TÜKETİCİ  YAZ TATİLİ TERCİHİNİ FARKLI KULLANDI

TÜKETİCİ  YAZ TATİLİ TERCİHİNİ ESNEKLİK VE ERİŞİLEBİLİR ALTERNATİF ÇÖZÜMLERDEN YANA KULLANDI

EKONOMİ - 09-09-2026 13:32 66 kez okundu.

TÜKETİCİ  YAZ TATİLİ TERCİHİNİ FARKLI KULLANDI

Dünyanın lider araştırma şirketi Ipsos, Türkiye’de tüketicinin nabzını tutan araştırmalarından biri olan “Gündeme Dair”de 2026 yaz tatili verilerini açıkladı. Çalışma; değişen tatil alışkanlıklarını, tatilcilerin yeni dönem tutum ve davranışlarını merak edilen başlıklarına yönelik verileri açıkladı. 
Son birkaç yıldır bu araştırmada topluma yaz tatiline ilişkin sorular yöneltiliyor. Bunlardan biri de katılımcıların geçtiğimiz yıl yaz tatili yapıp yapmadığı sorusu oluyor. 2026 yılının Ağustos ayına kadar toplumun %24’ü yaz tatili yaptığını belirtiyor. Bu oranın, tatil yapmayı planlayanlar (%20) ile birlikte geçtiğimiz sene izlenen oranların üzerinde bir rakama ulaşma ihtimali var. Toplumun %56’sı ise bu sene yaz tatili yapmayı planlamıyor. Bu sene yaz tatiline gitmiş olan kişiler 10 gün tatil yapabildiğini söylerken, geçen sene yaz tatili süresi ortalama 12 gündü. Önümüzdeki günlerde yaz tatili planlayanlar ise yine 10 günlük bir tatil yapmayı hedefliyor.
IPSOS’UN TÜRKİYE CEO’SU SİDAR GEDİK; VERİLER İLE İLGİLİ ŞÖYLE KONUŞTU; 
Tatil, toplumun geniş bir kesimi için hâlâ önemli bir ihtiyaç olmayı sürdürürken, ekonomik koşullar bu ihtiyacın ne ölçüde ve nasıl karşılanabildiğini giderek daha fazla belirliyor. Yaz tatili kimi için memlekette veya yaylada vakit geçirmek, kimi için deniz kenarında olmak anlamına geliyor. Çadır, karavan, yazlık, kiralık ev, pansiyon ya da otel… Tatilin biçimi değişse de ortak nokta, gündelik hayatın dışına çıkıp dinlenmek ve zaman geçirmek. Gündeme Dair araştırmamızda son birkaç yıldır topluma yaz tatiline ilişkin sorular yöneltiyoruz. Bunlardan biri de katılımcıların geçtiğimiz yıl yaz tatili yapıp yapmadığı. 2025 yazında, önceki yıllara kıyasla tatil yapanların oranında dikkat çekici bir artış görüyoruz. Bu yılın Ağustos ayına kadar ise toplumun %24’ü yaz tatili yaptığını belirtiyor. Buna, henüz tatil yapmamış ancak yapmayı planlayan %20’lik kesim de eklendiğinde, yıl sonunda tatil yapanların oranının geçtiğimiz yılın üzerine çıkma ihtimali bulunuyor. 
Geçen sene yaz tatili yapabilenlerin dörtte üçü, bu sene de tatil yaptığını ya da yapmayı planladığını belirtiyor. Geçen sene yaz tatili yapamayan her on kişiden yedisi ise bu sene de tatil yapamayacağını ifade ediyor. Bu tablo, geçen yıl tatil yapabilenlerle yapamayanlar arasındaki farkın bu yıl da büyük ölçüde devam ettiğini gösteriyor. Yaz tatili yapamayanların %91’inin ekonomik nedenlere işaret etmesi, tablonun temelinde satın alma gücü üzerindeki baskının olduğunu gösteriyor. Toplumun büyük kesiminin tercihi, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da yurt içi yaz tatilleri. Her on kişiden yaklaşık yedisi yaz tatili masraflarını kendi geliriyle karşıladığını belirtiyor. Bu sene bankadan kredi alarak tatil bütçesini karşılayanların oranı ise geçen seneye göre çok daha yüksek. Arkadaşlardan borç alarak tatile çıkanların oranı ise düşüyor. Bu tablo, tatilin hâlâ güçlü bir ihtiyaç ve yaşam kalitesi unsuru olarak görüldüğünü düşündürüyor. Bir diğer dikkat çekici nokta ise otel konaklamalarındaki düşüş. 
