AGÜ’DE TÜRKİYE-GÜNEY KORE ORTAK SEMPOZYUMU

AGÜ’DE TÜRKİYE-GÜNEY KORE ORTAK SEMPOZYUMU

NURULLAH AYDIN’IN KALEMİNDEN ABD-TÜRKİYE ANTLAŞMALARI

NURULLAH AYDIN’IN KALEMİNDEN ABD-TÜRKİYE ANTLAŞMALARI

MHP MİLLETVEKİLİ ADAYI ÖZDEMİR’E ÖZVATAN’DA YOĞUN İLGİ

MHP MİLLETVEKİLİ ADAYI ÖZDEMİR’E ÖZVATAN’DA YOĞUN İLGİ

ZEHİR TACİRİ İKİ KİŞİ YAKALANDI

ZEHİR TACİRİ İKİ KİŞİ YAKALANDI

MELİKGAZİ EMLAK VERGİSİ İÇİN VEZNELER HAFTA SONU AÇIK

MELİKGAZİ EMLAK VERGİSİ İÇİN VEZNELER HAFTA SONU AÇIK

T İ Y A T R O
  • MUSTAFAACAR
    • MUSTAFA ACAR
    • MUSTAFAAC@kayserihakimiyet2000.com
    • 10 Nisan 2018 - 12:16:36

T İ Y A T R O
PERDE: 1
SAHNE : 1
(Sıradan bir mali müşavirlik bürosu,önündeki edebiyat dergisini okumakta olan nevzat bey…)
Kapı vurulur, saygılı bir şekilde rahmi girer;
__abi ali bey geldi.
Nevzat:Buyursun..
Elinde birkaç kitapla ali girer.
Ali; _selamün aleyküm.
Nevzat;_vealeyküm selam,üstadım.hoşgeldin,(ayağa kalkar ve sarılır) özletiyorsun yahu..
Ali;_beyimiz aramaz sormaz ,bir de sitem etmez mi?
N;_yahu sen bizim kusurumuza bakma,haklısın hem aramam hem de sitem ederim.Sen eski dostsun,halden anlarsın….
Ali;(nevzatın masasına öylesine göz atarak,karşıdaki koltuğa yerleşirken,sorar)
_yeni şiir mi var ?
N_evet doğum aşamasında, tam üstüne geldin.
Ali;_oku da dinleyelim, tenevvür edelim.
N_estağfirullah (mahrecine itina göstererek)
A_oku hadi tevazuuyu bırak.
(NEVZAT önündeki kağıttan okumaya baş
lar.
Dost bildiklerimiz el oldu şimdi,
Sırma saçlı beyler kel oldu şimdi
‘Kaldırımlar’ asfalt yol oldu şimdi
Sakarya nehri bulanık akıyor,
Serin değil suyu eller yakıyor.
Ne ideal kaldı ne de davamız,
Dağlarda kar bitti bomboş ovamız,
Menfaat kokuyor şimdi havamız,

Sözde aydınımız çalım satıyor,
Şaklaban sahnede göbek atıyor.

Kokuşmuş siyaset,ticaret berbat,
Midesi dolanın kafası rahat,
Varsa arpalığın sen de yan gel yat,
Merhamet sözlüğe sığmaz kelime
Çürümekte gençlik bak lime lime
Ali ._Bitti mi?
N._ Bitmemiş değil mi?tam bitecekti,ilham perisinin işi çıktı,oğlu almanyadan kesin dönüş yapıyormuş,kiracısını çıkartmaya gitti.neyse gelince devam ederiz.
A._Çok güzel olmuş,eline sağlık..
N_Hoca iltifat etme şımarırım ha
A._Hadi canım hadi,biz adamımızı biliriz.
(sahneye rahmi girer çay bırakır gider.hürmetli)
N.(_çayını karıştırırken)sende nevar neyok hoca?
A._Ne olsun uğraşıp duruyoruz,öğrencilerle..
N._Ne güzel ,söyleyecek sözün var,söylüyorsun muhatabın var,dinliyor.
A._Ne muhatabı yahu not hatırına dinliyormuş gibi yapıyor çocuklar.lise sona gelmiş,tecahül_i arif’i futbolcu arif zannediyor,mübalağa,teşhis intak nedir bihaber.
N._Bizler imam hatipli olmasak biz de bilemezdik,Arapça bilgimiz edebiyatımıza destek olurdu,öyle değil mi?
A.¬_Tabii ki öyle de ,mesele o değil.Mesele
Sen edebiyat okumak isterdin,niye iktisada
Gittin.?(devam eder)çünkü ancak çalışırsan,geçimini sağlayabilirsen okuyabilecektin,senin edebiyat sevdanın kırk yıllık en yakın şahidiyim.ama bu durum senin şair olmanı engellemedi.idealine mani olamadı,öyle değil mi?
Otuz yıllık edebiyat hocasıyım,bu kadar tasasız,kaygısız kuşak görmedim.
N._Sen diyorsun ki gençler ya topcu.ya da
popcu olma hayalindeler.
A._Tam da onu diyecektim..
N._E..kardeşim sen bu gençliği aptal mı sanıyorsun,şan şöhret,para,gacı,bu bahsettiklerinde,sana bana mı özeneceklerdi.
A._Yahu tamam da insanın ayakları yere basan bir ideali olmaz mı?
N._Olur tabi de ,onu çoğu zaman hocalar verir,müfredat engelini aşarak.
A._Hoppala…bu suç da bize fatura edildi.
N._Ne deseydim?gençler mi suçlu deseydim,idealist olmayı toplumdan kazanamıyorsa ki öyle,eğitim kurumları vermiyorsa ki öyle,aile bunu hiç tasa etmiyorsa ki o da öyle maalesef ,medya dersen aşırı meşgul,nereden öğrenecek bu çocuk,kabahati nedir bu gencin?
A._Öyle deme nevzat,biz bunlardan daha ilgisiz ve daha bilgisiz bir dönemin öğrencileri idik ama biz,(sözünü keserek)
N._ama bizim idealist hocalarımız vardı,gözleri maaş bordrosunda değil,öğrencilerinde idi,zihinleri kıyafetle değil,kitapla meşguldü,bir yerde eğer bir değer ifade ediyorsak,biz onların eseriyiz.
A._Tamam,anlaşıldı.bir bardak çay içirdin,burnumuzdan getireceksin,(gülerek.)
N._Oğlum rahmi çay getir,hoca sinirleniyor.(girişe doğru)

( Birkaç dakika sessizlik hoca kitaplarıyla nevzat dergiyle meşguldür,birden yandaki odadan karışık,gürültüler gelmeye başlar,kapının
Açılmasıyla sesin şiddeti azalsa da homurtu halinde devam etmektedir,rahminin elinde çay tepsisi,ağzında bir şeyler yiyerek,aynı zamanda geldiği odadakilere laf yetiştirmeye çalışarak görünmesiyle,nevzat, hocaya hitaben;
N._.Buyur işte örnek,(rahmiyi işaret ederek) adab-ı muaşeretten nasibini almamış bir öküz.
R._Beyim bana mı dedin aşiret diye ,aşiret doğuda olur ,biz köylüyüz.
N._Gördün mü hoca zekayı,’öküz’ü anlamazdan geliyor,muaşeretle de dalgasını geçiyor,(rahmiye dönerek) muaşeret oğlum.mu a şe ret ,adab-ı muaşeret,yani görgü kuralları..ben sana kaç kere tenbih etmedım mi,ağzında bir şey varken konuşulmaz,ayrıca çıktığın odanın lafını buradan tamamlıyorsun,haksızmıyım?
RAHMİ_tamam da beyim ordan laf atıyorlar(çayları bırakır ,çıkar)
N._Allahtan dürüst ve samimi de kabalığı çekiliyor.
A._Gördün mü bak sen birkaç kişiyle baş edemiyorsun,bize gelince bol keseden(,sözünü keserek)
N._Yahu anlatamıyorum hoca, burası bir iş yeri, ekmek teknesi,senin ki bir eğitim kurumu,tabii ki sende öğrenip bende uygulayacak.
.(bu arada çaylar içilmiştir.)
A._Tamam,tamam,.ne desem itiraz edeceksin bu gün aksi günündesin.(ayaklanır elini uzatır)
N._Yahu oturuyorduk,ne güzel konuşuyorduk,
(sözünü keserek)
A._Ne konuşması,sen nutuk atıyorsun,ben dinliyorum,(gülerek ekler) akşama misafir gelecek erken gitmem lazım,hoşça kal…
N._Güle güle,arayı açma uğra….
(bitişik odaya doğru yürürken,seyirciye dönerek,)
N._Kardeşim herkesle her mevzu konuşulmuyor ki…
(çıkar)
Işıklar söner…

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz