Aziz Milletimiz,
Türkiye Büyük Millet Meclisi 28. Dönem 5. Yasama Yılına başladı. Yeni yasama yılının milletimize ve ülkemize hayırlar getirmesini temenni ediyoruz.
Meclis'in açılışında yapılan konuşmaları dikkatle takip ettik. Sayın Cumhurbaşkanı kutuplaşmanın yerine mutabakatı koymaktan, Büyük Türkiye'den, yeni anayasadan ve güçlü bir gelecekten söz etti.
Biz de açıkça ifade ediyoruz:
Mutabakat sözle değil, adaletle; Büyük Türkiye sloganla değil, üretimle; güçlü devlet kişilerle değil, güçlü kurumlarla kurulur.
Bugün milletimizin gerçek gündemi geçim sıkıntısıdır. Emekli geçinemiyor, çalışan enflasyon karşısında eziliyor, esnaf ayakta kalmaya, çiftçi üretmeye, gençlerimiz gelecek kurmaya çalışıyor. Gıda, enerji, ulaşım ve barınma maliyetleri aile bütçelerini zorluyor.
Millî Görüş'ün yıllardır ifade ettiği gibi mesele kaynak yokluğu değil, kaynakların nasıl ve kimin için kullanıldığı meselesidir.
Türkiye'nin borca ve faize dayalı değil; üretime, istihdama ve adil paylaşıma dayanan bir ekonomik düzene ihtiyacı vardır. Kamuda israf azaltılmalı, kamu ihalelerinde şeffaflık sağlanmalı, tarımda girdi maliyetleri düşürülmeli, esnaf ve KOBİ'lerin finansman yükü hafifletilmeli ve vergi sistemi dar gelirliyi koruyacak şekilde adil hâle getirilmelidir.
Rantı değil üretimi, faizi değil yatırımı, israfı değil bereketi esas alan bir ekonomik düzen kurulmalıdır.
Son dönemde yaşanan fon krizi de göstermiştir ki mesele yalnızca ekonomi değil, aynı zamanda denetim ve kamu yönetimi meselesidir.
Yeni anayasa çağrıları yapılırken şunu da hatırlatıyoruz: Türkiye'nin adil ve sivil bir anayasaya ihtiyacı vardır; ancak önce mevcut hukuka eksiksiz uyulacağına dair toplumsal güven güçlendirilmelidir. Mesele yalnızca yeni bir anayasa yazmak değil, adaleti hâkim kılmaktır.
Meclis de yeniden gerçek gücüne kavuşmalıdır. TBMM, yürütmeden gelen düzenlemeleri onaylayan bir makam değil; millet adına yasa yapan, denetleyen ve gerektiğinde hesap soran güçlü bir kurum olmalıdır.
Muhalefetin görevi de yalnızca eleştirmek değildir. Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın anlayışıyla, milletimizin yararına olan işlerde “hayra motor”, milletimizin zararına olan işlerde “şerre fren” olmaktır. Yanlışa yanlış derken doğrusunu ve çözümünü de ortaya koymaktır.
Yeni yasama yılında bütün siyasi partilere çağrımızdır:
Milletin gerçek gündemine dönelim. Emeklinin sofrasını, çiftçinin tarlasını, esnafın kepengini, gençlerin geleceğini; adaleti, liyakati, temiz siyaseti ve üreten Türkiye'yi konuşalım.
Türkiye'nin ihtiyacı yeni kavgalar değil; ahlaklı siyaset, adil yönetim, güçlü Meclis ve üreten ekonomidir.
Aynı düşünmek zorunda değiliz. Ama milletimizin geleceği için birlikte düşünmek zorundayız.
Tüm siyasileri bu yeni yasama döneminde siyasetin merkezine yeniden adaleti, ahlakı, üretimi, paylaşmayı, liyakati ve insanı koymaya çağırıyoruz.
Yaşanabilir Bir Türkiye,
Yeniden Büyük Türkiye
Adil Yeni Bir Dünya ancak bu anlayışla kurulabilir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Haymana Mutabakatı
Yönetim Kurulu Başkanı
Hasan Yaşar