Yazın tatilciler, otel ya da pansiyon yerine daha yüksek oranda ev kiralamayı, kendi yazlık evlerinde kalmayı ya da kamp yapmayı tercih ediyor. İnsanlar ekonomik baskıya rağmen yaz tatilini tamamen ertelemek istemiyor. Harcamayı kısmak, tatil süresini kısaltmak ve gerektiğinde borçlanmak gibi yöntemlere başvuruyor. Önümüzdeki dönemde turizm açısından rekabetin yalnızca “daha düşük fiyat” üzerinden şekillenmesini beklememek gerekir. Tüketici daha erişilebilir ve daha esnek seçenekler arayacak. Kısa konaklama, farklı bütçelere göre tasarlanmış paketler, esnek ödeme seçenekleri ve alternatif konaklama modelleri bu nedenle daha önemli hale gelebilir. Turizm sektörünün önündeki temel soru da artık yalnızca “İnsanları nasıl yaz tatiline çıkarırız?” değil, “Değişen bütçelerine rağmen onlara nasıl erişilebilir bir tatil deneyimi sunarız?” olacak.
ARAŞTIRMANIN KÜNYESİ 
Ipsos GÜNDEME DAİR Araştırması; 18 yaş üstü İBBS 1 düzeyinde Türkiye temsili haftalık 400 kişi ile online anket yöntemi (CAWI) üzerinden gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın istatistiki hata payı, 95 güven aralığında ± 3.5’tir. Veriler, ADNKS 2019 verilerine (yaş, cinsiyet, eğitim ve İBBS1 12 bölge) göre ağırlıklandırılmıştır. Bu dosyadaki veriler Temmuz 2026’da yapılan 800 görüşmenin sonuçlarıdır. 
IPSOS HAKKINDA
Ipsos Türkiye, araştırma ve danışmanlık alanında 90 ülkede 20.000’den fazla çalışanı ile faaliyet gösteren dünyanın en büyük araştırma şirketlerinden biri olan Ipsos Group S.A’nın bir grup şirketidir. Ülkemizde bilgiye erişim, öngörü oluşturma ve toplumu anlama amaçlarına hizmet eden, istatistik ve araştırma bilimine katkı sağlayan, Türkiye İstatistik Kurumundan sonra en geniş araştırma kadrosuna sahip öncü kuruluşlarından biridir. Tutkulu ve meraklı araştırma profesyonellerimiz, analistlerimiz ve bilim insanlarımız, vatandaşların, tüketicilerin, hastaların, müşterilerin ve çalışanların eylemlerini, görüşlerini ve motivasyonlarını gerçekten anlamamızı sağlayan benzersiz, çok disiplinli yetkinlikler geliştirmiştir. Ipsos’un 75 farklı iş çözümü, anketlerden, sosyal medya izlemelerine ve nitel veya gözlemsel tekniklerden elde edilen birincil verilere dayanmaktadır. Sloganımız olan “Game Changers”; hızla değişen dünyamızda 5.000 müşterimizin güvenle yol almasına yardımcı olma konusundaki hedefimizi özetler.1975 yılında Fransa’da kurulan Ipsos, 1 Temmuz 1999’dan beri Paris Euronext Borsası’na kotedir. Şirket, SBF 120 ve Mid-60 endeksi kapsamındadır ve Deferred Settlement Service (SRD) için uygundur. ISIN Kodu FR0000073298, Reuters ISOS.PA, Bloomberg IPS:FP www.ipsos.com/tr-tr


 

DİĞER HABERLER
KTO’DA AKADEMİK ODALAR BİRLİĞİ İLE GÜÇ BİRLİĞİ TOPLANTISI

KTO’DA AKADEMİK ODALAR BİRLİĞİ İLE GÜÇ BİRLİĞİ TOPLANTISI

09-09-2026 - EKONOMİ

KOCASİNAN’IN SAKLI CENNETİ ‘BAYRAMHACI’, TURİZMİN YÜKSELEN YILDIZI OLACAK!

KOCASİNAN’IN SAKLI CENNETİ ‘BAYRAMHACI’, TURİZMİN YÜKSELEN YILDIZI OLACAK!

08-09-2026 - EKONOMİ