TEMAD, DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜNÜ KUTLADI

TEMAD, DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜNÜ KUTLADI

AGÜ İNŞAAT BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİNE SAHADA UYGULAMALI DERS

AGÜ İNŞAAT BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİNE SAHADA UYGULAMALI DERS

SANAL GERÇEKLİK TIRI KAYSERİ’DE

SANAL GERÇEKLİK TIRI KAYSERİ’DE

681197.2’NCİ ANA BKM. FB.MD.LÜĞÜ MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI.18.10.2017

681197.2’NCİ ANA BKM. FB.MD.LÜĞÜ MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI.18.10.2017

ERÜ’DE GELENEKSEL EL SANATLARI SERGİSİ İLGİ GÖRÜYOR

ERÜ’DE GELENEKSEL EL SANATLARI SERGİSİ İLGİ GÖRÜYOR

SAHABENİN DURUMU
  • OSMANEFEKERE
    • OSMAN EFEKERE
    • OSMANEFKERE@kayserihakimiyet2000.com
    • 20 Ağustos 2015 - 16:42:29

Hz. Ali Allah ondan razı olsun. Hz. Ömer zamanında şöyle bir rüya görür ve anlatır. Rüyası şöyle, bir gün ten uykumda, sanki sabah namazını Hz. Rasulullah’ın arkasında kılıyorum. Namaz bittikten sonra mescitten çıkarken, mescidin kapısında, elinde, içinde hurma dolu bir kadına rastladım. Bana o kadın, Ey Ali al bu içi dolu hurmayı da Hz. Peygamberimize ver, uykumda kadından almış olduğum içi hurma ile dolu sahanı Hz. Peygamber efendimizi verdim. Hz. Peygamber efendimiz, sahanın içine mübarek elini uzatarak o hurmada bir hurma alarak benim ağzıma kor, ben ise hurmanın tadını boğazımda hissettiğim an, Ey Allanın resulü bir daha hurma ver derken uyanırım, fazlasını alamam. Ancak uyandığımda Hz. Resulün Mescidinde sabah ezanı okunmağa başlar, namaz kılmak için mescide koşar ve Hz. Ömer’in arkasında namazımı kılarım. Hz. Ali devam ederek şöyle der, namaz kılıpta camiden çıkarken kapıda ve elinde içi hurma dolu bir kadınla karşılaşırın. Kadın bana, Ey Ali, al bu tabağı müminlerin emiri olan Ömer’e ver der. Bende kadından almış olduğum hurma dolu sahanı Ömer’e veririm. Hz. Ömer hurmadan eli ile bir tane alıp benim ağzıma kor. Ben ise hurmanın tadını ağzımda hissettiğim izin Hz. Ömer’e bir daha ver deyince, Hz. Ömer bana Ey Ali, eğer uykunda Hz. Peygamber sana fazla verse idi bende verirdim, bundan dolayı üzgünüm daha fazla veremem Ey Ali der. Daha sonra Hz. Ali, Hz. Ömer’e Ey müminlerin emiri, Benim gördüğüm rüyadır yoksa gaibden bize tevdi edilen bir emir mi der. Bunun üzerine Hz. Ömer Allah ondan razı olsun. Gördüğün rüya değil, gaibten bir telakkide değil, ancak müminin kalbi samimi ve ihlaslı olursa her gördüğünü Allanın nuru ile görür. Kişinin kalbi Allaha bağlı olduğu müddetçe nice rüyalar aşikârene olarak tecelli eder.
**
ÖRNEK MÜSLÜMAN BİR KADIN
Ebu Talib’in oğlu, Hz. Ali’nin oğlu, Hz. Hüseyin’in soyundan olan Nefise) isminde ve inanmış bir hanım, Allah ondan razı olsun. Dünya yatağında ölmeden Önce kendisi için bir mezar kazarak, içine oturup K. Kerim okurdu. Hatta rivayetlere göre kendisi için hazırlamış, olduğu kabirde tam yüz kırk beş (l45) defa K. Kerimi hatmettiği söylenir. Hatta ölüm yatağında iken, günlerden Ramazan olduğu halde, o hasta halinde bile orucunu tutar, iftar etmeğe yanaşmazdı. Hatta hasta iken kendisini muayene etmek için gelen doktur orucu tutmayıp, iftar etmesi için Nefise hatunun yakılarına, bu hastanız bu durumda orucunu tutmayıp iftar etmesi için tavsiyede bulundu. Bu durumda Allah dostu (Nefise hatun) doktorun tavsiye sine karşı gelerek açık anlaşılır bir ifade ile yatmış olduğu yataktan doğrularak yanındaki bulunanlara, doktoru benim yanımdan uzaklaştırın, habibimi (Dostumu) bana çağırın karşılığını verdi. Yine İman yüklü Nefise hatun son nefesini vermeden önce K. Kerimden Enam suresindeki, Şu mealdeki ayeti kerimeyi (RABLERİNİN KATINDA SELAMET YURDU ONLARIND1R. O İSTEDİKLERİNDEN ONLARIN DOSTLARIDIR.) Enam. 12/7) Ayetine gelinceye kadar okudu ve bu mezkûr ayete g gelince ruhunu yücelere teslim etti ve bu şekilde sonu misk oldu. Allah cümlemizi yüce şefaatlerine mazhar eylesin.
**
EY KİTAB EHLİ
Müslümanların emiri ve Hz. Peygamberin ikinci halifesi, Ömer bir gün Medine çarşısında gezerken kapı, kapı dilenen birine rastlar. Ve bu durumdan etkilenen Ömer fazla tahammül edemeyip, niçin kapı, kapı dileniyorsun, Allahın kapısı dururken, neden başkalarından yardım talebinde bulunuyorsun? Dilencilik yapan kişi Halife Ömer’i tanıyacak, Ey müminlerin emiri, Ben saçı ağarmış, beli bükülmüş, yaşı oldukça ilerlemiş, gözü görmeyen, malı olmayan bir Yahudiyim. Bu sözü Dilenciden duyan Hz. Ömer hemen elinden tutar ve kendi evine götür ve hatun misafirimiz var evde ne varsa bir şeyler hazırla karnını doyursun. Bunun üzerine Halifenin hanımı Ümmü Gülsüm, misafir için kahvaltı hazırlar beraber yedikten sonra, yine beraberce beytülmale giderler, Hz. Ömer maliye memuruna şu adamın durumuna bak, bunun durumundakiler beytülmalden nasıl fay dolanıyorsa, buna da aynı yardımın yapılmasını emreder. Zira bizim dinimizde kişiler hangi dinde olursa olsun, yaşları ilerleyip saçları ağardığında yoksul bir şekilde alanlarla ilgilenmemekte hayır yoktur emrini verir. İşte bir gerçek kişilerin dinleri ne olursa olsun, onu perişan bir vaziyette bulupta ona yardım etmemek, aksine onun elinden tutup ona gerekli yardımı yapmayı emreder.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz