AMATÖR SPOR HAFTASI HENTBOL MÜSABAKALARI SONA ERDİ

AMATÖR SPOR HAFTASI HENTBOL MÜSABAKALARI SONA ERDİ

KOCASİNAN’DA ULUSLARARASI FUTBOL TURNUVASI

KOCASİNAN’DA ULUSLARARASI FUTBOL TURNUVASI

KAYSERİSPOR, KONYA MAÇI İLE YARALARINI SARACAK

KAYSERİSPOR, KONYA MAÇI İLE YARALARINI SARACAK

KAYMAKAM DURU, ÖĞRENCİLERE BAŞARININ SIRRINI ANLATTI

KAYMAKAM DURU, ÖĞRENCİLERE BAŞARININ SIRRINI ANLATTI

UYUŞTURUCU OPERASYONU: 5 GÖZALTI

UYUŞTURUCU OPERASYONU: 5 GÖZALTI

“TANRIYA KIYAMET ERKENDEN Mİ KOPARTTIRILMAK İSTENİLİYOR?”
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 4 Ekim 2015 - 18:01:58

Kıyamete İnanmak ve Kıyamet Ne Zaman Kopacak?
Biz Müslümanlar, “Dünya ve kainatın sonunun gelmesi ” anlamında kıyametin kopmasına inanırız. Zaten bu dinimizde, “İmanın şartları” adı altında “Müslüman olmanın beş şartından birisidir: “Kıyametin kopacağına, hayır ve şerrin Allah’tan geleceğine (kader bahsi) inanmak”. Mukaddes Kitabımız Kur’an- Kerim’in bir çok ayetinde de kıyametin kopacağına yönelik olarak, “Âlemleri biz yarattık ve yine biz yokedeceğiz” Tanrı buyruğu olarak yer alır. Peygamberimize de sorarlar: “Kıyamet ne zaman kopacak?”. Verdiği cevap, “Allahtan baş kimse bilemez” olmuştur. Yine sorarlar, “Geçmiş günlere göre kıyametin kopmasına az bir zaman mı kaldı?” Buna da cevabı: “Kıyametin kopmasına geçmiş zamanlara göre daha az bir zaman kaldı” şeklinde verdiği “rivayet” edilir.
Kıyameti sürekli merak eden Müslümanlar, “Acaba ben ölmeden önce kıyamet kopar mı?” sorusunu haklı olarak kendilerine sorarlar ve “Alametleri (İşaretleri)”” olarak cevaplarını almak isterler. Bu işaretleri öğrenmekten maksat, acaba bu işaretler ben yaşarken var mı, varsa demek ki ben kıyametin kopacağını göreceğim düşünce ve hissiyatından kaynaklanır.
Müslümanlar arasında kıyametin kopmasına yönelik çoğu “Alametler” Peygamberimizin söylediklerine atfedilir. Bunlardan “sosyal” ve “fiziki”birkaç örnek, “sosyal işaretleri” den kıyamete yakın günlerde din ve ahlak duygularının iyice zayıflayacağı, insanların, hak ve adaletten çıkıp egolarını tatmin için azgınlaşacağı, yani tam anlamıyla “Sosyal Denge”nin bozulacağı ve “fiziki” işaretlerinden birisi olarak da güneşin doğudan değil batıdan doğacağıdır.
Güneş yakın zamanda batıdan doğar mı doğmaz mı bilemiyoruz ama, günümüzde yaşanan “Sosyal Denge” bozukluğu kıyametin yakın olduğunu ve bütün insanlığı bu alanda “yangına körük” le giderek kıyameti “Tanrıya biran evvel kopartmak” a yönelik olarak spekülasyonlar kendisini göstermektedir.
“Gelecekte ne olacak?” tahminlerine bizde “Kahinlik” veya “Falcılık” denir. İslam ıstılahında bunların anlamı “Gaipten (bilinmeyen gelecekten) haber almak” demektir. Gaip hakkında da Peygamberimize sorduklarında, “Gaibi ancak Allah bilir, bununla uğraşmayınız” cevabını vererek kahinlik ve falcılığın İslamiyet’te yeri olmadığını ortaya koymuştur ama, insanlar bunlarsız da duramamaktadırlar. Halkımız arasında bunlar hakkında yaygın kanaat, “Fala inanma ama falsız da kalma” şeklindedir.
Biz Müslümanlar elbette kahinlik ve falcılığa inanmayız ama, günümüzde “Sosyal Denge”nin bozulmasıyla gelen büyük sosyal buhranlardan kıyametin yakında kopacağı ve hatta daha daeksantrikbir görüş, insanlığın bu çıkmazı ile “Kıyameti Tanrıya daha erkenden kopartmak” düşünceleri ve hissiyatı kendisini göstermektedir.
Yine biz Müslümanların bir kıyamet inancı da, “Kıyamet Ortadoğu’dan kopacaktır” fikridir. Biz Ortadoğulular olarak,günümüzde Uzayı Ankara- Mekke ve Tahran –Kudüs hatlarından izleyip güneşin doğudan değil, batıdan doğduğunu bütün dünyaya buradan duyurur mu, duyurmaz mıyız bilemeyiz ama, bildiğimiz bir gerçek, bugün itibariyle Ortadoğu’nun en karışık ve “Sosyal Dengesi”nin en bozuk olduğu yaşanan savaşlarla tam bir “kaos sarmalı”na girdiğine bakacak olursak, kıyametin yakında buradan kopacağı hükmüne varabileceğimiz kanaatinde olmamızdır. Bu satırların yazarı olarak, “Üçüncü Dünya Savaşı” olarak gördüğüm Ortadoğu’daki bugünkü savaşın iki büyük argümanı, iki büyük süper güc Amerika ve Rusya’dır (Ekim ayı başında bütün gazetelerde “Zaten Amerika savaşın içindeydi. Rusya da Suriye’deki uçaklarının bombardımanıyla savaşa fiilen girdi” haberleri çıktı). Amerika, bu savaştan “Haçlı Savaşı” (Başkan Busch’un sözü), olarak bahsederken, Rusya da “Kutsal Savaş” tan bahsetti (Rusya Devlet Başkanı Putin’e “Suriye’de niye bombardımana başladınız?” sorusu sorulunca iki kelimeyle cevap vermişti: “Kutsal Savaş”). Tarihte Hristiyanlar nezdinde, “Haçlı Seferi” ve “Kutsal Savaş”ın ne anlama geldiğini biliyoruz: “Ortadoğu’da Müslümanların bitirilmesi” demekolmuştur ki, burada günümüzde başlayan ve devam eden bu savaşları bunlar kazanırlarsa, sonuçları “Müslümanların kıyameti” demek olacaktır ki, kıyametin Tanrıya “sosyal alametleri” yle erkenden koparttırılmak istenilmesinin anlamı bu olacaktır.
Tanrıya KıyametErkenden Ortadoğu’da mı Koparttırılacak?
Basınımızın duayen gazetecisi ve isabetli araştırma, tespit ve görüşleriyle kendisine inandığımız ve saygı duyduğumuz, Yeni Akit gazetesinin köşe yazarı Sayın Abdurrahman Dilipak, günümüzde üzerinde bölgesel ve uluslararası birçok komplolar ve kombinezonların hüküm sürdüğü “Ortadoğu Kaos Sarmalı” na da (Buna, Ortadoğu’yu kendi emellerine göre “yeniden dizayn’ etmek isteyen küresel güçler ’Yaratıcı Kaos’ diyorlar) bakarak,Müslümanlar ve Hristiyanlar arasındaki “Kehanet”, “Mehdilik” vb. inanç ve düşüncelerinde de hareketle ve hatta günümüzdeki birçok siyasi fikir ve fiilin bunlardan kaynaklandığına yönelik olarak, bu satırların yazarının da fikir ve duygularına tercüman olan yazısını tam metin buraya alarak siz okuyucularımıza daha geniş boyutta faydalı olmak istiyorum.
Dilipak, 2 Ekim 2005 tarihli Yeni Akit’de“Tedrat, Kehanet ve…” başlıklı yazısında şunları yazdı (Parantez içindeki açıklamalar benim ifadelerimdir): “Bizde ‘Kahin’ denilince gaybın sırlarını bildiği iddia edilen sihirbazlar anlaşılır. Hristiyanlarda Kahin ‘Peygamber mirasçıları’ demektir. Bunların çoğu ya şizofrenik zihinlerin ürettiği hayal ürünü şeylerdir. Ya Cinci ya da Şeytani safsatalardır. Bütün bu esoterik hikayeler bir şekilde dinle ilişkilendirilir. Mehdi, Mesih, Deccal’e ilişkin anlatılan o kadar hikaye var ki… Bunların çoğu birbiri ile örtüşmez.
Kur’an –ı Kerim, bize kıyametten ve din gününden söz eder. Yeni bir peygamber gelmeyecek, yeni bir şeriat da. YecücMecüc diye müfsit bir yaratıktan söz ediliyor. Bunların sayıları çok. Kaf dağınığın, yani Kafkasya’nın doğusu ile Moğolistan’ın batısı arasında bir bölge çıkış için işaret ediliyor.
Dabbetülarz,tek bir kişi. Hayri bir varlık. Bir de Hz. Musa’nın yaptırdığı bir vahiy sandığı var… O ortaya çıkacak.
O kadar çok hadis var ki bu konuda. Kıyamet alametleri, Mehdi ve Mesih halleri, kıyamet savaşı gibi birçok konuda çok sayıda rivayet var. Melheme –i Kübra ya da Armegedon (Dünyanın sonunu getirecek Türk –İsrail – Amerikan savaşı kehaneti). Yahudi Mabedi (Romalıların yıktığı Kudüs’te Süleyman Mabedi) yeniden inşa edilecek. Mesih’in dönüşü (Hz. İsa, Müslüman olarak dünya gelecek ve Hristiyanları da Müslüman yaparak dünyayı 40 yıl iyi idare ettikten sonra kıyamet kopacak) ayrı bir öneme sahip bu çerçevede…
12 Eylül’de tedrat’ın 4 Evresi tamamlandı (Hatta, dünyada öyle fanatik gruplar var ki,“yarın sabahtan kıyamet kopacak” diye akşam erkenden kendilerini öldürüyorlar). Kıyametin son kavşağı aşıldı birilerine göre. Süreç 2023’de tamamlanacak. Birileri savaş, terör, tabii afetler, büyük olaylar bekliyor. KİMİ TANRIYI KIYAMETE ZORLAMAYA ÇALIŞIYOR, kimi Uzaylıların dünyayı işgal edeceği endişesini taşıyor. Kimine göre nükleer bir savaş, kimine göre biyolojik bir savaş, kimine göre kimyasal bir savaş sonucu insanların çoğu hayata veda edecek… Buna inanan Müslümanlar, Yahudiler, Hristiyanlar var… Müslümanlar, Yahudiler, Hristiyanlar kendi aralarında ve kendi içlerinde görüş birliğine sahip değil. Mesela ‘Paralel din’ de bunlardan biri…’Tarihi sonu’, ya da “Medeniyetler arası savaş’ dan söz edenler de aslında aynı şeyden söz ediyorlar.
Şiilerde bu Mehdilik konusu iman esaslarından (Bu, günümüzün Ortadoğu Kaos armalında iyice arttı. İran’ın Ayetullahlarının ‘Mehdilik’ liderliğinde Tahran- Sana –Kudüs üçgeninde Büyük Şia İmparatorluğu kurulmak isteniliyor fikir ve hissi var. İran’ın desteğinde Yemen’de savaşan Şii Husiler bu savaşın bir argümanı olarak değerlendiriliyor. Suudi Arabistan 5 müttefiki ile bunları ‘Kabe’yi yıktırmamak’ için bombalıyormuş). Suriye ve Filistin meselesi aslında bu açıdan büyük önem taşıyor. Kudüs ve Mescit-i Aksa’nın statüsü (Yahudilerin bu mabedi sindire sindire yıkarak Süleyman Mabedini bu eski yerine yeniden inşa edecekleri düşünce ve hisleri var) bu açıdan önemli.
Mehdilik ve Mesihlik konusunda, Mekke, Medine, Şam, Kudüs, Hatay, Maraş, İstanbul ( ‘İstanbul senaryosu’ için bugünler de İŞİD veyaDAEŞ’in, bu şehirde çıkan bir yayın organın ‘İstanbul’un henüz fethedilmediği ve kendileri tarafından fethedileceği’ ifadeleri var)) daha geniş bir çerçevede Nil ile Fırat’ın arası kıyamet senaryosunun tabii platosu… Tabii Horasan’dan gelen siyah bayraklılar da İran üzerinden, Bağdat yolu ile Şam’a gelecek. Bu anlamda, bu gizemli beklentilerin coğrafi çerçevesi içinde,Suudi Arabistan (Burası ile ilgili senaryo örneği, Mekke ve Medine’nin yerle bir edileceği ve Kabe’nin yıkılacağına inananlar var), Mısır (Burasının topyekun yeniden Hristiyanlaştırılması senaryoları) , Ürdün, Suriye, Lübnan, Filistin, İsrail, Irak, İran ve tabii Türkiye de (Çoğu kişinin zihninde burasının ‘İkinci Endülüs’ yaşanacağı hissi var). Yemen(Dünyayı alt üst edecek ‘Büyük Şeytanların buradan çıkacak inancı. ‘İslam ülkesi’ denilen burasının başkenti Sana’ya Soğuk Savaş döneminde en büyük meydanına Lenin’in tam boy heykelinin dikilmesi boşuna olmasa gerektir) ve Umman’ın da bu senaryoda önemli yerleri var.Husiler, Hizbullah, DAEŞ, PYD, Esed, MOSSAD, Sisi hepsi bu anlamda çok özel bir anlam kazanıyor.
Korkulan, işlerin kontrolden çıkıp kıyamet savaşına dönüşmesi. İsrail’in umudu ise, Sünni ve Şii Müslümanların Mehdilik tartışmaları sonucu birbirlerine girmesi… (Haçlı- Siyon İttifakının liderlerinde Amerikan Başkanı Busch, Ortadoğu’da başlatacakları savaş için ‘Haçlı Seferi’ derken, ardından da ‘Müslümanları birbirine kırdıracağız demişti)… Bunun için MOSSAD ve CIA eski metinlerin anlatımlarından yola çıkarak kadrolu Mehdileri piyasaya sürebilir (Gizli – açık sürdü bile, Ortadoğu’da Müslümanları birbirine kırdıran bir yığın terör örgütün MOSSAD ve CIA eğitimi ve yönetiminde olduklarını dair her gün gazetelerde bir yığın haber var)… Bu anlamda oluşturulan yüksek beklenti, umut ve dini motivasyon bu çevrelerin işini kolaylaştıracağa benziyor (Kolaylaştırdı bile, Ortadoğu’da Müslümanlar birbirlerini kırarlarken kendilerinin ‘Daha iyi Müslüman oldukları” ve kendi dışındakilerin “katli vacip” iddiasında bulundukları gün gibi ortada. Öldüren Müslüman “Allah, Allah…!” diye öldürüyor, öleni de yine “Allah, Allah…!” diye ölüyor. Ortada bir “çelişki” var! Kim doğru, kim yanlış?)… DAEŞ, Koko Haram ya da Husi, Şii Mehdici hareketler gibi oluşumlar, Tapınakçılar, Siyonist çeteler, TANRIYI KIYAMETE ZORLAMA gayretindeki Evangelistler (Fikriyatı Amerika’da girdiğimizyeni yüzyılın başında yeni ortaya çıkan ve tatbikatı Ortadoğu’da yapılmaya devam eden “Haçlı-Siyonİttifakı”nın ‘Yeşil Hilal’de Müslümanları yok ederek büyük bir “Siyon – Haçlı İmparatorluğu” kurma hayalleri. Amerikan başkanı BuschEvangelistler için “Ben onların eş başkanıyım” demişti) çılgınca işler yapabilirler…
Birileri için arka arkasına gelen 4 kırmızı dolunay bir işaret. Hatta kıyametin alameti…
Bu inancı ve tedratları kendi siyasi palanları için fırsat olarak gören istihbarat örgütlerinin yangına körükle gidercesine üstleneceği tehlikeli roller (Çoktan üstlendiler bile), komplolar konusunda herkesin dikkatli olması gererek.
Sizin bu anlatılanlara inanıp inanmamanız sizi ilgilendirir. Başkaları için önemli olmayabilir. Bunlara inanan örgütlerin (Piyasa, fikir ve fiil olarak bunlarla dolu) planları, emrivakileri ya da ortamı değerlendirmek isteyen ajan provokatörler ( Mesela, ‘Diyarbakır’da her 5 insandan birisi ajan provokatördür’ savı üzerinde dikkatle durulmalıdır. Bazı “hesaplar” Türkiye üzerinde görülmek isteniliyor) hepimizi ilgilendirebilir. Bu çevreler, bölgeyi cehenneme çevirebilir. Buna hazırlıklı olmak, bu konuda dikkatli olmak gerek. Benden söylemesi…”
SONUÇ: “kehanetler” veya avami tabirle “şaka ile” de karış olsa Sayın Dilipak, bütün Ortadoğu ve hatta dünya Müslümanlarına, “Tanrının sizin üzerinizden kıyametin koparılması için çalışanlara karşı dikkatli ve uyanık olalım” demek istiyor. “ Başta, günümüzde bütün senaryoların ve komploların üzerinde oynandığı Ortadoğu Müslümanları olmak üzere bütün Müslümanlar, gerçekten ”Büyük Uyanış”ı gerçekleştirdikleri gün, üzerlerinde oynan bütün oyunlar akim kalacak, kıyamet, “erkenden” değil, “zamanında gerçek hakkın tecellisi” ile kopacaktır.
Müslümanlar, kendileri üzerinde kopartılmaya çalışılan “küçük kıyamet” e meydan vermemeli, inancımız gereği “büyük kıyamet” in kopmasını varlıklarını sürdürerek beklemelidirler. Bu satırların yazarından da söylemesi…

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz