CİLT BAKIMI VE TEMEL MAKYAJ KURSUNA BÜYÜK İLGİ

CİLT BAKIMI VE TEMEL MAKYAJ KURSUNA BÜYÜK İLGİ

KAYMOS’TA TUNCAY SABUNCU BAŞKAN SEÇİLDİ

KAYMOS’TA TUNCAY SABUNCU BAŞKAN SEÇİLDİ

ÖZHASEKİ: KAYSERİ-ANKARA ARASI 1 SAAT 15 DAKİKA OLACAK

ÖZHASEKİ: KAYSERİ-ANKARA ARASI 1 SAAT 15 DAKİKA OLACAK

MÜSİADDA, ORAN KALKINMA AJANSI MALİ DESTEK PROGRAMI TANITILDI

MÜSİADDA, ORAN KALKINMA AJANSI MALİ DESTEK PROGRAMI TANITILDI

KAR HAVUZUNA ATLAYARAK, SOĞUĞA MEYDAN OKUDULAR…

KAR HAVUZUNA ATLAYARAK, SOĞUĞA MEYDAN OKUDULAR…

SÜLEYMAN DEMİREL’İN MASONLUĞU MESELESİ MASONLAR ARASI KAVGA – BÖLÜNME-8
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 29 Aralık 2015 - 17:00:58

Yalnız, 24 Kasım Kongresinde AP’de genel başkanlık seçimine giderken bundan 12 gün önce, 12 Kasım 1964’de Sunay’ın Millet Meclisi ve Senato Başkanlarına gönderdiği “27 Mayısın eleştirilemeyeceği” ni içeren mektubu “Aday Demirel’in elini kuvvetlendirmek” e yorumlanmıştır. Demirel’in adı geçen mektubu değerlendirirken yumuşak ifadeler kullanması yanında, onun karşısında aday Bilgiç’in sert ifadelerle karşılanması buna yorumlanmış, Toker’in ifadesiyle, Büyük Kongrede delegeler bu mektupla Bilgiç aleyhine şöyle dolduruşa getirilmişlerdir: “Sunay’ın mektubu, AP’nin birkaç gün sonra toplanan büyük kongresinde, akıllı bir propaganda mekanizması tarafından Bilgiç’in seçilmemesi ve Demirel’in seçilmesi için bir silah haline getirildi. Bilgiç seçilirse, işte, AP ile ordu karşı karşıya getirilecekti. Halbuki Demirel orduyu rahatlıkla sakinleştirecek kabiliyetteydi. Bu propaganda, ‘Çankaya’nın Adamı’ Nasır Zeytinoğlu’nun şahsen giriştiği temaslarla kuvvetlendirilince Bilgiç AP Genel Başkanlığını Demirel’e kaptırdı.” (Metin Toker, İsmet Paşayla 10 Yıl, C. 4, Ankara, 1966, s. 221)
Sunay’ın mektubu, Demirel genel başkan seçildikten sonra da gündemdeki önemini korumaya devam etmiş, özellikle, Demirel’in “gizli kapılar” ardında Milli Birlikçiler ve komutanlara verdiği sözleri bir de parti liderleri, temsilcileri, Meclis ve Senato başkanları nezdinde “açıktan” onlar nezdinde teyit ettirmek için olacak ki, Cumhurbaşkanı Gürsel’in bunlarla 8 Aralık 1964’de Çankaya köşkünde bir toplantı yaptığı görüldü. 27 Mayısa karşı diğerlerinin yumuşak tutumları zaten biliniyordu. Toplantıda önemli olan Demirel’in neler diyeceği söz konusu idi. Toplantıya Kontenjan Senatörleri temsilcisi olarak katılan görgü tanığı Sadi Koçaş’ın yazdıklarına göre, konuşma sırası Demirel’e gelince, açmış ağzını yummuş gözünü kabilinden Atatürk, Cumhuriyet ve 27 Mayıs’ı savunmada kraldan çok kralcı kesilmek babından şunları söylemişti: “Evvela bir konuya açıklık getireyim. Ben Atatürk döneminde doğmuş bir insanım. Bizim de Atatürkçü olmamızdan daha tabii ne olabilir. Eğer benim partim Atatürk’ün karşısında ise ben o partiye başkan olamam. Muhterem heyetinizin evvela buna inanmasını isterim…
27 Mayıs büyük bir olaydır. Güç ellerinde iken Meçlisi açmışlardır. Bu unutulamaz. Dünyada daha bir örneği yoktur bu hareketin. Biz ihtilal içinde ihtilalin arzusu ile kurulduk. En azdan bu sebeple o ihtilale karşı olmayız. Bu sözlerimi cerhettiğimi (ret etmeyeceğimi) hiç görmeyeceksiniz. 27 Mayısa karşı değiliz. Gerici değiliz ve olmayacağız. Eğer AP böyle yaparsa ben şahsen onların içinde ve başında olmayacağım. Bizi bunlarla suçlamayın lütfen. Biz Cumhuriyet çocuklarıyız. Böyle damgalanmaya layık değiliz.” (Sadi Koçaş, Atatürk’ten 12 Mart’a Anılar, CÇ. III, Ankara, 1977, s. 1391 – 1394)
Koçaş’ın “Daha sonraki yıllarda Demirel’in ret ve tekzip edeceği” dediği bu sözleri, o günlerde onun için bir nevi “Kurulu düzen temsilcileri” önünde, “Atatürk, Cumhuriyet ve 27 Mayıs’a biat yemini” anlamına geliyor ve bununla “düzene dizayn” ile “kendisini kurtarmış” sayıyor, sayılıyordu.
Demirel, genel başkan seçildikten sonra askerlerle anlaşmalarına sadık alarak, eski Demokratlara bir nevi onlar gibi bakmaya başladı. Eski Demokratların kendisinden beklentileri, ana meseleleri kendilerine af çıkarılması isteklerini sürekli, çeşitli bahaneler bularak erteledi. Bu sebepten bunlar Demirel’e giderek darıldılar. Affın çıkarılması isteği, hiç umulmayan ardam Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı İsmet İnönü’den geldi. Demirel, CHP’nin 1968’da verdiği af isteği kanun teklifine oy vermek zorunda kaldı. Bu konuda İnönü Mecliste yaptığı konuşmada kullandığı ifadelerle herkesi şaşırttı. Eski Demokratların cezalandırılmasının “tarihi hata” olduğu ve bu hataya o günlerde herkesin ortak olduğu üzerinde durdu.
Eski Demokratlardan Beliğ Beler’in yazdıklarına göre, Başbakan Demirel’in Eski Demokratların siyasi haklarını vermek istememesi Bayar ve DP’nin tekrar iktidara gelmeleri korkusundan kaynaklanmıştı. (Beliğ Beler, 27 Mayıs 1960 Yassıada Faciası, İzmir, 1988, s. 36 – 37)Ana muhalefet partisi CHP’nin Genel Başkanı İnönü’nün ise, Eski Demokratlara siyasi haklarının verilmesinde öncülük etmesi, “AP’yi bölmek ve zayıflatmak” a yorumlandı. Nitekim de bunun tezahürleri görüldü.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz