Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
wezEo.png
wezEo.png

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
wem8j.png
ALİ RIZA NAVRUZ

MOR ERİK YALNIZLIĞI

Bu haber 02 Nisan 2019 - 10:55 'de eklendi ve 14 kez görüntülendi.
MOR ERİK YALNIZLIĞI

Sanıyorum bana küs, tepemdeki şu bulut.

Diyor ki; yüreğinde değilim ben, bin umut.

Ne var ise heybende, adı soyut ve somut,

Durma çıkar, hızlı at hummalı derinlere;

Dönmez hiç sana geri, çok derindir o dere.

 

Çölün adı Mecnunsa, Leylâ hicran duygusu.

Bak nedensiz kapandı, pandoranın kutusu.

Çılgın bir şelâleye, nasıl derim; zem-zem sû,

Desem, çekilir mi ki çağlaması inlere;

Tut elimden ey bulut, çek beni serinlere…

 

Karınca kararınca, taşınır mı şu yüküm?

Dağıldı mısralarım, şimdi anlamı; kem-küm.

Sormayın, deli tayı harlı harmana sürdüm.

Geri dönerse eğer, sal gitsin yarınlara,

Ben çaresiz kalayım devâsâ sorunlara.

 

Arşa yükseldi bulut, umarsız selam düştü.

Şakıyan dillerinden bir ince kelam düştü.

Dedim halimi yazam, elimden kalem düştü.

Kalsın mı ülfetimiz şimdi arsız kinlere,

Kes/sen ceza ne yazar; parçaya, yekünlere.

 

Bu bir şiir değildir, mor erik yalnızlığı.

Bir gölün dip kenarı, garip turna sazlığı.

Bana, hanlı ebemin miras kalan üzlüğü

İçindeki derdimle verilsin fırınlara;

Yarı ham kalmayayım çözümsüz sorunlara.

 

Ey saçları çözümlü, gözleri damla gölgem!

Ne söylesen haklısın, hatta desen ki; sersem.

Sözümü geri alıp, özümü sana sürsem,

Hesapsız hesaplarım, değer mi burunlara?

Kulağımı tıkadım, “vurun ha vurun”lara…

-.-

BU SUSKULAR BAŞKAYDI

Sılası gurbet olan

Bir cennetin akşamındayım bak…

Sana aitlerle dolu çıkınımda

Kızıl saçlı Mars bile var bu gün.

Senin pişmanlıkların,

Benim arzularımla öpüşmüş.

Hatta milat öncesi sıcak öpüşlerimizin

Çatlatıverdiği dudaklarımız var…

Gürzün sesine dans eden Şirin

Hâlâ başında nöbet tutar sevdamızın.

Kör şeytan var ya hani,

Öncesinden beri vesvese üretmekte;

“Sar” diye yazmış, “bu çıkını sar…”

 

Oysa bu baş eğiş, bu yükseliş

Bu kulak vuruş aşkaydı…

Ve bu suskular başkaydı yâr!..

 

Şimdi; “Âdem Baba” diyor çocuklar bana!

Sen ki Havva olalı, Cennet bize dar…

-.-

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA