681197.2’NCİ ANA BKM. FB.MD.LÜĞÜ MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI.18.10.2017

681197.2’NCİ ANA BKM. FB.MD.LÜĞÜ MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI.18.10.2017

ERÜ’DE GELENEKSEL EL SANATLARI SERGİSİ İLGİ GÖRÜYOR

ERÜ’DE GELENEKSEL EL SANATLARI SERGİSİ İLGİ GÖRÜYOR

AMATÖR SPOR HAFTASI HENTBOL MÜSABAKALARI SONA ERDİ

AMATÖR SPOR HAFTASI HENTBOL MÜSABAKALARI SONA ERDİ

KOCASİNAN’DA ULUSLARARASI FUTBOL TURNUVASI

KOCASİNAN’DA ULUSLARARASI FUTBOL TURNUVASI

KAYSERİSPOR, KONYA MAÇI İLE YARALARINI SARACAK

KAYSERİSPOR, KONYA MAÇI İLE YARALARINI SARACAK

SOSYAL YAŞAM VE EDEBİYAT
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 26 Ekim 2015 - 17:22:19

Bir ulusun edebiyatıyla o ulusun toplumsal yapısı arasında doğrudan etkileşim vardır. Yani toplumsal yaşamdaki değişik¬likler edebiyata da yansır. Bunu yansıtan da şair, öykücü, ro¬mancıdır, yani edebiyatçılardır. Yazar veya şairi, yaşadıkları toplumdan ayrı düşünemeyeceğimize göre, onlar sosyal hayatta¬ki değişiklikleri edebiyat ürünlerinde ortaya koymuşlardır.
Edebî eseri üreten sanatçı, öncelikle içinde yaşadığı toplumu ve insanı anlatmak amacındandır. Sanatçı, insanı soyut olarak ele almaz, onu sosyal çevresiyle birlikte anlatır. Edebiyatla sos¬yal yaşam iç içedir. Dolayısıyla edebî bir metni, sosyal çevre¬den ayrı düşünmek mümkün değildir.
Sosyal çevre, kişinin yaşadığı yerdeki insanlarla iletişim kurdu¬ğu ortamdır. Kişinin içinde yaşadığı toplumun kültürü sosyal çevreyi oluşturan en önemli öğedir. Çünkü kişinin yaşam tarzı¬nı, dünyaya bakışını, düşünüşünü kendi ulusunun kültürel de¬ğerleri belirler. Gerçekten de insanlar bağlı oldukları toplumlara göre düşü¬nür, konuşur ve hareket ederler. Ayrıca kişinin ailesi, arkadaşları, yaşadığı şehir, iş ortamı, okul, hastane, resmî kuruluşlar vb. sosyal çevreyi oluşturan öğeler¬dendir. Edebî me¬tinde ele alınan bir kişi, sosyal çevresiyle birlikte yer alacaktır. Çünkü insan, çevresiyle vardır. Yaşamdan birebir beslenen edebî metinler değil, kurmaca me¬tinler de sosyal yaşamdan yararlanır. Sosyal yaşamı belirleyen bazı öğeler vardır. Edebî metin kurmaca da olsa bu öğelerden yararlanır. Zira edebiyatçı, eserinde yaşamda karşılığı olmayan kişileri anlatsa da onları sosyal bir yaşam üzerine kurmak zorun¬dadır. Kurmaca bir olay ve kişiler üzerine kurulan bir öyküyü dü¬şünelim. Bu öyküde yazar, kafasındaki olayı ve kişileri, bir sosyal çevre içerisinde anlatmak durumundadır. Aksi takdirde metin ya soyut bir görünüm kazanacak ya da çelişkili bir anlatıma bürünecektir. Bu da onun okunurluğuna gölge düşürecektir.
Örneğin yazar, sokaktaki insanların ayakkabısını boyayan bir çocuğu anlatacak. Öncelikle onun bir boya sandığının olması gerekir. Sonra onun dolaştığı sokaklar olacaktır. Yanına ayak¬kabısını boyatmak isteyen insanlar gelecektir. Boyacı çocuk yemek yemek, alışveriş yapmak vb. için başka insanlarla diyaloga girecektir. Akşamleyin evine, ailesinin yanına gidecektir. Çocuğun yaşadığı bir mahallesi, arkadaşları vardır. Belki de ev¬de bakacağı hasta bir annesi vardır. İşte tüm bunlar kurmaca da olsa anlatılan kişinin sosyal çevresidir. Bu çevreden yoksun bir edebî metni, kurmaca da olsa, yazmak mümkün değildir.
Yazar, olayı nasıl kurduysa kişinin sosyal çevresi de ona göre değişecektir. Yazar, bir doktoru anlatacaksa sosyal çevre de ona göre değişecektir. Çünkü bir ayakkabı boyacısı çocukla bir doktorun sosyal çevresi aynı olmaz. Demek ki yazar, kurmaca bir edebî metinde kişileri, yaşadığı mekân, aile, arkadaşları, ça¬lıştığı ortam vb. sosyal öğelerle birlikte anlatacaktır.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz