BY LOCK KULLANAN DOKTORA 6 YIL HAPİS

BY LOCK KULLANAN DOKTORA 6 YIL HAPİS

KURAN KURSU ÖĞRENCİLERİ15 TEMMUZ ŞEHİTLERİNİ ANDI

KURAN KURSU ÖĞRENCİLERİ15 TEMMUZ ŞEHİTLERİNİ ANDI

FETÖ’NÜN ASTSUBAYLARDAN SORUMLU MAHREM İMAMINA 10 YIL HAPİS

FETÖ’NÜN ASTSUBAYLARDAN SORUMLU MAHREM İMAMINA 10 YIL HAPİS

İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ AR-GE VE İNOVASYON SEMPOZYUMU TAMAMLANDI

İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ AR-GE VE İNOVASYON SEMPOZYUMU TAMAMLANDI

FETÖ’NÜN KİTAP VE CD’LERİNİ YAKARAK İMHA EDEN KADINA HAPİS CEZASI

FETÖ’NÜN KİTAP VE CD’LERİNİ YAKARAK İMHA EDEN KADINA HAPİS CEZASI

TÜRKÇE-EDEBİYAT EĞİTİMİ VE KİŞİSEL KELİME HAZNESİ
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 26 Kasım 2015 - 17:15:57

Eğitim sistemimizin beslediği sorunlardan biri de toplumumuzdaki “eksik iletişim”dir. Sağlıklı bir iletişim için tarafların sahip olduğu kişisel kelime servetinin de yeterli düzeyde olması gerekir. Bu düzeyin ülkemiz açısından hangi aralıkta olması gerektiği henüz bilimsel olarak tartışılmamıştır. Eğitim programlarımızda öğrencinin bulunduğu kademeye göre bilmesi ve bilip kullanması gereken kelime / kavram sayısının sınırları belirlenmemiştir. Programlarda konuyla ilgili açık ve anlamlı hedefler olmadığı için eğitimcilerimizin bu hususta özel bir gayreti de olmamıştır.
Bazı araştırmalar, gelişmiş ülkelere göre her kademedeki öğrencimizin kişisel kelime serveti bakımından çok geride kaldığını göstermektedir. Bu durum okullarımızda Türkçe öğretiminin iyiye gitmediğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu sorunun çözülmesi için öncelikle kişisel kelime servetiyle ilgili hedeflerin belirlenmesi gerekir. Bu hedefler doğrultusunda ülkemizin gerçekleri dikkate alınarak sorunun çözümüne yönelik gerçekçi projelerle çocuklarımızın ve gençlerimizin, kişisel kelime serveti bakımından “kelime fukarası” olduklarını, bu nedenle de kendilerini ifade edemediklerini eğitim-öğretimle ilgili her toplantıda, her sohbette gündeme getirmekteyiz.
Öğretmenler, özellikle de Türkçe ve edebiyat öğretmenleri, öğrencilerin kompozisyon yazamadıklarını söylemekte; yazarken ve konuşurken düşüncelerini 30-40 kelimeyle ifade etmeye çalıştıklarını, dönüp dönüp aynı cümleleri kurmaktalar. Bu çalışmaları MEB ile üniversiteler birlikte yürütmelidirler, kurduklarını dile getirmektedirler. Medyamız da bu sorunu sık sık gündeme getirip eğitim sistemimizi sorgulamaktadır. Okul öncesinden üniversiteye kadar, eğitimin her kademesindeki öğrencilerimizin kişisel kelime servetinde ciddî bir sorun olduğu doğrudur. Bu eğitim kademelerinin programlarında öğrencinin kişisel kelime servetini artırmaya yönelik uygulanabilir özel amaçların olmadığı da doğrudur. Hâlbuki “İster bir konuşma, ister bir yazı parçasında olsun dilde en etkili, en güçlü birimler sözcüklerdir.” İnsanlar kelimelerle düşünür.
“Kelimeler bizim düşünme aletimizdir.” “Algılama gücünün sınırlarını aşan fakat anlama sınırları içinde kalan birçok konu, kelimeler sayesinde kavranmaktadır”. Kelimeler, aynı zamanda düşündürme aletidir. İşittiğimiz veya okuduğumuz bir kelime hafızamızın bir yerlerinde uyandırılmayı bekleyen bazı düşünceleri tetikleyebilir. Biz de kullandığımız kelimelerle başkalarının zihninde yeni düşünceler uyandırabiliriz. “Hayal eden, düşünen ve duyan kimse, bunların sonuçlarını davranışlar ve söz olarak kendi benliğinin dışına aktarır”. Bir kişinin, birikimini bize anlatabilmesi için aktif hâle getirilmiş bir kelime servetine ihtiyacı vardır. Paylaşılmayan birikimin ise, toplumsal açıdan hiçbir değeri yoktur.
Yani sizin bilginiz benim anlayabildiğim kadardır veya siz, kendinizi bana anlatabildiğiniz kadar bilgilisiniz. Bunu çok bilinen bir sözle ifade etmek istiyorum: “Denizin ikimize ait olması bir şey ifade etmez. Çünkü onu paylaşacak kabımız yok!” Şu hâlde iletişim zenginliği kelime zenginliğine bağlıdır. Bu nedenle eğitim öğretimin her kademesinde, geçici veya daimi, her programa kişisel kelime servetini artırmaya yönelik açık ve anlaşılır hedefler koymak zorundayız. Anadili eğitiminin herhangi bir yerinde görev alan / kendisine de bir “görev” düşen ilgili veya yetkili (anne, baba, öğretmen, programcı, rehber…Kim olursa olsun.), bu hususta hangi noktada bulunduğumuzu ve ne yapmamız gerektiğini bilmelidir.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz