PROF. DR. KARATAY: “EN SAĞLIKLI YİYECEK PASTIRMA”

PROF. DR. KARATAY: “EN SAĞLIKLI YİYECEK PASTIRMA”

DİREKSİYON HAKİMİYETİNİ KAYBETTİ…ÇOCUKLARI EZDİ

DİREKSİYON HAKİMİYETİNİ KAYBETTİ…ÇOCUKLARI EZDİ

SURİYELİ SAĞIR KARDEŞLER GÜVERCİNLERİNİN SESİNİ DUYMAK İSTİYOR

SURİYELİ SAĞIR KARDEŞLER GÜVERCİNLERİNİN SESİNİ DUYMAK İSTİYOR

ASDEP DARA DÜŞENİN AİLESİ OLUYOR

ASDEP DARA DÜŞENİN AİLESİ OLUYOR

YILDIZ: MÜFTÜLERE NİKAH YETKİSİ LAİKLİKLE ALAKALI DEĞİL

YILDIZ: MÜFTÜLERE NİKAH YETKİSİ LAİKLİKLE ALAKALI DEĞİL

RESİM VE EDEBİYAT İLİŞKİSİ
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 11 Ekim 2015 - 16:21:00

Sanat tarihinde edebiyat, müzik, sinema, resim, mimari, heykel ve diğer sanat dalları arasında etkileşim olduğunu görürüz.
Sanatçı kendisini çevreleyen pek çok şeyden esinlenebilir. Çok yönlü Rönesans sanatçıları birden çok sanat dalında yetkindirler: Düşünür, mimar, mucit, matematikçi, anatomist, müzisyen, heykeltıraş, yazar, ressam Leonardo da Vinci; ressam, heykeltıraş, şair, mimar Michelangelo; mimar, müzisyen, oyun yazarı, ressam, kuramcı Leon Battista Alberti vb. isimler sayılabilir. 20. yüzyılda Wassily Kandinsky, Franz Kupka gibi bazı ressamlar müzikten etkilenir. Arnold Schönberg, Paul Klee, Semiha Berksoy -opera sanatçısı- hem müzisyen hem ressamdır. 20. yüzyıl başlarında Almanya’da kurulan, Rönesans atölyelerini örnek alan ve plastik sanatları bir bütün olarak düşünen Bauhaus Okulu’yla farklı sanat disiplinleri iç içe geçer.
Resim ve edebiyat ya da yazı arasındaki ilişki ve kitap resimlemenin geçmişi ise Çin, Orta Asya ve Mısır’da M.Ö. 2. yüzyılda ilk kez uygulanan minyatürlü el yazmalarına kadar dayanır. Daha sonra Yunan, Roma, Avrupa, İslam, Selçuklu, Osmanlı’da yüzyıllar boyunca bu geleneğe devam edilir. İngiliz William Blake; şair, ressam ve gravürcüdür. Şiirleri ve resimleri düşsel ve doğaüstü bir dünyaya davet eder. 19. ve 20. yüzyılda kısa süreli akımlar ve okullar içinde ressamlar, mimarlar, heykeltıraşlar, tasarımcılar ve yazarlar birlikte hareket ederler. 19. yüzyılda İngiltere’de birlik oluşturan Ön-Raffaellocu ressamlar doğayı yansıtmakla beraber edebiyattan, şiirden yola çıkıp resimler yaparlar. Bu resimlerin çoğunda şiirsel bir atmosfer dikkat çeker. Fransa’da Romantik ve Sembolist ressamlar için edebiyat önemlidir. Dönemin bohem ressamları, şairleri ve yazarları yakın dostturlar. Fransız şair Charles Baudelaire ‘Salon Sergileri’ ile ilgili eleştiri yazıları kaleme alır. Arkadaşı Eugene Delacroix Faust ve Hamlet; Honore Daumier Don Kişot ve Gargatua’dan konuları çizgilerle ve renklerle tuvale ve kağıda aktarırlar. 19. yüzyılda gravürlü kitaplar da yaygındır. 1936’da Sürrealistler 19. yüzyıl şairi Lautreamont’un ‘Maldoror’un Şarkıları’ adlı kitabını görselleştirirler. Aşkı, özgürlüğü ve şiirsel imgeyi önemseyen Sürrealistler için Fransız şairlerinden Lautreamont ve Rimbaud öncülerdendir.

Türkiye’de edebiyatçılardan Ahmet Hamdi Tanpınar estetik yönü ve sezgileri derin, çok yönlü ve entelektüel yazarlardandır. ‘Mahur Beste’, ‘Huzur’, ‘Aydaki Kadın’ gibi romanlarında detaylı anlatımlarla resimle ilgili konulardan, sanatçılardan söz eder. Ressam veya resim sanatına düşkün karakterlerle birlikte günlük hayatı, İstanbul’un manzaralarını, bir kadının elbisesini veya saçını tarif ederken ünlü sanatçıların tablolarına gönderme yapar. Romanı, şiiri, musikiyi, resmi, felsefeyi, tarihi birbirleriyle bağlantılı biçimde kurgular. Aynı zamanda sanata dair izlenimleriyle, Türk Resmi ve sergilerle ilgili yazıları da vardır. Bohem bir hayat sürdüren Fikret Mualla da Paris’ten İstanbul’a döndüğünde, 1930’lu yılların ortalarında yazar, sanatçı ve düşünürlerin buluşma noktası olan Yeni Adam dergisindeki ve şiir kitaplarıyla gazetelerdeki hikâyeleri resimler. Resim ve edebiyat yakınlığına Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna kitabı da örnek verilebilir. Kitapta ressam ve resim sanatı üzerine detaylı anlatımlara rastlanır.

Birçok ressam ve yazar gittiği her yere taşıdığı defterlerine çeşitli kalemler, pastel boyalarla desenler yapar ve notlar alır. Defterlerdeki ve karton, kağıt veya tuval üzerindeki çalışmalarındaki görsel anlatımlarına kendi dizeleri de eşlik eder. Zihinde tasarlanan kelimeler ve çizimler uyum içinde bir araya gelir. Sayfalardakilerin bir kısmı da yazıdan çok resimdir aslında. Duyarlılığını geliştiren müzikle, edebiyatla özellikle şiirle çok ilgili olan sanatçı okuduğu şiir kitapları üzerindeki renkli desenleriyle kitapları da çalışma defteri gibi değerlendirir. Onu delirten, peşini bırakmayan bir şiirin uyandırdığı duyguları ve çağrışımları -soyut olanı-görünüme kavuşturur.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz