ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

ÖNKİBAR’IN KİBARLIĞI VE DEMİRTAŞ’IN DANASI-1
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 11 Ocak 2015 - 17:22:37

“Yarı  Şaka, Yarı Ciddi”

“Tarihe Not Düşmek”  köşemizi  biraz  da basından  “mizahi” ve “gerçek” alıntılar  yaparak renklendirelim.

İnsan hayatında mizah da gereklidir.   “Fazla ciddiyet insanı öldürür” derler. Demek ki insanın uzun ömürlü olması için “Yarı şaka, yarı  ciddi” bir statüde  yaşaması gerekiyor.  “Şakasız, latifesiz hayat hayat değildir” derler. “Gülmek” de önemli. Okkalı ve yerinde bir gülücük için avami tabirle “Bir pirzola yemek kadar faydalı olur” derler.  Bu da doğru olsa gerektir. Bir de  bunlara,  fazla  aşırıya kaçmamak şartıyla    “Hafif Meşrep” olmayı da eklersek iş tamam olur.

Bu yazımda, yazı hayatımda beni en çok güldüren ve güldürdüğü kadar da düşündüren birisi “Türk Ulusalcı” yazarımız Sabahattin Önkibar ve  diğeri “Kürt Ulusalcı” siyasimiz  Selahattin Demirtaş’tan alıntılar yapacağım ve Ermeni Patrik Vekilinin haklı konuşmasından  pasajlar ilave edeceğim.

Rahmetli dava adamı  Osman Yüksel Serdengeçti’nin fıkralar için söylediği “Öldürücü – güldürücü” ifadesiyle dile getirdiği, siyasi nitelikte fıkralar sayılabilecek “Öldürücü- Güldürücü” iki  fıkra şöyledir:

ÖNKİBAR’IN KİBARLIĞI

Ulusalcı  yazarÖnkibar  ulusalcı gazete  Aydınlık’ta7 Ocak 2015 tarihli köşe yazısında, “Tayyip ve Fethullah  Ölürse  Bunlar Olur?” başlıklı yazısında kendi aklınca şunları yazdı:

“-Tayyip Erdoğan’a emir vaki hak olur yani ölürse Abdullah Gül nerede kalmıştık der ve siyasi mirası sahiplenmeye kalkışır.

-Fethullah Gülen  vefat ederse, cemaat anında paramparça olur ve başlangıçta en az 3, sonra 7-8 parçaya ayrılır.

-Tayyip ölürse, Bilal Erdoğan ya yurdu terk eder ya da hakkında onlarca dava açılır.

-Fethullah vefat ederse, yeğenleri ile cemaat abileri arasında miras kavgası başlar.

-Tayyip ölürse, AKP inişe geçer, Yüce Divanlar ardı ardına kurulur.

-Fethullah vefat ederse, bürokrasideki haşhaşilerbaşka  radikal İslamcı gruplara savrulur.

-Tayyip ölürse,itiraflar tezahür eder ve gizli olan pek çok şey adım adım afişe olur.

-Fethullah ölürse, CIA ile MOSSAD yeni bir önder isim aramaya kalkar.

NOT: Biz ikisine de uzun ömürler diliyoruz.”

Sayın Önkibar’ın dedikleri  olur mu, olmaz mı,doğru mu bilmiyoruz ama, bildiğimiz bir şey, sevmediği iki kişiyi, hatta, işin içine Abdullah Öcalan’ı da ilave edersek, bir çok yazılarında “Türkiye’yi bu üçlü idare ediyor” dediği, “ülkeye zararlılar” teşhisi ile  “tasfiye” edilmelerini bile  istediği  halde “Ön -Kibarlık” ından hiçbir şey kaybetmeyerek  “Uzun ömürler” dilemesi, sizi bilmiyorum ama beni çok çok güldürdü.

Önkibar’ınYazdıkları Doğru İse Türkiye Bölünmez

Önkibar’ın yukarıdaki güldürücü “siyasi  fıkrası” ndakiyazdıkları  spekülatif bunulabilir, ama, yine Aydınlık’ta  9 Ocak 2015’de  “Kürt Olmak İmtiyaz mı?” başlıklı  yazısı bana “doğru” gibi  geldi.  Şunları yazdı: “Türkiye’de bugün Kürt olmak adeta soylu ve seçilmiş olmak gibidir. Çünkü:

-Bugün ülkede Kürt mafyasına dokunulmaz. İstanbul ve Ankara’nın bütün gece alemi onlardan sorulur.

– Elektrik hırsızı Kürtlerden hesap sorulmaz ve bedelini Türkler öder.

-Güneydoğu’da  yapılan sınav yolsuzlukları ile o bölgeden yığınlar hak etmediği halde üniversiteye  girer ve Türk  çocuklarının haklarını gasp eder.

-Pek çoğu asgari 10 çocuklu olan  Kürt ailelerine sakat kontenjanı hesaplandığında her ay  4- 5 milyar lira maaş ödenir.

-Vergi vermeyen Güneydoğu’ya diğer illerin  vergileriyle yatırım yapılır.

-Türkler faşizm ile yönetilirken Kürtlere sınırsız demokrasi var.”

Bence, Önkibar az bile yazmış. Yine basından öğrendiğime göre, her alanda “en büyük teşvik” pastasını  hem de “hileli” olarak Güneydoğu alıyormuş. Eğer yazılanlar spekülatif  değilse, 50 başlı bir besi ahırını sahibinin dışında en az 100 kişi daha “burası benim işletmemdir” diye göstererek, haksız yere “Besi kredisi teşviki” almaya hak kazanıyormuş. Yine basında yer aldığı üzere, Batı’da aileler çocuklarının cebine günde 1 lira  bile koyup harçlık vermezlerken, Güneydoğu’da orta dereceli okullarda okuyan öğrencilerden kızlara 45, erkek öğrencilere 35 lira, aylık maaş gibi “okul harçlığı” ödeniyormuş.  Yukarıdaki anlatılanları bilerek yazmış olacak ki, “Biz Batılı Türkler kazanıyoruz, Güneydoğulu Kürtler yiyorlar” notunu   Türkçesi “Tivittir” den okudum.

Bence,  böyle “Gayri nizami kurularak resmiyet kazanmış” denilen  ve “Tıkır tıkır işleyen bir düzün” varken, Türkiye’de ne “Terör Örgütü” denilen örgütün terörü biter  ne de  “Bağımsız Kürt Devleti” kurulur. Niye kurulsun ki, neden, “Türkiye  yönetiminde sahip oldukları haksız kazançlarına Kürdiye  yönetiminde sahip olamazlar” da ondan.  Anlaşılan, “Yemliğin kaynağı” denilerek “Terör örgütü”nun terörünün “Kontrollü ve hafif yoğunluklu” olarak devam istenir.Bizim de hangi partimiz iktidarda olursa olsun,  “Aman terör karşısında  bölge halkını kaybetmeyelim” diyerek gayri nizami olarak  “Yemlik” dağıtmaya devam eder ki, – üstelik de, “Kürt Sorunun demokratik çözüm istiyoruz”  dedikleri bir  canhıraş  mücadele ortamında – “Kürtlere sınırsız demokrasi” varlığını sürdürür.  Nereye kadar  bilinmez… (Devam Edecek)

 

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz