Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
GÜNER KARABULUT

 MUSTAFA KEMAL VE CHP

Bu haber 22 Ekim 2018 - 11:33 'de eklendi ve 32 kez görüntülendi.
 MUSTAFA KEMAL VE CHP

On iki Eylül ihtilali yapılmış, ordu yönetime el koymuş ve her devlet dairesinin kontrolü asker veya askerlikten emekli subaylara devredilmişti.

O günleri hatırlayanlar bilir mutlaka, yetmişlerin ortalarında çıkan erkekler de uzun saç modası seksenlerin ortalarına kadar devam etti.

İstanbul sıkıyönetim komutanı, yanında yaveri de olmak üzere, şoförünün kullandığı aracı ile İstanbul içinde turlarken Üniversite öğrencisi olduğu tahmin edilen gençleri işaret ederek “Bu gençler ne zevk alırlar bu uzun saçtan anlamıyorum” diye bir cümle sarf eder.
Durumdan vazife çıkaran yaver bu cümleyi gerekli alt kadrolara bildirir ve ertesi gün askerler ellerinde makas, yollarda uzun saçlı genç peşine düşerler. CHP maalesef Atatürk ilke ve inkılaplarını o yaver gibi anlamış ve uygulamıştır, özellikle İnönü ve tek parti döneminde.

İnönü, Atatürk’ün vefatından sonra ilk  olarak para ve pul’lara kendi resmini koymakla başlar işe ve O’nu unutturmak için her çareye başvurur. Almış olduğu “Gelişmiş medeniyetler topluluğuna uyum sağlama” hedefini, kendi elleri ile yok etme çabasına girmiştir. Bir zamanlar karşı çıktığı Abdülhamit taktiği uygulayarak, herkesle iyi olmaya çalışıp kendi iktidarını muhafaza etme derdine düşmüştür. Oda Abdülhamit gibi dış devletlere şirin gözüküp, içerideki ulus-devlet olma çabalarını yarıda bırakmış ve karşı çıkanları da entrika ve kolluk kuvvetleri ile bastırma yoluna gitmiştir. 3 Mayıs 1944 Türkçülük hareketi ve Tan Gazetesi baskını bu duruma en iyi örnektir.
Üzülerek ifade etmek isterim ki  Cumhurbaşkanı olur olmaz Atatürkçülüğün anlam ve ruhunu rafa kaldırmıştır. CHP içinde bulunan elit kadrolar elbette anlam ve ruha sahip çıkma gayreti içinde oldular. Ancak onların da bir kısmı o günlerin modası olan Sosyalizm’e  kapıldılar, bir kısmı da Avrupalı gibi giyinme ve davranış da bulunmayı Atatürkçülük zannettiler. Açın bakın kırk’lı yıllarda kutlanan 19 Mayıs Bayram fotoğraflarına. Evinde, saçının görünmesi dahi günah olduğunu düşünen bir ailenin çocuğunu, plaj kıyafetini andıran bir kıyafet ile bayram merasimine katılmasını isterseniz, o çocuk da o ailede “Atatürk makyajlı” bu abukluk dan nefret eder. Mustafa Kemal, kafaların içini değiştirmek gibi zor bir göreve talip olmuş iken, İsmet Paşa ve yakın ekibi, dışının değiştirilmesini kafi gördü. Atatürkçülüğün ruhuna sahip çıkılmaması  nedeniyle, çağdaşlık diye yapılan uygulama halk katında “Öcü” gibi görülmesine sebep vermiştir
Cumhuriyetçilik ilkesi: Saltanatın ve hilafetin sona erdirilmesinden sonra tercih edilen yönetim biçimi. Bu ilkeyi Atatürk tarif etti. Ne dedi büyük önder “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” İsmet İnönü kendini ölene kadar parti başında tutmak için “Milli Şef” ünvanı aldı. Bu ilkeyi doğru anlamadı ve uygulamadı.
Milliyetçilik ilkesi: Atatürk bu ilkeyi şöyle izah etti. “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” Etnik köken veya din birliği aranmaksızın düşünce birliği ve ortak geçmişi işaret etmiştir. İnönü ise millet ve milliyetçilik kavramını çarpıtarak Ruslara şirin görünme derdine düşmüştür.
Halkçılık İlkesi: Doğru anlaşılmadı, anlatılamadı ve zaten hiç sahiplenilmedi Ecevit’e kadar.
Devletçilik İlkesi: Anlaşılmadı ve doğru anlatılmadı hatta Sosyalizm ile karıştırıldı. (Gereksiz devletleştirme)

Laiklik İlkesi: Laiklik bir devlet bakışı olup, o devletin dini kurallar ile değil bilim ve akıl yolu ile idare olacağını ifade eder. Kişilerin inancına karışmaz ve yargılamaz. CHP’nin yanlış tutumu ve izah edememesi, bu ilkenin “Dinsizlik” ile eş anlamlı hale gelmesine sebep verdi.
İnkilâpçılık İlkesi: Devrim veya dönüşüm anlamına gelir ki CHP seksen öncesi bunu Komünist devrim ile eş  anlamlı hale gelmesini sağladı. Anlaşılmadı, anlatılmadı ve bir avuç gerçek Atatürkçü dışında anlamaya ve anlatmaya çalışan kimse kalmadı. Üstelik her geçen gün de “Mezhep Partisi” olma yolunda ilerliyor. Güçlü muhalefet olmaz ise “Çarpık iktidar” olur. CHP marjinal  parti yolculuğuna son verip bir an önce iktidar alternatifi olmak zorundadır.

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA