SPORA VE SPORCUYA DESTEĞİMİZ SÜRECEK

SPORA VE SPORCUYA DESTEĞİMİZ SÜRECEK

MELİKGAZİ 15 İŞ YERİNİ KİRAYA VERECEK

MELİKGAZİ 15 İŞ YERİNİ KİRAYA VERECEK

ALİ BENLİ: TEOG 87 SAATTE TARİHE KARIŞTI

ALİ BENLİ: TEOG 87 SAATTE TARİHE KARIŞTI

TOPLU TAŞIMADA KALİTE ARTIYOR

TOPLU TAŞIMADA KALİTE ARTIYOR

DÜVE ALIMINA  DESTEK….TARLA GÜNÜ KUTLACAK

DÜVE ALIMINA DESTEK….TARLA GÜNÜ KUTLACAK

OBEZİTE AMELİYATI SONRASI DİYET VE EGZERSİZ ŞART!
OBEZİTE AMELİYATI SONRASI DİYET VE EGZERSİZ ŞART!

Obezite, estetik bir problemden ziyade, yarattığı komplikasyonlarla yaşamı kısaltan ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ciddi bir tablo. Hastalıktan ve dolayısıyla da yarattığı sorunlardan kurtulmanın tek yolu ise kilo vermek. Birçok kişide egzersiz ve diyet tedavisi kilo vermede yeterli olsa da bazı hastalardasadece bu yöntemlerle istenilen sonuca ulaşılamıyor. Bu durumda özellikle vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde […]

Obezite, estetik bir problemden ziyade, yarattığı komplikasyonlarla yaşamı kısaltan ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ciddi bir tablo. Hastalıktan ve dolayısıyla da yarattığı sorunlardan kurtulmanın tek yolu ise kilo vermek. Birçok kişide egzersiz ve diyet tedavisi kilo vermede yeterli olsa da bazı hastalardasadece bu yöntemlerle istenilen sonuca ulaşılamıyor. Bu durumda özellikle vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde (morbid obez) olan hastalarda mide küçültme ameliyatı gibi cerrahi yöntemlerle oldukça başarılı sonuçlara ulaşmak mümkün olabiliyor.Ancak sağlıklı kiloya, ameliyattan yaklaşık 1-1.5 yıl sonra ulaşılabildiğini söyleyenAcıbadem Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Can Küçük, ameliyattan beklenen faydanın sağlanabilmesi için bu süreçte hastanın düzenli bir diyet ve egzersiz programını sabırla uygulaması gerektiğinin altını çiziyor.
Yapılan araştırmalara göre, obezite özellikle son 20 yılda, bütün dünyada salgın bir hastalık gibi yayılıyor. Türkiye’de de nüfusunun yüzde 17.2’sinin obez olduğu ve bu oranın her yıl yükseldiği biliniyor. Obeziteyle birlikte hastaların genel sağlık durumunun da giderek kötüye gitmesi sorunun ciddiyetini artıyor. Zira istatistikleri göre, morbid obez olarak tanımlanan ve beden kitle indeksi 40 ve üzeri olan hastalar, normal kiloya sahip insanlara göre 8-10 yıl daha erken kaybediliyor. Bununla birlikte kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, solunum rahatsızlıkları, eklem hastalıkları, adet düzensizlikleri, kısırlık, iktidarsızlık, safra taşı, bazı kanser türleri, eklem hastalıkları, psikososyal bozukluklar obezite ile doğrudan ilişkili hastalıklardan bazılarını oluşturuyor. Sadece kilo vererek bu problemlerin birçoğunun büyük oranda ortadan kalktığını ifade edenAcıbadem Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Can Küçük, tüm cabalarına rağmen kilo sorununa çözüm bulamayan hastalarda obezite cerrahisinin güvenli bir tedavi yöntemi olabildiğini söylüyor.
DİYET VE EGZERSİZ YAPMAK ÇOK ÖNEMLİ
Ameliyatların tek başına obezite problemini çözmeye yetmeyeceğini vurgulayan Prof. Dr. Can Küçük “öncelikle hastanın bu ameliyatın temel fonksiyonunu anlaması ve bu doğrultuda yeme düzenini ve günlük yaşam alışkanlıklarını değiştirmesi gerektiğini bilmesi şart. Hastalar ameliyat sonrasında düzenli olarak egzersiz yapmalı, yemekleri küçük öğünlerle sık sık az az yemeli ve kalorili sıvı gıdalardanuzak durmalı” diyor. Prof. Dr. Can Küçük, gerekli beslenme alışkanlıklarının kazandırılmasında hastaların bir uzmandan yardım alabileceklerini ifade ediyor.
DOĞRU ZAMANDA, DOĞRU KİŞİYE, DOĞRU AMELİYAT!
Fazla kilo sorunu olan herkese obezite cerrahisinin uygulanamayacağının altının çizen Prof. Dr. Can Küçük, mide küçültme gibi cerrahi yarar sağlayacak ameliyatlar için en uygun hasta grubununvücut kitle indeksi 40’ın üzerinde olan kişiler olduğunu anlatıyor. Obezite cerrahisiyle, midenin gıda alımını ve yiyeceklerin emilimini azaltmak ve/veya mide veya bağırsakların bir kısmını iptal etmenin amaçlandığını söyleyen Genel Cerrahi UzmanıProf. Dr. Can Küçük sözlerine şöyle devam ediyor: “Obezite ameliyatları genel olarak yiyecek alımını azaltan ameliyatlar ve yiyecek emilimini azaltan ameliyatlar olarak ikiye ayrılıyor. Hangi yöntemin uygulanacağına ise hastanın detaylı incelemesi sonrasında karar veriliyor. Ancak istenilen sonuca ulaşmak için ameliyatın doğru hastaya ve doğru zamanda yapılması çok büyük önem taşıyor.”
EN SIK TÜP MİDE AMELİYATI YAPILIYOR
Gerek sonuçlarındaki başarı oranları gerekse diğer yöntemlere kıyasla daha kolay uygulanabilmesi nedeniyle günümüzde en sık olarak uygulanan cerrahi yöntemlerin başında tüp mide (sleeve gastrektomi) ameliyatları geliyor. Mide hacmini daraltmak için midenin dörtte üçünün çıkarılması esasına dayanan bu yöntem sonrasında, yaklaşık 100 ml. hacminde ve yaklaşık bir çay bardağı boyutunda tüp biçiminde bir mide kalıyor. Bu ameliyatla mide hacminin küçültülerek alınan gıda miktarının azaltılmasının amaçlandığını söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Can Küçük, ayrıca midenin çıkartılan kısmından salgılanan Ghrelin adı verilen hormon nedeniyle de iştah kontrolü ve doyma hissinin kontrol edilebildiğini belirtiyor.
Hastaların yüzde 99’ unda obezite ameliyatlarının 0.5-1 cm’lik kesilerle laparoskopik yani kapalı şekilde yapılmasının çok büyük avantaj sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Can Küçük, bu sayede hastanede kalış süresinin kısaldığını ve işe dönüşlerin de daha hızlı olabildiğini belirtiyor. Ancak ameliyat sonrası hastalar katı gıdalara geçiş için belli bir zamana ihtiyaç duyuyor.

OBEZİTE CERRAHİSİ İÇİN KİMLER UYGUN?
Cerrahi yöntemlere başvurmadan önce hastanın detaylı analizlerden geçirilerek, obezitenin herhangi bir genetik, endokrin, nörolojik hastalıktan veya ilaç kullanımından kaynaklanmadığının ortaya konması gerekiyor. Aksi halde nedene yönelik tedavinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Can Küçük, morbid obezitede, cerrahi girişim için hastalarda bulunması gereken özellikleri şöyle sıralıyor: İdeal kilonun en az yüzde 80 üzerinde olunmalı (veya BMI 40’ın üzerinde olmalı) BMI 35-40 arası olan kişilerde ise hipertansiyon, diyabet, uyku abnesi, eklem problemi gibi obeziteye bağlı hastalıklardan en az biri bulunmalı, Obeziteye neden olan başka bir metabolik veya hormonal bir hastalık bulunmamalı, Hasta kronik alkol veya madde bağımlısı olmamalı, Obezite en az 3 yıldır bulunmalı, İlaç ve diyet tedavisine rağmen son bir yıldır kilo verilmemiş olmalı, Hasta uygulanacak ameliyatın önemini, olası risklerini ve komplikasyonlarını tam olarak anlayabilecek psikososyal düzeyde bulunmalı. (Kurum Haber)

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz