ERÜ’DE “EVLİLİK OKULU SEMİNERLERİ” DEVAM EDİYOR

ERÜ’DE “EVLİLİK OKULU SEMİNERLERİ” DEVAM EDİYOR

11. CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL’ÜN ACI GÜNÜ

11. CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL’ÜN ACI GÜNÜ

KERKENES KAZISINDA DEMİR ÇAĞI’NA AİT KURT FİGÜRÜ BULUNDU

KERKENES KAZISINDA DEMİR ÇAĞI’NA AİT KURT FİGÜRÜ BULUNDU

HAKEMLERE ÇİRKİN SALDIRILARA AĞIR CEZALAR

HAKEMLERE ÇİRKİN SALDIRILARA AĞIR CEZALAR

TKB’DEN KOCASİNAN BELEDİYESİ’NE BAŞARI ÖDÜLÜ

TKB’DEN KOCASİNAN BELEDİYESİ’NE BAŞARI ÖDÜLÜ

SÜLEYMAN DEMİREL’İN MASONLUĞU MESELESİ MASONLAR ARASI KAVGA – BÖLÜNME-6
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 27 Aralık 2015 - 16:28:41

Demirel’i Gürsel’e empoze eden mason yalnızca N. Zeytinoğlu değildi. Gürsel’in yaveri Agaşi Şen de mason olup o da empozede bulunmuştu. (Saadettin Bilgiç, Anılar, s.133) Devreye daha başka masonların da girdiği muhakkaktır.
2- Masonların devreye girmesi: AP’nin başındaki “emanetçi” genel başkanı Gümüşpala bir gün gidecekti. Türkiye masonları da kendi açılarından, 1876’dan beri sürdürmekte oldukları “gölge hükümet” rollerini devam ettirmek için AP’nin başına, işi oluruna bırakmayarak bir masonun gelmesi için erkenden harekete geçmişlerdi. Yukarıda anlattığımız üzere Gürsel’in en yakınında bulunan iki masonun Gürsel’in fazla tanımadığı Demirel’i ona empozeleri masonların bu planlarının safhalarından birisi idi.
Türkiye masonlarının tarihini anlatan bir kaynakta, Masonların Demirel’in genel başkanlık için nasıl hazırlayıp onu kazandırdıkları hakkında şunlar yer alır:
“İhtilal sonrasında kurulan ve iktidarın en yakın namzedi olan bir partinin Genel Başkanı anî olarak vefat etmişti. Kendisinin yardımcısı (Prof. Dr. Sadettin Bilgiç) vardı ve muhalefet dahil, halk ve parti üyeleri Genel Başkanlık için tek aday onu gösteriyorlardı. Çok çabuk gelişen hadiseler bu kanaati şok tesiri uyandıracak şekilde yanılttı ve parti genel idare kurulunun ismi az geçen üyelerinden birisi hem de açık bir farkla Genel Başkanlığa geldi. Dışarıdan bakıldığında hadisede polis filmlerini andıran bir esrarlı taraf görünmüyordu. Çünkü rey verenler ve partinin yurdun her tarafından delegeleri idi. Seçim demokratik usullerle yapılmış, adaylar konuşmuşlar, kozlar ortaya konmuştu. Hatta kaybeden aday, daha önce parti teşkilatınca daha fazla tanındığı için seçim sırasında avantajlı da bulunuyordu. Netice nasıl olmuştu da herkesi yanıltacak şekilde ortaya çıkmıştı?
Bu konu bugüne kadar basında, fikir hayatımızda ve halk arasında çok tartışılmıştı. Ortaya konan iddia ve ihtimaller veya diğer bir ifade ile hadisenin hakikati şöyledir: Genç ve kabiliyetli bir mühendis iken Adnan Menderes hükümetinin uzun süre Su İşleri Genel Müdürlüğü’nü de yapan Süleyman Demirel 1951’den sonra Ankara’da süratle gelişen masonik faaliyetlere dahil edilmiş ve kendisinde kabiliyet görülen her genç adam gibi o da bu işleri çok iyi bilen mason üstatları tarafından mason locasına alınmıştı. Demirel, Ankara mason localarından Bilgi isimlisine 43 sıra numara ile kaydedildi. Bu loca 31 Ekim 1951’de Ankara’da Yüksek Mühendis Fikret Çeltikçi tarafından teşkil edilmişti. Çeltikçi’den sonra sıra ile Yüksek Mühendis Mesut Gün, İlhami Atayık, Avukat Muzaffer Öztunç, Yüksek Mühendis Rıza Berke ve Doktor Jeolog Necdet Egeran bu locanın üstadı olmuşlardı. Demirel bir köylü çocuğu idi. Menderes’in ve DP hükümetlerinin emrinde çalışmıştı. Kendisine güvenilerek, genç bir adam için çok mühim sayılacak vazifeler verilmişti. Hadiseler gelişip Adalet Partisi kurulunca kendini bu parti saflarında buldu. O sıralar maddi durumu çok iyi idi. Beynelmilel bir Amerikan şirketinin Türkiye mümessilliğini (temsilciliğini) yapıyor, taahhüt işleri ile uğraşıyordu. Mücadele kabiliyeti ve özel durumu, o günlerde bütün şimşekleri üstüne çeken ve mensupları için en ufak bir hukuki garantisi olmayan bir partiye intisap (mensup olmak) edişini izah edememektedir. Nedenleri araştırılırken bazı çevreler bunu masonik niyetlerle izah yoluna gitmişlerdir. Masonlar, AP Genel İdare Kurulu içinde bir masonun bulunmasını ve halk arasında gizli gizli propagandası yapılmaya başlanan bu ismin ileride lazım olacağını düşünmüşlerdi. Hadiseler süratle gelişti. Parti Genel Başkanının vefatı ve Büyük Kongre hazırlıkları düşünülen programın sahneye konmasını çabuklaştırmıştı. Bir yandan halk arasında ‘İkinci Menderes’ sloganı ile propaganda kampanyası şiddetlendirilirken, büyük merkezlerde de bilhassa mason çevrelerin kontrolündeki basın vasıtasıyla Süleyman Bey’in bol reklamı yapılıyordu. Bu arada sol çevreler de, diğer adayı (Saadettin Bilgiç) aşırı sağcı buldukları bahanesi ile, bu genç mühendisi açıkça destekliyor ve diğerini halk ve parti mensupları nezdinde zayıf düşürecek yayın yapıyorlardı.
Masonlar, ellerindeki avuçlarındaki bütün imkanlarını kullanarak Süleyman Bey’in Büyük Kongre tarafından seçilmesini temin ettiler. Birinci merhale aşılmıştı. Şimdi onu iktidara hazırlamak ve bir devlet adamı olarak yetiştirmek meselesi kalıyordu. İleride Türk siyasi tarihini yazacaklar bu konuda hiç şüphesiz bol doküman bulacaklar ve 1963-1964 yıllarının âdeta bu programın gerçekleştirilmesine göre ayarlandığını hayretle müşahede edeceklerdir. Masonların bu geniş programı yalnız Süleyman Demirel için değil, diğer bazı kilit noktalardaki adamlar için de aynen cereyan etmiştir. Koalisyonlar, başka Başvekiller ve bu arada Süleyman Bey’in Başvekil yardımcılığı, programın birer bölümleri gibi birbirini takip etti. Müesseseler sağlamlaştırılmış ve bir genel seçim için sosyal ve siyasal ortam hazırlanmıştı. Seçime gidildi. İşte Türkiye’deki masonluk tarihinin en önemli olaylarından birisi bu seçim propagandaları sırasında cereyan etti.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz