10 KİLOGRAM ESRARLA YAKALANAN 2 KİŞİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

10 KİLOGRAM ESRARLA YAKALANAN 2 KİŞİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

TÜRK EKONOMİSİ YILIN İLK 9 AYINDA SAĞLAMLIĞINI TÜM DÜNYAYA İSPATLADI

TÜRK EKONOMİSİ YILIN İLK 9 AYINDA SAĞLAMLIĞINI TÜM DÜNYAYA İSPATLADI

GÜNEŞ İLE AYDINLANAN PARKLAR ENERJİ GÜNEŞTEN

GÜNEŞ İLE AYDINLANAN PARKLAR ENERJİ GÜNEŞTEN

FARKLI KÜLTÜRLER BİZİM ZENGİNLİĞİMİZ

FARKLI KÜLTÜRLER BİZİM ZENGİNLİĞİMİZ

KUPADA KURALAR PERŞEMBE GÜNÜ ÇEKİLECEK

KUPADA KURALAR PERŞEMBE GÜNÜ ÇEKİLECEK

ÖMER FARUK KOTAY YAZIYOR… BALTALAR ELİMİZDE TÜFEKLER BELİMİZDE BİZ GİDERİZ MAÇA HEY MAÇA

BALTALAR ELİMİZDE TÜFEKLER

BELİMİZDE  BİZ GİDERİZ MAÇA HEY MAÇA

Futbolu takip etmeyen var mı?

Bende dahil olmak üzere büyük bir çoğunluk takip ediyor.

Yine herkesin kazanmasını istediği bir takım oluyor.

O takım için şarkılar söyleniyor, tezahüratlar ediliyor.

Statlara toplanılıyor. Bir baba oğlunu elinden tutup ilk maçına götürüyor. Buraya kadar her şey çok güzel, olması gerektiği gibi. Asıl olay bundan sonra başlıyor. Maçı izleyen bir kesimin ağzından “Argo” diye tabir ettiğimiz sözler dökülüyor. Bu söylediklerimi desteklemek amacıyla Geçen haftaki Sivas-Kayseri maçını örnek gösterebilirim. Ne kadar acı bir durum. Oysaki iki komşu şehrin oyununu görmeye gelmiştik. Sivas taraftarının kötü tezahüratını ve buna karşılık olarak Kayseri taraftarının da aynı biçimde  geri durmamasını izlemek için değil. Birbirlerini ayrıştırmalarını izlemek için değil. Şunu da itiraf etmeliyim ki hiç te etik bir davranış olmadı. Âmâ maalesef şuan buradayız ve bunları konuşuyoruz. Oyunun seyrine ne yazık ki gölge düşürüyoruz. O veya bu yaptı hiç fark etmez geldiğimiz bu noktada biz bunları konuşuyoruz. Yazık gerçekten çok yazık.  Yine gel gelelim toplumumuzda bir kesim tarafından sanki stada maç izlemeye değil de savaşa gider gibi bir hazırlık yapılıyor. Bu manzaraları görünce insan sormadan edemiyor! Beyler, harp mi çıktı? Hani eğlenmeye gelmiştik? Top, tüfek getirse miydik? Gülmeyin, gülmeyin bu anlattıklarım gerçek. Hiçbir şey bulamazsa elindeki telefonu sahaya atan var. Bunun temel sebebi de çocukluğumuzdan itibaren, maça ilk gidişimizden itibaren başlıyor. Çocuk ilk maça gitmenin heyecanı ile etrafı inceliyor. Bunun neticesinde bakıyor ki herkesin safı belli. Telli oğulları, Sefer oğulları misali. Bir taraf tutmaya ihtiyaç duyuyor. Futbol aslında zihni ve bedeni rahatlatan bir sporken bir anda başka bir anlam kazanıyor. Herkesin sadece taraf tuttuğu, birbirine hakaret ettiği bir durum haline geliyor ve çocuğun bilinçaltına da bu şekilde kodlanıyor. Maç çıkışı çocuğun aklında oynanan oyundan çok konuşulan argo sözler kalıyor. Bir amca bir amcaya bunu dedi falan filan. Başta bir heyecanla ve ilk görüşün şaşkınlığıyla her gelene anlatılan bu olaylar bir süre sonra sıradanlaşıyor. Yani artık o şaşkınlıkta kalmıyor. Artık bir kalıp oluyor. “Maç izliyorsan argo kullanmalısın” sonra gel de o çocuktan hayır bekle. Nerde nerde geçmiş olsun. Hâlbuki sen o çocuğu çekirdekten yetiştirsen daha güzel olmaz mı? Daha ilk maçından bunun bir oyun olduğunu ve bunun neticesinde bir seyir zevkinin olduğunu anlatsan daha sağlam olmaz mı? Aslında bunun bir savaş sebebi değil de barış sebebi olduğunu anlatsan daha barışçıl bir çözüm olmaz mı? Nedir yani bu kızgın boğadan kaçar gibi sahaya atlayanların derdi. O vuramadı topa sen mi vuracaksın? Şansını bir de sen mi deneyeceksin? Geçin bu işleri böyle futbol veya herhangi bir spor dalı izlemez.

Baltalar elimizde Tüfekler belimizde biz gideriz maça hey maça hadi canım sende.

 

  • Etiketler
  • Açıklama
  • BALTALAR ELİMİZDE TÜFEKLER BELİMİZDE  BİZ GİDERİZ MAÇA HEY MAÇA Futbolu takip etmeyen var mı? Bende dahil olmak üzere büyük bir çoğunluk takip ediyor. Yine herkesin kazanmasını istediği bir takım oluyor. O takım için şarkılar söyleniyor, tezahüratlar ediliyor. Statlara toplanılıyor. Bir baba oğlunu elinden tutup ilk maçına götürüyor. Buraya kadar her şey çok güzel, olması gerektiği […]
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz