TEMAD, DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜNÜ KUTLADI

TEMAD, DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜNÜ KUTLADI

AGÜ İNŞAAT BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİNE SAHADA UYGULAMALI DERS

AGÜ İNŞAAT BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİNE SAHADA UYGULAMALI DERS

SANAL GERÇEKLİK TIRI KAYSERİ’DE

SANAL GERÇEKLİK TIRI KAYSERİ’DE

681197.2’NCİ ANA BKM. FB.MD.LÜĞÜ MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI.18.10.2017

681197.2’NCİ ANA BKM. FB.MD.LÜĞÜ MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI.18.10.2017

ERÜ’DE GELENEKSEL EL SANATLARI SERGİSİ İLGİ GÖRÜYOR

ERÜ’DE GELENEKSEL EL SANATLARI SERGİSİ İLGİ GÖRÜYOR

TÜRKİYE’NİN KARANLIK YILLARI (2)
  • MUSTAFA METEİSLAMOĞLU
    • MUSTAFA METE İSLAMOĞLU
    • m-meteislamoglu@hotmail.com
    • 3 Ağustos 2017 - 12:36:34

“ASIL HEDEFLERİ TÜRKİYE İDİ”
Bu tür sudan bahanelerle iyice zayıflamış Osmanlının yok edilmesinin senaryoları müşrik milletler tarafından böyle planlanmıştı.Eğer Avrupa Makedonya’dan çekilecek olup ve bu meseleyi kışkırtmaktan ve onunla uğraşmaktan elini çekerse Makedonyalılar kendi aralarında uzlaşacaklardı. Bugün yaratılan ayrılıklar dış etkenlerin sonucudur. Dediler.
Makedonya’nın her yönden Türkiye’nin bir parçası olduğunu bildirir ve onun ayrı kabul edilmesini düşünemeyiz . ’’ denilmişti. Günümüzdeki “yavru vatan “Anana vatan” polemiklerinin yaşandığı gibi Türkiye’ye yürümenin sebepleri aranmaktaydı. İngiltere Kralı ile Rus Çarı, 10 Haziran 1908 günü Reval’de bir araya gelerek yeni bir çözüm arama ihtiyacını duydular. Böyle bir gereksinme; Makedonya’da olayların sürüp gitmesinden çok, Ocak 1908’de II. Abdülhamit’in Avusturya-Macaristan’a, Selanik Demiryolu bağlantısı yapma imtiyazı vermesinden kaynaklanıyordu. Makedonya üstünde Avusturya-Macaristan’ın etkisinin artmakta oluşu, Rusya ve İngiltere’yi birbirine yaklaştırdı .Reval görüşmesi, II. Meşrutiyete varan ayaklanmanın kıvılcımını teşkil etti .Reval’de iki hükümdar arasında görüşülen meselelerden biri de Makedonya ıslahatıydı. Bu ıslahat; Makedonya’ya müstakil ve genel bir valinin tayini, Vilayet’e mahsus müstakil bir bütçe tanzimi ve Osmanlı askerinin geri çekilmesiyle yerine yerli ahaliden bir jandarmanın teşekkülüyle ilgili maddelerden ibaret idi.
Osmanlı Devleti’nin büyük devletlerce temin edilmiş hukuki haklarına muhalif olan bu ıslahatın kabulü için İngiltere denizden, Avusturya ise karadan baskı uygulamaktaydı. İngiltere ve Rusya tarafından bu ıslahatın neticelendirilmesi için Avusturya’nın da yardımı gerekiyordu. Bu nedenle İngiltere Kralı, Avusturya İmparatoru ile Eyşel’de görüşerek Avusturya’nın Yeni Pazar’ı ele geçirmesine göz yumdu . Gelişmeler, Makedonya’daki İttihat ve Terakki çevrelerinde, Makedonya’nın yakında Osmanlılılardan koparılması için yapılan hazırlıklar olarak yorumlandı. Makedonya’daki İttihat ve Terakki komiteleri kendi vilayetlerindeki konsoloslara Reval’de alınan kararları protesto eden notalar verdi . Bu ortam içinde, 3 Temmuz 1908 günü Resne Garnizonu’ndan Niyazi Bey’in bir çete kurarak dağa çıkması ile İttihat ve Terakki’nin kendisini sonuca götürecek eylemi başlamış oldu. Eylemler Reval görüşmelerine karşı oluşan bir tepkinin ürünüydü.
İttihatçılar 8 Temmuz 1908’de “İttihat ve Terakki Selanik Komitesi” imzasıyla tüm konsolosluklara gönderdikleri mektupta; amaçlarının 1876 Anayasası’nı ilan etmek olduğunu ve anayasa ilan edilince yalnız Makedonya’nın değil, bütün imparatorluğun kurtulacağını bildiriliyordu.
22 Temmuz’da İttihatçılar bütün Makedonya’da yönetime el koydu. 23 Temmuz gecesi Manastır komitesi, Meşrutiyetin ilanı ve Meclis-i Mebusan’ın toplanması için sultana telgraf çekti . İç ve dış baskılara dayanamayan Abdülhamit, 24 Temmuz 1908’de Meşrutiyeti ilan etmek zorunda kaldı . Makedonya’da desteğinin kalmadığını gören sultan aynı gün anayasayı ilan ettiğini bildiren bir telgrafı gönderdi . Makedonya komitesi II. Meşrutiyet’in ilanıyla muhtariyete kavuşacaklarını düşünerek tüm “Jön Türkler”idestekledi .
Genç Türk Devrimi, Makedon milletinin tüm ümitlerini uyandırıp kendisine karşı onların en derin sempatisini kazandı. Böylece Makedonlar bunun sayesinde kendi milli ve toplumsal sorunlarının çözümünü bekliyorlardı. Böylece isteklenen Makedon milleti, Genç Türk Devrimcilerini desteklediler. Bu hususta, Genç Türk Devrimcileri de hiç geri kalmayarak her türlü yardımlarını sundular. İşte bu koşulların paralelinde Serez civarında bir “Serez Cumhuriyeti kuruldu” . 1908 Temmuz’undaki hürriyetin ilanı ile birlikte genel bir af çıktı ve yıllardır dağlarda dolaşan Bulgar komitecileri silahları alınmadan bağışlandılar. Gazeteler namlı komitecilerin, voyvodaların, İttihat ve Terakki ileri gelenleriyle çektirmiş oldukları fotoğraflara da yer veriyordu .
10–23 Temmuz 1908 İnkılâbı’nı doğuran hareketin meydana gelişinde payı olan başlıca unsunlar şunlardı: a) Bulgarlar, Sırp, Yunan çete ve komitecilerin faaliyetleri ve Makedonya’daki halka zulümleri, b) Yurdun birçok yerindeki (Makedonya,. Yemen vs.) ayaklanmalar ve Türk gençlerinin hemen daimi bir seferberlik halinde her tarafta kırdırılması, c) İttihat ve Terakki’nin propagandaları, d)Büyük devletlerin Osmanlı’nın içişlerine karışmaları ve Makedonya’nın elden gitmek üzere olduğu inancının Türk ve Müslümanlarla kökleşmeye başlaması, e) Genç subayların hemen tamamıyla inkılâp lehine kazanılmış ve hükümet aleyhine çevrilmiş olmaları, f) Abdülhamit’in baskıcı yönetimi .
Pek büyüleyici ve sevindirici hürriyetin verilmesinden kaynaklanan mutluluğun dikkate değer en önemli tarafı Rumeli’de senelerden beri devam eden kargaşayı sona erdirmesiydi. Gerçekten de hürriyetin ilanı ile Rum ve Bulgar çeteleri derhal silahlarını terk ederek Selanik’e geldiler ve ordu zabıtasıyla dostça yaşamaya başladılar. Ayrıca bundan böyle Kanun-i Esasi’nin temin ettiği hukuka göre yaşayacaklarına dahi söz verdiler.
Makedonya’da senelerden beri devam eden bu karışıklıklar, İslam, Rum ve Bulgar unsuruna rahat nefes aldırmadığı gibi halka iktisadi yaşamlarını nasıl devam ettireceklerini düşünmeye dahi fırsat vermiyordu. Ahalinin devamlı aşağılanması ile halk arasında dostluk yerine devamlı düşmanlık oluştu. Kendilerini büyük devletlere haklı göstermek için Rumeli’yi viraneye çeviren Bulgar ve Yunan komiteleri, beş on sene içinde Makedonya’yı paylaşmak hülyasına düştüler .
II. Meşrutiyet’in ilanı Makedonya’da coşkuyla kutlanıyor ve halk “Yaşasın Kanun-i Esasi” diye bağırıyordu . Temmuz 1908’de Sandanski ile özel bir konuşma yapmak üzere Makedonya’ya hareket eden, BranislavNuşiç şunları yazmaktaydı: “Sabah erken Selanik’e, trenle hareket ettim. Trende bin iki yüz kişiden fazla Türk, Makedon, Sırp, Yunan ve Arnavut vardı… Sürekli bir surette “Yaşasın Hürriyet” sedaları işitiliyordu… En büyük kalabalık Köprülü’de ve Gevgeli’de vardı… Burada, Makedonyalılardan şu sloganı atılıyordu “Yaşasın otonom Makedonya”… ” .
II. Meşrutiyet’in ilanı ile Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan bütün azınlıklar, kendilerine bahşedilen geniş siyasi hürriyetten faydalanarak derhal çeşitli siyasi, milli, mesleki, kulüp ve dernekler kurdular. Bu kulüplerin gayeleri, kendi halklarını örgütlendirmek, zamanın icaplarına göre eğitmek ve milli bilinçlerini uyandırmaktı. Bunun için toplantı, müsamere, miting ve kongreler düzenliyorlardı. Ancak bunlardan bazıları Osmanlı Devleti aleyhine faaliyetlerde bulununca kapatıldı..
II. Meşrutiyet’ten sonra kurulan ve faaliyet gösteren dernek, komite ve kulüplerden bazıları şunlardı; Şubban-ı Vatan (Vatan gençliği) kulübü, Makedonya Muhtariyeti Türk İhtilal Komitesi, Kırmızı Kardeşler İhtilal Komitesi

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz