PLANLI GELİŞMENİN ÖRNEĞİ KAYSERİ

PLANLI GELİŞMENİN ÖRNEĞİ KAYSERİ

CİNAYET ZANLISI, ‘KAHPELERİ BU DÜNYADA YAŞATMAYACAĞIZ’ DİYEREK SIKTIM

CİNAYET ZANLISI, ‘KAHPELERİ BU DÜNYADA YAŞATMAYACAĞIZ’ DİYEREK SIKTIM

BAKAN ÖZHASEKİ:ALINAN BU KARARLARA SAYGI DUYULMASI GEREKİR

BAKAN ÖZHASEKİ:ALINAN BU KARARLARA SAYGI DUYULMASI GEREKİR

FEYYAZ GÖZÜAÇIK: HEDEF 2018 MEKSİKA DÜNYA ŞAMPİYONASI

FEYYAZ GÖZÜAÇIK: HEDEF 2018 MEKSİKA DÜNYA ŞAMPİYONASI

BAKAN ÖZHASEKİ: SON 100 YILDA DEPREMLERDE 83 BİN CAN KAYBIMIZ VAR

BAKAN ÖZHASEKİ: SON 100 YILDA DEPREMLERDE 83 BİN CAN KAYBIMIZ VAR

TÜRKİYE’NİN KARANLIK YILLARI (3)
  • MUSTAFA METEİSLAMOĞLU
    • MUSTAFA METE İSLAMOĞLU
    • m-meteislamoglu@hotmail.com
    • 6 Ağustos 2017 - 15:34:22

Şubban-ı Vatan (Vatan gençliği) kulübü: 1908 sonlarında Üsküp’te kurulan bu Türk derneği çeşitli kültürel faaliyetlerde bulunuyordu. Bu kulübün gayesi; Üsküp’te bütün ilkokullarda eğitim gören fakir, zeki ve çalışkan öğrencilerden dörder kişinin okul giderlerini karşılamak, ayrıca liseye devam eden biri yatılı üçü de gündüzcü olmak üzere dört öğrencinin zaruri masraflarını ve okul ücretlerini ödemekti. Bundan başka, kulübün gelirleri yeterli olduğu vakit liseden mezun olan öğrencilerin eğitimlerini, sanayi mektebinden de mezun olanların sanatlarını ilerletmek amacı ile İstanbul’a ve dış memleketlere gönderilmeleri öngörülmekteydi. Kulüp üyeleri bununla da yetinmeyip “Mekteb-i Edeb” adında Üsküp’te özel bir okul dahi açtılar.
“Şubban-ı Vatan” kulübünün üyeleri, eğitimden başka, kültür alanında da verimli bir faaliyet gösterdiler. Hem halkı eğitmek hem de kulüp için bir gelir elde etmek gayesiyle Üsküp’teki modern tiyatro binasında çeşitli müsamere ve temsiller düzenlediler. Hemen bütün kulüp ve dernekler gibi Şubban-ı Vatan’da ‘Yıldız’ adında bir yayın organı çıkarmaktaydı. Dergide siyasi olaylardan başka, edebiyat ve tarih ile ilgili yazılar da yayınlanıyordu.
Ne yazık ki 8 Ekim 1912 tarihinde patlak veren Baltan Savaşı, Şubban-ı Vatan kulübünün bu hayırlı ve verimli faaliyetlerine son verecektir .
Makedonya Muhtariyeti Türk İhtilal Komitesi: 1908–1912 arası faaliyet gösteren bu komitenin amacı Makedonya’nın Türklüğünü korumaktı. Türk İhtilal komitesince Makedonya 4 ayrı bölgeye ayrıldı. Birinci bölge; Sarışabanlar, Pravişte, Kavala, Drama, Pürsıçan , İkinci bölge: Serez, Zihne, Demirhisar, Üçüncü Bölge: Selanik, Kılkış, Nekrita, Langaza. Dördüncü bölge: Yenice Vardar, Karaferye, Vodina, Gevgili, Zoyran ve Kocaova’dır .
Kırmızı Kardeşler İhtilal Komitesi: Bu komitenin amacı; Türkiye’de bulunan çeşitli unsurlar arasındaki ihtilafı kaldırmak ve Osmanlı İmparatorluğu’nun bu bütünlüğünü muhafaza etmekti. Fakat bu komitenin asıl maksadının mevcut idareyi değiştirmek olduğu da ileri sürülmekteydi .
II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Bulgar Komitacıları, Makedonya’da serbest olarak çalışmaya başladı. Burada kurulan Bulgar meşrutiyet kulüpleri Bulgaristan lehinde propaganda yapıyorlardı. Bunlara iyi davranan İttihatçılar, onları Osmanlı vatandaşı yapma hayalinde idiler. Hâlbuki bunların esas gayesi Osmanlılarla iyi geçinerek Sırp, Rum ve Ulahlara karşı üstünlük sağlamak ve Makedonya’nın Bulgaristan’a ilhakı şartlarını oluşturmaktı . Bulgaristan (Makedonya Komitesi), Meşrutiyet sayesinde, Makedonya’ya özerklik verilmesinin zorunlu olacağını; Rum ve Ermeniler sayesinde ekonomik avantajlar sağlayacağını ümit ediyordu .
Makedonya’da eşitliğin kurulması ile Rum, Bulgar ve İslam nüfusunun bir çatı altında toplanması sağlanmaya çalışıldı. Artık Balkanlarda silah sesleri işitilmiyordu. Fakat ne yazık ki, bu kısa sürdü . Zira İttihat ve Terakki, Makedonya komitesine verdiği vaatleri unutarak yön değiştirdi. Bir kanunla toplanma serbestliği ağır şartlara bağlandı. Eksarhhane’ye ve Patrikhane’ye verilmiş olan imtiyazlar kısıtlandı, silahlar toplatıldı. Bu beklenmedik hareketler üzerine komite üyeleri silahlanarak dağa çıktılar. İttihat ve Terakki vaziyete hâkim olmak için biri çetelere diğeri kiliselere ait iki kanun çıkardı. Ancak ‘kiliseler kanunu’ndan memnun olmayan Makedonya’daki unsurlar bir araya gelerek bazı eylemlerde bulundular. Radoviş, Manastır, Ohri, Kumanova, Prilep, Kruşova ve Kiçevo’da düzen diye bir şey kalmadı .
II. Meşrutiyet’in ilanından iki gün önce Rusya’nın İngiltere’ye, ‘Makedonya’da Jandarma ve Adliye Islahat’ına dair uzunca bir muhtıra verdiği görülür. 27 Temmuz’da İngiltere Hariciye Nazırı Edward Grey, buna cevaben şöyle der: “Çeteler faaliyetlerini durdurduğu için Makedonya’nın durumu iyileşmiştir. Bu durum devam ettikçe ve Osmanlı Hükümeti onu korumaya çalıştıkça beklemeyi daha doğru buluruz. Rus hükümeti de bizim gibi düşünüyorsa bu düşüncemizi öbür büyük devletlere de bildireceğiz”. Bunun üzerine Rusya, büyük devletlere gönderdiği birer genelge ile yeni bir ıslahat taslağı vermekten vazgeçtiğini belirtir .
Avusturya, II. Meşrutiyet’ten memnun görünmek istemekteydi. Rus teklifini aldıktan sonra Avusturya-Macaristan Hükümeti Makedonya’da bulunan jandarma gücüne geri çekilme emri verdi. Bunu müteakip Rusya Hükümeti de Jandarma kuvvetinin Selanik’te toplanmalarını emretti. Ardından İngiltere ve Fransa’da bunlara uydu. Fakat İtalya hükümeti eski durumunu koruyordu. İtalyan Hükümeti ise yabancı zabıtanın bölgede kalmasını istiyordu. Zira Makedonya’da ne kadar kalınırsa Genç Türklerin; Vesayet-i Ecnebiyeden o kadar çabuk kurtulmaya çalışacaklarına, bu suretle idarenin düzelmesine gayret edeceklerine inanmaktaydı. Bunun için yabancı zabıtanın şimdilik Makedonya’da bırakılmasından yanaydı .
II. Meşrutiyet İngiltere’de de iyi karşılandı. Böylece Makedonya Meselesi’nden dolayı artık Osmanlı Hükümeti’ni sıkıştırmanın doğru olmayacağı inancı öne çıktı. Yayınlanan İngiliz belgelerine göre; İngiltere hükümeti, Makedonya’daki memur ve subaylarını istenildiği zaman geri çekmeye hazırdı.
Fransa, II. Meşrutiyet’in ilanından memnundu. Zira Genç Türklerin çoğu Fransız kültürünü benimsemiş kimselerdi . Fakat ilk görünüşte II. Meşrutiyet, Almanya’nın aleyhineydi. Çünkü Abdülhamit ve maiyeti Almanlara bağlıydı .
Genç Türklerin başarılı faaliyetleri büyük devletlerin müdahalesini durdurdu. II. Meşrutiyet’in ilanıyla bütün ıslahat önerileri askıda kaldı. Yeni Türkiye’nin birinci neticesi idareyi kendi eline almasıydı. Böylelikle tüm Osmanlı ülkesi iyi bir idare ile düzene girecekti. Bu yeni idare, yabancıların karışmasını engelleyecek bir takım yeni icraatlara da girişecekti .
TÜRKİYE ÜSTÜNE OYUNLARA “START” VERDİLEER
Makedonya Meselesi ile ilgili bir konuşma yapan İngiltere Hariciye Nazırlığı eski müsteşarlarından Lord Persi şunları söyler: “Türkiye, hariciye nazırımızın Makedonya Meselesi’ne dair bazı izahatlarda bulunmasını genel menfaatlerine uygun görürlerse kendimi mutlu sayacağım. Geçmiş günlerde Türkiye’de meydana gelen olaylar üzerine İngiltere ve Rusya, Makedonya ıslahatıyla ilgili programlarını Osmanlı’ya teklif etmeden önce bir müddet incelemeyi uygun bulmuşlardır.
Fikrimce bu mütalaa esassızdır. Çünkü ilan ve kabul edilen Kanun-ı Esasi’nin sonuçları ne olursa olsun İngiltere, devletin içişlerine dışarıdan karışılmasına taraftar değildir. Türkiye’de ıslahatın yapılmasını Hıristiyanlar kadar Müslümanların da istediğinden eminim…Buna göre Osmanlı devletinin bu vilayetleri (Makedonya) için düşünülen muhtariyet veya bir diğer yönetim şekli yanlıştır”.
Lord Persi ayrıca Makedonya’daki durumun düzene sokulması için askeri gücün çekilmesinin gerekliliğine de değinir. Sözde bu askeri gücün masrafları fazlaydı. Dolayısıyla bunun yükünü diğer Osmanlı vilayetleri de çekmekteydi .
Hariciye Nazırı Edward Grey ise LordPersi’nin fikrine katılmadığını söyler. Ona göre Makedonya’daki askeri birlik tüm Osmanlı ülkesinin hukuksal devamlılığından ve hudutları muhafazasından kaynaklanmaktaydı.
“Türkiye’deki ani gelişmelerden dolayı Makedonya meselesiyle ilgili bir şey söylemek şimdilik uygun değildir” diyerek sözüne devam eden Sör Edward Grey; kötü idare altında bulunan Türkiye’ye karşı izledikleri politikada İngiltere’yi haklı gösteriyordu. Ona göre bütün karışıklığın başı kötü idaredir ki, bu hem diğer devletleri hem de bölgedeki ahaliyi tahrik ediyordu..

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz