709377.T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ.25.11.2017

709377.T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ.25.11.2017

BÜYÜKŞEHİR SON 3 YILDA 343 OYUN PARKI YAPTI

BÜYÜKŞEHİR SON 3 YILDA 343 OYUN PARKI YAPTI

SADECE CİNSEL ŞİDDETE MARUZ KALAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 15,3

SADECE CİNSEL ŞİDDETE MARUZ KALAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 15,3

İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ OSMAN ELMALI: ÖĞRETMENLİK BİLGELİKTİR

İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ OSMAN ELMALI: ÖĞRETMENLİK BİLGELİKTİR

YENİ İL SAĞLIK MÜDÜRÜ BENLİ, GÖREVİ KILIÇ’TAN DEVRALDI

YENİ İL SAĞLIK MÜDÜRÜ BENLİ, GÖREVİ KILIÇ’TAN DEVRALDI

TÜRKİYE’DE BİRŞEYLER OLUYOR…SAĞDA VE SOLDA OTOKİRİTİK VE DEĞİŞİM-2
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 15 Şubat 2015 - 16:11:43

ABD, birçok devletten meydana geliyor. Avrupa Birliği 27 ülkeden oluşuyor.

İslam ülkeleri param parça , bir araya gelemedikleri için birbirleriyle savaşıyorlar.

Kafirlerdeki Müslüman sıfatları  Müslümanlardaki kafir sıfatlara üstün geliyor. Neticede Avrupa ve Amerikalılar Müslümanları eziyor, İslam ülkelerini işgal ediyor, yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömürüyor.

Aziz İslam milletinin, az gelişmiş ülkeler statüsünde yaşamasının sebebi, insanları üstün hale getiren sıfatları terk etmesidir.

Hristiyanların üstün Müslüman sıfatlarını, Müslümanların ise, Hristiyanların kötü sıfatlarını uygulayarak geri kaldıkları tezi yeni değildir. Bir Osmanlı kadını olan annem Fatma Hatun, bana hep şunları söylerdi: “Oğlum, bizim dinimiz sağlam, kafirlerin dini çürüktür;  kafirlerini işleri sağlam ,bizim ise işimiz çürüktür.” Annemin  bu sözlerinde, Osmanlının neden Hristiyanlardan geri kalıp yıkıldığını daha iyi anladım. Biz, sağlam dinimizin  iyi prensiplerini uygulamak sonucu batmışız. Avrupa da bunları uygulayarak yükselmiş.

Yine sağ kulvarda bir otokritik olarak, Diyanet İşleri Eski Başkanı Ali Bardakoğlu, “Hakiki Müslüman olmakta ilerleme yok, tersine gerileme var” cümlesinden  şunları söyledi:  “ Türkiye’nin giderek dindarlaştığı doğru değil. Şekil ve sembolleri esas alırsak (türban kullanımı gibi),  bolca kullanılan dini kelime ve kavramları ölçü alırsak ilk bakışta dindarlaşma artıyor zannederiz. Ama dinin insanlardan beklediği özü ve samimiyeti ölçü alırsak, ahlakiliği esas alırsak, kendisine ve çevresine barış ve huzur veren bir rahmet olmasını esas alırsak, çok gerilerde gittiğimizi söyleyebilirim.

Türkiye ve İslam ülkeleri hızlı bir şekilde dünyevileşiyor. Dini cemaat ve tarikatlar, bugün itibariyle dünyevi oluşumlardır. Din adına topladıklarıyla dünyaya yatırım yapıyorlar.

İslami zihin, bugün Kur’an’ın inşa ettiği süreci tersine döndürdü.  Yani akide (inanç)  ve ahlak sona, muamelat  (uygulamalar) başa alındı. Neden? Çünkü dünya, dinin önüne geçti. Böyle olunca da kul ile Allah ilişkisi de bozuldu, insanın insan ile ilişkisi de…

Dini söylem, ideolojik oldu… Din ideolojilerle yarıştırıldı.  Kavgalar din üzerinden verildi.  Herkes dinden kendisini meşrulaştıracak veya ötekini dışlayacak argümanlar seçme yarışına girdi.

‘Gerçek İslam’ deniliyor. Kim belirleyecek gerçek İslam’ı? ‘Ulema‘ deniliyor. İyi ama zaten sorunların arkasında ulemanın zihin yapısı yokmu? Sorunları çözecek hakiki ulema kalmadı…

Bugün Türkiye’de dini cemaatler ve tarikatlar,  dünyevi ve seküler oluşumlardır. Her biri ekonomik sektördür. Boğazlarına kadar dünyevileşme girdabında Allah diyerek döne duruyorlar. Dinden kazandıklarınız  dünyaya yatırmaktadırlar…      Türkiye’de son zamanlarda yaşananlar da bunu yansıtmıyor mu?”

Ali Bardakoğlu, 24 Ocak 2015’de Milliyet’te Prof. Mustafa Çağrıcı ile olan röportajında  Müslümanları otokritiğe  devam etti. Şunları söyledi: “ “Kur’an Müslümanların İslam anlayışı üzerindeki geliştirici konumunu önemli öncüde yitirdi. Kur’an sadece savunmacı ve tepkileşim reflekslere dayanak yapılmakla kalmadı, kimi zaman esrarlı bilgilerle, şifrelerle dolu anlaşılmaz bir kitap oldu. İslam dünyası kutsal kitabı Kur’an ı kendi çağında anlamaya yeterince eğilmedi.

“İslam dünyasında yaşanan bir çok acının temelinde dini doğru anlamama, Kur’an’ı ve Sünneti doğu yorumlamama problemleri yatıyor. Aynı dinin mensupları keşke İslam’ın özünü anlamada biraz gayretli olsalar. Günümüzde Müslümanların Kur’an ve Sünnetle yeniden buluşması gerekiyor.”

“Gelinen noktada İslam dünyasında üç farklı Müslüman modeli oluştu:

1-İlki, 14 asırlık gelenekteki belgiyi yenilemeksizin bugünü aktaran ve hayat tarzını buna göre oluşturmayı öneren katı gelenekçi anlayış;

2-İkinci grup Müslümanların tarihsel tecrübesini ve bilgi birikimini yok sayarak Kuran ve Sünnetin lafızlarını ilk yüzyıllardaki şekliyle  anlamada ısrar eden Selefiler. Selefi akım,  kendi düşünce dünyasını ve hatta kavgasını desteklemek için ayet ve hadisleri bağlamında ve gelenekten koparak kullanıyor.  (Devam Edecek)

 

 

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz