MELİKGAZİ BELEDİYESİNDEN ÖSYM TERCİH BÜROSU HİZMETLERİ

MELİKGAZİ BELEDİYESİNDEN ÖSYM TERCİH BÜROSU HİZMETLERİ

BAŞKAN ÇELİK’TEN “HAYIRLI OLSUN” ZİYARETİ

BAŞKAN ÇELİK’TEN “HAYIRLI OLSUN” ZİYARETİ

BAŞKAN ÇELİK İLE YATIRIM TURU

BAŞKAN ÇELİK İLE YATIRIM TURU

SERİ KATİL HAMDİ KAYAPINAR TUTUKLANDI

SERİ KATİL HAMDİ KAYAPINAR TUTUKLANDI

MİNİKLER BAŞKAN BÜYÜKKILIÇ’I ZİYARET ETTİ 

MİNİKLER BAŞKAN BÜYÜKKILIÇ’I ZİYARET ETTİ 

ŞİDDET İÇEREN DİZİLER ALARM VERİYOR
ŞİDDET İÇEREN DİZİLER ALARM VERİYOR

DİKKAT DİKKAT..! SAYIN YETKİLİLER..? CİNSELLİK VE ŞİDDET İÇEREN DİZİLER ALARM VERİYOR Bilindiği gibi uzun zamandan beri medyada; televizyon kanalları, sinemalar ve sanal medyada yayınlanan kontrolsüz ve ölçüsüz yayınlar ya cinsellik içermekte ya da şiddeti öne çıkarmaktadırlar. Bu zararlı yayınlar ilk başladığı zaman fert toplumun inancı, örfü ve terbiyesi gereği pasif ve ses getirmeyen tepkiler olarak […]

DİKKAT DİKKAT..! SAYIN YETKİLİLER..?
CİNSELLİK VE ŞİDDET İÇEREN DİZİLER ALARM VERİYOR
Bilindiği gibi uzun zamandan beri medyada; televizyon kanalları, sinemalar ve sanal medyada yayınlanan kontrolsüz ve ölçüsüz yayınlar ya cinsellik içermekte ya da şiddeti öne çıkarmaktadırlar. Bu zararlı yayınlar ilk başladığı zaman fert toplumun inancı, örfü ve terbiyesi gereği pasif ve ses getirmeyen tepkiler olarak kaldı. Uzun vade sonucu bu pasif tepkiler yavaş yavaş yerini kabullenme hatta aktif taraftar olmaya kadar götürdü. Bugün geldiğimiz seviye budur. Bu filmlerin ve dizilerin kime hizmet ettiğini bugün çok acı tecrübe olarak anlamış bulunmaktayız. İçlerinde gizli ve sinsice yerleştirilen sahnelerin birçoğunda cinsellik ve şiddet kural tanımamazlık ustaca şuur altına yerleştirilmektedir. Halkımız bu dizileri veya filmleri eğlence, haber veya vakit geçirme vasıtası olarak görülmektedir. Ancak bunlar toplumun en küçük birimi olan ailenin ve gençlerin geleceklerini karartmakta hatta temellerini dinamitlemektedir. Hemen her gün haber bültenlerinde yüreklerimizi sızlatan onlarca olumsuz ve üzücü haberlere şahit olmaktayız. İşte bunlardan bazı başlıklar: kadına şiddet, çocuk suçlu sayısı artışları, fuhuş normal bir olay olarak görülmeye başlandı, boşanma sayısı rekor düzeylere ulaşmakta, alkollü içeceklerin tüketimi her geçen gün artmakta, cinayet olayları toplumun kanayan bir yarası olmakta, aile içi şiddetler aile huzurunu ve düzenini sarsmakta ve çocuk isimleri Ahmet, Mehmet, Ayşe ve Fatma olmaktan çıkarak özenti ile yabancı isimler verilmekte… gibi.
YENİ NESİL ÜMİT VERMİYOR! YENİ NESİL BİTİK ESKİYE HİÇ BENZEMİYOR
Yukarıda anlattığımız ve bazı başlıklarını verdiğimiz konular toplumumuzu ve özellikle gençlerimizi çok etkiledi ve iki kuşak yani anne, baba ve evlatları birbirlerini anlamaz hale geldiler. Anne babanın kılık kıyafeti, giyim kuşamı olaylara bakışı farklı, evlatlarınki daha farklı. Geleceğimiz olan gençler kendi öz değerlerimizden günden güne uzaklaşmakta hatta çıktıkları kabuklarına tükürmektedirler. İşte bu olumsuzluklar herhalde durup dururken ve tesadüfen kendiliğinde bu insanlar üzerinde değişiklikler yapmadı. Eğitimde, sanatta ve eğlencede aile ve sosyal hayatımızda etkili olan medya gücü ve onların propaganda bombardımanı altında yabancı modelleri ve yaşantı tarzlarını özendirerek etki altına alarak esir almış durumdadırlar. Herkesin bu gerçeği görmesi gerekir.
TÜRKLER AHLAKSIZLIĞATEŞVİK EDİLECEK
İşte size ibret olacak bir olayın hikâyesi. İstanbul Fener Rum patrikanesi’nin açtığı okullardan birisi olan Ayvalık İkonomos Akademisi’nin 1884 yılı ders müfredatında yer alan hususları hatırlayacak olursak; “Türklerin ahlak, milliyet, din ve gelenekleri dejenere edilecek. Bu amaçla küfürler öğretilecek ve bu küfürlerin Türkler arasında yayılmasına çalışılacak. Türkler zinaya ve ahlaksızlığa teşvik edilecek. Türk gençleri arasında kabadayılık ruhu aşılanarak sevgi ve saygı bağlılıkları kırılacak. Aralarına ikilik sokulacak. Argoya benzer bir küfür dili Türkler arasında yayılarak milli dil ve duyguları bozulacak…” buradanda anlaşılacağı gibi ta o yıllarda ekilen zararlı tohumlar bugün neticesini vermiş durumdadır. Demek ki bu toplum durup dururken bozulmamış, çürümemiş ve kokuşmamıştır. Türkiye ve İslam âlemi üzerinde sinsi emelleri olanlar bu milletin özellikle gençlerinin ahlakını bozmak için ellerinden gelen her melaneti yapmışlar. Ve milletimizi tarihin milletler mezarlığına gömmek için planlı ve çok çalışmışlar. Ama ne acıdır ki yöneticilerimiz, üniversitelerimiz, diyanet işleri başkanlığımız, kanaat önderlerimiz ve RTÜK bu olayları sadece izlemişler hatta bazen çanak tutmuşlardır.
RADYO TELEVİZYON ÜST KURULUNU GÖREVE VE CİDDİYETE DAVET EDİYORUM
Bu radyo televizyon üst kurulu ( RTÜK) ne iş yapmaktadır? Kendilerinden çok fazla bir şey istemiyoruz ve beklemiyoruz da. Anayasanın( madde 133) ve kanunların (5370/1 S.kanun) kendilerine tanıdığı yetkileri kullanmaya davet ediyorum. Bu kurul yayınlanan dizileri, yayın kuruluşlarını ve sanatçıların sahnelerdeki çalışmalarını, toplumun genel ahlak kurallarına uygun olarak yapmalarını istemelidir. Bunlara reyting ve para kazanma hırsı uğruna ahlakı ve manevi değerleri dejenere edecek yayınlar, diziler ve filmler yapmamaları konusunda etkili rehberlikler yapmalıdır. Batının kokuşmuş, laçka olmuş, çürümüş ve kokuşmuş aile hayat tarzını ekranlara taşımamak medya kuruluşlarına ve çok değerli sanatçılarımıza bu konularda büyük milli görevler düşmektedir. Özentiden uzak toplumuna, tarihine, milli değerlerine ve inanç ölçülerine ters düşmeyen diziler ve programlar yaparak halkımızın önüne ve ekranlara taşımada çok büyük sorumlulukları vardır. Bu bilince sahip ve bu uğurda gayret gösteren tüm vatanseverleri, sanatçıları, senaristleri ve diğer bütün yapımcıları bu milli konu üzerinde daha hassas ve duyarlı olmaya davet ediyorum. Ve RTÜK görevlilerini görevlerinin bilincinde ve daha etkin olmaya davet ediyorum. Çalışmak, tedbir almak bizlerden sonuç ve takdir ise yüce Allah’tandır.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz