KAYSERİSPOR 10 KİŞİ KALDIĞI MAÇTA BJK İLE PUANLARI PAYLAŞTI:1-1

KAYSERİSPOR 10 KİŞİ KALDIĞI MAÇTA BJK İLE PUANLARI PAYLAŞTI:1-1

BEŞİKTAŞ ŞEHİTLERİ ANDI

BEŞİKTAŞ ŞEHİTLERİ ANDI

KIZ ARKADAŞLARINI DÖVERKEN KEŞFEDİLDİ, DÜNYA 3.’SÜ OLDU

KIZ ARKADAŞLARINI DÖVERKEN KEŞFEDİLDİ, DÜNYA 3.’SÜ OLDU

GENÇ YEŞİLAY ÜYELERİ MADDE BAĞIMLILIĞI İLE MÜCADELE EDECEK

GENÇ YEŞİLAY ÜYELERİ MADDE BAĞIMLILIĞI İLE MÜCADELE EDECEK

ŞEHİT OSMAN BÖRKLÜOĞLU ANILDI

ŞEHİT OSMAN BÖRKLÜOĞLU ANILDI

SÜLEYMAN DEMİREL’İN MASONLUĞU MESELESİ MASONLAR ARASI KAVGA – BÖLÜNME 3
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 23 Aralık 2015 - 17:52:17

1962 yılında askerlik görevini bitiren Demirel, Amerikan Morrison Şirketi’nin Türkiye temsilciliğini alarak serbest iş hayatına atılmış, bu işini Kasım 1964’de AP genel başkanı olana kadar sürdürmüş, zengin bir işadamı olmuştur. Demirel’in bir çok defalar anlattığı kendi ifadesine göre, “Siyasete atılmasam Türkiye’nin en zenginlerinden olurdum” demiştir.
Demirel’in serbest iş hayatında iken erkenden AP’ye kaydolması ve giderek partide yükselişi çeşitli sebeplere bağlanmıştır. Bir kere, siyaset mesleğinin cazibesi (herkesin gönlünde başbakan ve cumhurbaşkanı olmak sevdası yatar) Demirel’i “kendi iradesi” ile siyasetin içine iterken, bunda “başka iradeler” de etkili olmuş, bu konuda öncelikle “masonik irade” üzerinde durulmuştur.
Demirel, DSİ Genel Müdürü iken daha 1955’de masonluk teklifini kabul ederek mason olmuş, masonlardan Erol Simavi’nin Mayıs 1987’de patronu olduğu Hürriyet’te çıkan hatıralarında anlattığına göre göre kısa zamanda yükselerek masonlukta en son basamak 33 üncü dereceye kadar (Maşrık –ı Azam) yükselmişti. Dünyanın masonluk tarihinde, masonların ülkeler yönetimi üzerindeki etkinlikleri sebebiyle “gölge hükümet” (hükümet içinde hükümet- gizli hükümet) rolleri oynadıkları üzerinde durulur ki, Türkiye’nin masonluk tarihini yazan Paul Dummond’a göre, Türkiye masonların hükümetler üzerindeki “gölge hükümet” rolleri, 29 Mayıs 1876 Meşrutiyet Darbesi (Sultan Abdülaziz’in tahtından indirilerek Meşrutiyet’in ilanına söz veren Veliaht Murat Efendinin tahta çıkarılması) ile başlamıştır. (Paul Dummond, Grant Orient France Arşivinde Osmanlı Mason Locaları, İstanbul,1985, s. 54)
1876’dan günümüze, devir devir çok veya az “gölge hükümet” rollerini sürdüren masonlar, yeni kurulan parti AP’nin de geleceğini “ipotekleri” ne almak için partide “emanetçi” rolünde bulunun genel başkanı Gümüşpala’dan sonraki genel başkanlık seçimini oluruna bırakmayarak erkenden müdahale için kendilerine en uygun olarak gördükleri “kardeşleri” Demirel’e oynamışlardır.
Kendisi de siyasete girmeye çok hevesli Demirel’in de bu uğurda “yükseliş” ini temin için “masonluk” ta ve hatta “tarikatlar” da kendisine melce bulduğundan bahsedilir. Bu cümleden olarak, 24 Kasım 1964 Büyük Kongrede Demirel’in karşısında genel başkan adayı olan Saadettin Bilgiç’in yazdıkları: “Çocukluk arkadaşlarım arasında, (Demirel ve Bilgiç ikisi de Ispartalı olarak arkadaştılar) mason olduktan sonra, her türlü ahlaki salabetini bildiği bir arkadaşı yerine, Maşrık –ı Azam’ın telkini ile mason olduğu söylenen adaya oy vermelerini gördüm. Hatta çabuk yükselmek için, hem tarikat mensubu, hem mason locasına kayıtlı insanlar da tanıdım. Kolay yükselebilmek için kullanılabilecek ne varsa insanlar onu her yerde her zaman kullanmaktan geri durmamışlardır. İktidara gelen partiler oportünistler tarafından bu nedenle işgal ediliyor. Feragat, dürüstlük ve liyakatin yerini artık riya ve dalkavukluk alıyor.” (Saadettin Bilgiç, Anılar, İstanbul, 1998, s. 11 – 12)
Demirel’in “mason” olması biliniyor da “tarikatçı” olması neyin nesidir? Demirel’in “tarikatçılığı”, bir tarikat değil, Said Nursi’ye inhisar eden bir topluluk olan “Nur Cemaati” ne inhisar ediyordu. DP misyonu geleneğinde “Risale-i Nurlar” ın yazarı “İslam alimi” Bediüzzaman Said Nursi, siyasette kendi “Müslüman misyonu” na bir melce ararken 14 Mayıs 1950 seçimleriyle iktidara gelen DP ve onun genel başkanı Adnan Menderes’e “tıynetine uygun tam adam” olmasa da “ehven –i şer” kabilinden ona oynamış, “bu şartlarda İslama ancak bu kadar hizmet edilebilir” diyerek Menderes’in “Dini açılımları” nı taktirle cemaatine ona oy vermesini telkin etmiş, DP’nin seçimleri kazanmasında bu cemaatin propaganda ve destek rolü büyük olmuştu.
Menderes Döneminde (1950 – 1950) DP ve Menderes’e Nurcuların aktif desteğini gören Demirel de kendi döneminin başlangıcı (1962 – 1964) ve kendi döneminde (1965 – 1971) Nurcuların desteğini almaya oynamıştır.
Demirel, “hazırlık döneminde” Nurcularla dirsek teması sonucu onları da desteğini kazanmış olacak ki, günümüzün Nur Cemaati liderlerinden ve Yeni Asya Gazetesi sahibi Mehmet Kutlular yazdığı hatıra kitabında, genel başkanlık seçiminde Demirel’e destek verdiklerini yazmıştır. (Mehmet Kutlular, İşte Hayatım, C. I, İstanbul, 2005, s. 122 – 123)
Nur cemaati topluluğu, Demirel’e desteği kendi arasında “Nurlu Demirel – Nurlu Başkana ” sloganı ile sloganlaştırarak, ona sempatisi göstermiş, AP’nin her dönem parlamento seçimlerinde adı geçen cemaati temsilen ve onların işlerini takip için mebus ve senatörler parlamentoda yer almıştır.
Nur Cemaati –Demirel ilişkilerinde işini esasına bakılır ve şifreleri çözülürse, Nur cemaatinin en çok “cezai takibat” a uğradığı zaman dilimi 1965 – 1971 zaman dilimi ve ertesini kapsayan “Demirelli yıllar” olmuştur. İçinde Risale-i Nurların okunduğu “Nur evleri” emniyet kuvvetleri tarafından sık sık basılarak orada bulunanlar, “Şeriat devleti kuracaklardı” beylik suçlaması ile tutuklanıp yargılanmışlar, bu yargılamaların çoğu “temelsiz” olduğu için beratla sonuçlanmıştı. Bu olup bitenler sebebiyle yapılan “spekülasyorlar” a göre, yukarıdaki “senaryo” yu bizzat Başbakan Demirel’in oynattığı, Nur cemaatini ellinde tutabilmek için bir “tehdit değerlendirmesi” ile onları kendisine manüple ettiği, “Başta ben olmazsam size daha fenasını yaparlar” ı ihsas ederek onları kendisine daha iyi bağladığı ve hatta, bazı mahkemelere gizlice ‘müdahil’ olarak bunları beratla sonuçlandırdığı üzerinde durulur.
Tarikatlardan olarak Türkiye’nin el köklü ve yaygın tarikatı “Nakşibendilik” taraftarları da Demirel’e “ehvin -i şer” kabilinden “gizli –açık” pasif destek vermişlerdir.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz