Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
wezEo.png
wezEo.png

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
wem8j.png
ABDULLAH AYATA

SON OYUN-1

Bu haber 07 Nisan 2019 - 15:25 'de eklendi ve 23 kez görüntülendi.
SON OYUN-1

Köyden şehre göç edeli dört ay olmuştu. Evin yaşlı hanımı bir türlü uyum sağlayamamıştı yeni ortamındaki hayatına. Her şeyden şikâyetçiydi. Görülen, yaşanılan her olay sonrasında mutlaka kendine bir mutsuzluk payı çıkarıyordu.

Havası berbattı buranın. Çoğu günler sisten dumandan güneşin varlığı bile hissedilmiyor, araba gürültüsünden egzoz dumanından aşırı rahatsız oluyordu. Yağan karların üzerine hemen ertesi gün siyah kurum taneciklerinin yapıştığını görünce, “Deli kafam, hangi akla hizmet ettim de kalkıp geldim buralara. Evimin, köyümün suyu mu çıktıydı,” diye hayıflanıyordu. Komşularından da hoşlanmıyor, onları sonradan görme, içi başka dışı başka tipler olarak nitelendiriyor, konuşmalarını, davranışlarını samimi bulmuyordu. Bu yüzden kimseye gidip gelmiyor, tek katlı gecekonduda kendine ayrılmış odasında çilesini doldurmaya çalışıyordu.

Bu yaşlı, huysuz kadının adı Mercan Nine’ydi. Daha önce şehirden uzak bir orman köyünde yaşıyordu. Yirmi bir yıl önce kocası Hasan’ı bilinmeyen bir hastalıktan kaybetmiş, üç çocuğuyla dul kalmıştı. İkisi kız, birisi erkek olan çocuklarını kol kanat gererek büyütmüş, hepsini evlendirmişti. Onları yetiştirirken yakın akrabalarından maddi manevi çok destek görmüş lakin hiç kimseye “eline sağlık, işin rast gelsin” gibi gönül okşayıcı laflar etmediğinden, arkasından, “nankör, suratsız kadın…” benzeri dedikoduların fısıldanmasına sebep olmuştu. Eskiden esprili, cana yakın bir insan olduğunu söylerlerdi. Eşinin ölümü onu değiştirmiş olmalıydı.

Büyük kızı Latife’yi köyün hali vakti yerinde olan bir ailesinin bakkallık yapan oğluna, küçük kızı Neriman’ı Hollanda’da işçi olan bir gençle evlendirmişti. Düğün arifesinde her iki aileye de olmadık zorluklar çıkararak illallah dedirtmişti. Bu yüzden, damatları tarafından da fazla sevilmiyordu. Onlar, eşlerinin hatırına arada bir yanına uğrayıp elini öperler, Mercan Nine’yse sürekli kızları ve torunları ile ilgilenip, “el oğlu” dediği damatlarıyla fazla alakadar olmazdı. Bu yüzden damatları yanına geldiklerinde pişman olurlardı.

Hayatta iki kişiyi çok sever ama candan severdi. Birisi en küçük çocuğu Rasim, ötekisi kocasının adını verdiği torunu Hasan. Onların yeri kalbinde ayrıydı.

Oğlunu ilçede okutmuş, endüstri meslek lisesinin elektrik bölümünü bitirmesini sağlamıştı. Rasim, okulu bitirince askerlik süresine kadar ilçedeki bir elektrik tesisatçısının yanında çalışarak işi iyice kavramıştı. Askerlik dönüşü, uzak bir akrabasının referansı ile şehirde yeni yapılmakta olan bazı binaların elektrik tesisatlarını döşemeye başladı. Becerikli ve girişkendi. İki sene içerisinde çevre edinip işleri kendi alacak, yanında birkaç işçi çalıştıracak duruma geldi. Daha sonra elektrik malzemesi satan bir dükkân açtı. İşleri iyi gidiyordu. Bir süre sonra da kiralık olarak tuttuğu dükkânın mülkiyetini satın aldı. Bu arada çocukluktan beri sevip istediği orman korucusu Mazlum’un kızı Aysel ile evlendi.

Bu evliliği annesi Mercan hiçbir zaman istememiş, kız istemeye gitmeye bir türlü yanaşmamıştı. Köyün ileri gelenlerinin, “İki genç birbirlerini istiyorlar. Araya girip karaçalı olma. Sana ne, hayat onların. Sözünü dinlemeyip kaçarlarsa daha mı iyi olacak?…” benzeri sözleri, oğlu Rasim’in de ısrarı üzerine mecbur kalıp Mazlum’un evine kız istemeye gitmek zorunda kalmıştı…

Oğluna, köyde hiçbir kızı yakıştırıp layık görmüyordu. Ona göre Rasim; paşaların, valilerin kızlarıyla evlenmeliydi. Tek oğluydu. Dünyanın en yakışıklı, en iyi delikanlısıydı. Korucu Mazlum’un dağkeçisi yapılı sıyrık kızı, bu yüzden oğlunun hanesinin hatunu olamazdı. Çelimsiz bedeni, fıldır fıldır gözleri, boz suratındaki kaşı kirpiği belirsizdi. Hele eskiden beri sakız çiğneyip insanın suratına doğru üfleyerek patlatmasını hatırladıkça kızdan iyice nefret ediyordu.

Ne yazık ki, oğlunun gözü Aysel denilen bu görgüsüz kızdan başkasını görmüyordu. Her şeyi denemiş, ama ondan vazgeçirememişti. Soylarının pek iyi olmadığını, kız anasının gençliğinde kırık göz olduğunu, babasının geniş, aile içinde oturağının olmadığını, o sülalenin kadınlarının erkeklerini takmayıp ev idaresini ellerine almayı meziyet saydıkları gibi aslı astarı bilinmeyen şeyleri anlatmıştı anlatmasına ama bu lafların hiçbiri oğlunun kulağına girmemiş, onu Aysel’e olan sevdasından vazgeçirtememişti. Yılanın sevmediği ot deliğinin ağzında bitermiş. Demek ki daha çekecek çok çilen varmış Mercan. Artık aç susuz mu bırakılırım, kapının önüne mi konulurum orasını bilemem, düşüncelerine sahip olsa da istemeyerek evliliklerini onaylamak zorunda kalmıştı.

Rasim ile Aysel’in düğünleri köyde yapıldı. Evliliklerinin ikinci ayında Rasim, eşini annesinin evine bırakıp şehirdeki işine döndü. Fırsat buldukça köye uğruyor, gelirken evin ihtiyaçlarını da getiriyordu. Birkaç gün kaldıktan sonra işine dönmek zorunda kalıyordu. O, olmadığı zamanlar gelin kaynana aynı evde baş başaydı. Mercan Kadın’ın huysuzluğunu bilen köylüleri, o kocakarı, zavallı geline rahat huzur vermez. Ya evden soğutur ya kocasından. Sağı solu belli olmaz, düşüncesiyle kızın ailesi ve Rasim’i uygun şekilde uyarma gereği duymuşlardı.

Rasim’in bazı akraba büyükleri, “Oğlum, ananın huyunu biliyorsun. Burada iki kadını yalnız bırakıp gitme. Uygun bir ev ayarla. Al karını git şehre. Mümkünse ananı götürme. Huzurunuz bozulmasın. O, nasıl olsa yaşar gider buralarda. Bizler destek oluruz. Fırsat buldukça gelip görür, hatırını sorarsın. Gönlünü alırsın; öğüdünü vermişlerdi.

Rasim ise saygı duyduğu büyüklerine, “Biliyorum, ama her şeyin zamanı var,” karşılığını vermişti. Rasim çoğu zaman şehirde, annesi Mercan ve eşi Aysel sürekli köyde kalarak üç yıldan fazla zaman geçirdiler. Bu süre içerisinde bir erkek çocukları dünyaya geldi. Çocuğa rahmetli babalarının adı Hasan’ı koydular. (Devam Edecek)

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA