Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
İBRAHİM PEKBAY

SİYASETTE ORYANTAL FİGÜRLERİ…

Bu haber 05 Aralık 2018 - 12:05 'de eklendi ve 33 kez görüntülendi.
SİYASETTE ORYANTAL FİGÜRLERİ…

Haftalık gurup toplantısında Kılıçdaroğlu’nun Almanya temaslarına değinen Bahçeli, “Alman İçişleri Bakanlığı İslam konferansı düzenleme hakkını nereden bulmuştur. Almanya’yı ziyarete giden Kılıçdaroğlu, PKK’lılar ve FETÖ’cülerden fırsat bulup fotoğraf karelerinden çıkıp konferansta konuşma fırsat bulamamıştır. Sayın Kılıçdaroğlu ya nereye savrulduğunu bilmiyor ya da tutsak alındığından sesi çıkmıyor, çıkamıyor.”

Demiş…

Bu gibi durumlarda bir kaç söylem vardır…

“Elin gözünde çöp ararken, kendindeki merteği görmüyor…”

Bir diğeri, “Güleyim bari…”

Daha bir diğeri, “Benim dinime küfür eden, bari Müslüman olsa…”

Olmadı “Gülesim geliyor…”

Bunlardan hangisini kullanırsanız kullanın, aynısıyla Devlet Bahçeli’nin tarifini yapar size…

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da, partisinin gurup toplantısında bu söze, Bahçeli’nin kendi söylemi ile cevap verdi…

Şöyle diyor: “Sayın Bahçeli beni eleştirmiş, onun ağzından yanıt veriyorum. Sayın Bahçeli 8 Nisan 2014’te ‘Türklüğü reddeden, TC’yi silen bir inkarcıdan Türkiye Cumhurbaşkanı olamaz. Tekeden süt sağılmaz, Recep Tayyip Erdoğan’dan da Cumhurbaşkanı olmaz. Her vatan evladı Cumhurbaşkanı olabilir ne var ki Recep Tayyip Erdoğan olamaz” Sayın Bahçeli, kimin gölgesindesin, ben sana ne söyleyeyim

Ben sana bir şey demiyor, sözlerini hatırlatıyorum. Ülkücü kardeşlerimin bayrak, vatan sevgisi, insan sevgisi benim yüreğimde de aynen vardır. Benim gönlümde de vatan sevgisi, bayrak sevgisi, insan sevgisi vardır. Biz kimsenin gölgesine sığınmayız, medet ummayız.”

Gerçekten ne söylemeli, bilemiyoruz…

Bu davranış biçimlerini, siyaset ahlakına sığdırmak mümkün değildir. Aslında Devlet Bahçeli bu konuda yalnız da değildir.

Zamanında Erdoğan hakkında demediğini bırakmayan ve adının önünde bir de akademik unvan olan Numan Kurtulmuş var.

Şimdi İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan Süleyman Soylu var…

Fakat üzüldüğüm nedir bilir misiniz?

Milletimin bu türden davranışlara prim vermesi.

Benim merakım şu; acaba Devlet Bey, “Cumhur ittifakı” öncesinde Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan hakkında söylediği sözler söylenmedi mi, değilse sözünden caydı mı, söylenmemiş mi kabul ediyor?

Meclis gurup toplantılarında kürsüye çıkıp da eliyle koluyla havayı savurarak konuşmaya benzemez ağızdan çıkan söze sahip çıkmak…

Bir de bunlar milliyetçi ve muhafazakar olarak kendilerini tanıtıyorlar ya…

Buna da gülesim geliyor gerçekten. Ne dinden haberleri var ne de Allah korkusu…

Bak Devlet Bahçeli, Nisa Suresi 112. Ayetine Allah, iftira atanlar için ne diyor: “Kim bir hata yahut günah işler de sonra onunla bir suçsuzu itham ederse hiç kuşkusuz, büyük bir iftira ve açık bir günah yüklenmiş olur.”

Bir diğeri şöyle…

Casiye Suresi, 7. Ayet: “Yazıklar ve azaplar olsun günaha batmış her yalancı iftiracıya.”

Elbette “İftira” etmenin günah olduğunu bildikleri halde, iftira etmeyi sürdürmekle de kendileri için Cehennemdeki yerlerini pekiştiriyorlar…

Eskiler, böylesi davrananlara ne derdi?

“Dansöz gibi kıvırma” derlerdi, haklılar bence…

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA