDİĞİ MAÇTA KAYBETTİ…

AGÜSPOR AVRUPA’DA “DALYA” DEDİĞİ MAÇTA KAYBETTİ…

KAYMOK’TAN VALİ KAMÇI’YA ZİYARET

KAYMOK’TAN VALİ KAMÇI’YA ZİYARET

KAYSERİ VE ZHENGZHOU’DAN İYİ NİYET

KAYSERİ VE ZHENGZHOU’DAN İYİ NİYET

MELİKGAZİ İLDEM BÖLGESİNE BİR PARK DAHA KAZANDIRDI

MELİKGAZİ İLDEM BÖLGESİNE BİR PARK DAHA KAZANDIRDI

PAŞAYEVA:MUSUL VE KERKÜK BİZİMDİ.SENARYOLARLA ELİMİZDEN ALDILAR

PAŞAYEVA:MUSUL VE KERKÜK BİZİMDİ.SENARYOLARLA ELİMİZDEN ALDILAR

“MİLLİ BİRLİK HÜKÜMETİ” KURULMALIDIR
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 18 Ağustos 2015 - 16:04:51

Şu günlerde milletimiz “Tarihin en karanlık günleri” ni yeniden yaşamaya başladı. Terörle mücadele için “Tekrar başa dönüldü” deniliyor. Bununla kastedilen 1990’lı yılların “çatışma ortamı” na yeniden dönmektir. İşin esasına bakılırsa Türkiye “Başında başı” denilen 1920’lerin başı “Mütareke Dönemi” şartlarına geri döndü. 1920’lerde Anadolu’yu bölmenin ve Türkleri burada “Endülüstleştirmek” e yönelik olarak yoketmenin adı olan “Sevr Antlaşması” bugün bütün varlığıyla karşımıza yeniden çıkmış bulunuyor.
Dünün Sevr’ininyaratıcı küresel emperyalist güçler, açıkça yeni planlarını kendileri dile getirdikleri üzere “Yaratıcı Kaos” adı altında Türkiye’yi yeni buhranlar ve şiddet olaylarına sürükleyerek, “Kurt dumanlı havayı sever” misali bu bulanık havadan kendilerine “görev” çıkarmış durumdalar. Bu “görev”in 1920’lerirn başında olduğu gibi Türkiye’yi bölük pörçük ederek, onu bölgesinde istikrarsızlaştırmak ve giderek, adına “II. Endülüs” denilen, yıllar önce planlayıp adım adım yürürlüğe koydukları planı uygulayarak Müslüman Türkleri ve hatta “Yaratıcı Kaos”un bir argümanı olarak kullandıkları Kürtleri Anadolu’da yoketmek istemektedirler.
Durum ciddi ve çok kritiktir. Ekonomik buhran gittikçe katmerlenmekte ve “Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da PKK ayaklanması oldu” denilmekte, olup bitenlere “siviller bir çare bulamazlarsa Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koyar” yorumları sık sık yapılmaktadır. Bunun anlamı, “Darbe yapmak” tır. Askerlerin şimdiye kadar yaptıkları dört darbenin de problemlerimize çare olmadığı , işleri daha da sarpa sardığı dikkate alınırsa, bundan sonra yapılacak darbelerin de bir faydası olmayacak, gerçek bir düzlüğe çıkışın “sivil inisiyatif” den geçeceği anlaşılmaktadır.
7 Haziran 2015 seçim sonuçlarının getirdiği tablo, hiçbir partinin tek başına iktidar olamaması ve Türkiye’yi koalisyon hükümetleriyle idare noktasına getirmesi bir “Kaos” tablosu olmuştur.
Seçimlerin ardından partiler arasında koalisyon hükümetleri kurmaya yönelik girişimlerden müspet bir sonuç alınamamasının ardından, özellikle, ülkeyi 13 yıldır tek başına yöneten AK Parti’den kaynaklanan, sorunun tek çözüm yolunun erken seçim olarak gösterilmesinin de bir faydası olmayacağı, son seçimde aldığı % 40 oy oranını üç puan daha artırarak tek başına iktidar olmak fırsatını yakalamayı düşünürken, bunun tersi de olabileceği düşünülürse “kaos” kendisini daha da şiddetli olarak göstermeye devam edecektir ki, geleceğe yönelik tahminler bunu göstermektedir. Erken seçime gidilirse, bir kere, şiddet olaylarının devam ettiği bir ortamda sıhhatli bir seçim yapılamayacak ve üstelik de, AK Parti’nin “yenilgi sebepleri” üzerine 8 Haziran’da “otokritik” yapan AK Parti yanlısı medyadaki köşe yazarlarının dile getirdikleri “hatalar” ı adı geçen parti kısa zamanda telefi edemeyeceğinden muhtemelen seçimlerden yine başarısız çıkacaktır.
Bütün bu durumlar dikkate alınırsa, 1920’lerin Sevr şartları gibi “Küresel büyük bir komplo” ile karşı karşıya gelen millet, ülke ve devletimizi selamete erdirecek tek yol olarak bugünkü şartlarda parlamentoda grubu bulunan bütün partilerin katılımıyla Anayasa çerçevesinde Meclis’i çalıştırarak bir “Milli Birlik Hükümeti” nin kurulması kaçınılmaz görülmektedir.
“Milli Birlik Hükümeti” nin yapısı, partiler üstü, bağımsız ve herkes tarafından kabul görecek bir başbakanın başkanlığında, bütün parti liderlerinin başbakan yardımcıları olduğu, Meclis içi ve Meclis dışından atanacak bakanlarla kurulacak bir “Geçiş Dönemi” hükümetişeklinde olmalıdır.
Tarihte Endülüs’e bir bakalım: İspanya’daki MüslümanArap EndülüsEmevi Devleti’nin partizan gruplarının birbirleriyle canhıraş ve yersiz mücadele ederlerken, bu devletin amansız düşmanı Katolik İspanya Kralı Ferdinant’ın Endülüs’ü mezarlarına kadar nasıl ortadan kaldırdığını görürüz.
Türkiye’deki bütün siyasi parti liderlerine sesleniyoruz: Millet, ülke ve devlet için, ihtilaf konularını bir tarafa bırakarak ve bazı isteklerini dondurarak “asgari müşterekler” de birleşmek suretiyle buhranlarımıza çareler bulmalarını istiyoruz. “İnatçı İki Keçi” hikayesindeki inatlaşma gibi inatlaşma devam ederse, bundan herkes zarar görür, kurtulan olmaz ve bunun tarihi sorumluları, bugün Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu üzerinde bulunduran siyasiler olurlar.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz