KİMSE YOK MU DERNEĞİ DAVASINDA 2 TUTUKLAMA

KİMSE YOK MU DERNEĞİ DAVASINDA 2 TUTUKLAMA

ERDEMLİ VADİSİ GÖRENLERİ HAYRETE DÜŞÜRÜYOR

ERDEMLİ VADİSİ GÖRENLERİ HAYRETE DÜŞÜRÜYOR

10 KADINDAN 1’İ SERVİKS KANSERİ RİSKİ ALTINDA

10 KADINDAN 1’İ SERVİKS KANSERİ RİSKİ ALTINDA

MELİKGAZİ BELEDİYESİ SPORU MAHALLELERE TAŞIDI

MELİKGAZİ BELEDİYESİ SPORU MAHALLELERE TAŞIDI

BÜYÜKŞEHİR KAVŞAKLARI YENİLİYOR

BÜYÜKŞEHİR KAVŞAKLARI YENİLİYOR

TÜRKİYENİN KARANLIK YILLARI (5)
  • MUSTAFA METEİSLAMOĞLU
    • MUSTAFA METE İSLAMOĞLU
    • m-meteislamoglu@hotmail.com
    • 8 Ağustos 2017 - 13:45:58

6 Nisan 1909 tarihli “Politika” Gazetesi şunu ilan etmekteydi: “Makedonlar, Türkler ve Arnavutlar, gönüllü olarak aynı elbise ve resmi rubalarla, Halk Ordusu olup Üsküp’ten, Gevgeli’den, Selanik’ten savaş için İstanbul’a yürüyorlar…”
Ulusal Federatif Partisi Selanik Bürosu ve Meclis-i Mebusan üyesi olan DimitarVlahov, gönüllü Makedon tugaylarının oluşturulmasını isteyen bir çağrı yayınladı. Üsküp Ulusal Federatif Parti şubesi, Üsküp Jöntürk Komitesi ile işbirliğine gitti . Bu işbirliği ile varılan antlaşmaya katılan Makedon temsilcisi, Makedon Devrimci örgütünün kurucularından biri olan PetarPoparsov idi. Doğu Makedonya’nın merkezi bölgelerinde ise YaneSandanski, Hristo Çernopeev ve TodoPanitsa Makedonlardan gönüllü toplanması işini örgütledi. Sandanski, Çernopeev ve Panetsa’nın komutası altındaki Makedon gönüllülerinden oluşan birlikler (1200 kişi) İstanbul’a hareket etti. Selanik’ten de 79 Makedon gönüllüsü bunlara katıldı. M. Kemal komutası altında ayaklananlara karşı mücadele eden bu gönüllülerin büyük bir bölümü öldü .
Sandanski, Makedonya’daki Bulgarlara hitaben gönderdiği bir beyannamede, “Genç Türk Hükümeti tam bir hürriyet vaat ettiğinden halkımızın gelişmesini serbest kıldığından, bizler hür ve yeni Türkiye’nin düşmanlarına karşı savaşmak zorundayız. Bu bizim görevimizdir. Rumlar ise eski idareyi geri getirmekten başka bir şey düşünmüyorlar. Bulgaristan krallığı ile biz çoktan alakamızı kestik. Bundan böyle bütün emelimiz yeni idarenin devamına bağlıdır. Bütün bunlar yalnızca bugün Türkiye’de mevcuttur” demekteydiler.
Haziran 1909’da Bulgarlarla Rumlar arasındaki çarpışmalar Makedonya’nın huzurunu bozmaktaydı . Ağustos 1909’da ise Makedonya’da asayiş ihlal edilerek İnsanlar haksız yere tutuklanıp baskı ve işkenceye maruz kalmaktaydılar. Bu huzursuz durum çete faaliyetlerinin artmasına ve halkın dağlara çıkmasına neden oldu .
Sofya’daki Bulgar komiteleri gizlice yaptıkları toplantılarda Makedonya’ya yeniden çeteler gönderme kararı aldılar. Bu kararın hemen ardından Cuma-i Bala (Yukarı cuma) kazasındaki Dubrova karayolundan hareketle hududu geçen çeteler (40 kişiden ibaretti) beş koldan Drama, Serez, Demirhisar, Nevrekob ve Razlak taraflarına geçtiler .
Kasım 1909’da çıkarılan bir yasa ile belirli bir ulusun adını kullanarak kurulan derneklerin faaliyetlerine son verildi. Ayrıca, Anayasa’da yapılan değişiklikle, “Devletin din ve mezheplerin uygulanması kolaylığını sağlamak” gibi bir görevi olduğu da kabul edildi. Böylece kilise ve yabancı okullar göz önünde tutulmaya başlandı .
Aynı tarihlerde (Kasım 1909’da) Belgrat’a giden Bulgaristan kralı kendi çıkarları doğrultusunda Sırp’larla bir uzlaşmaya girmekten çekinmedi. Varılan anlaşmaya göre; Bulgaristan kralı Kosova’yı ve Manastır’ın kuzeyini Sırplara bırakacak, Sırbistan ise, Makedonya’nın Manastır’dan Selanik’e olan kısımlarında Bulgaristan’ın hakkı olduğunu tasdik edecekti. Bundan başka Sırbistan borç olarak almış olduğu 50 milyon Frang’ın büyük bir kısmını askeri alanda kullanabilecekti. Ardından söz konusu parayla 50 mitralyöz, 10 havan topu ve 200.000 kişilik ordu için gerekli olan birçok levazımatın alındığına dair haberler basına da yansıdı .
Gelişmeler üzerine Osmanlı Hükümeti; Makedonya’da karışıklık ve fesat tohumu saçan, birçok köyler yakan, evler yıkan, soygun ve öldürme gibi birçok suça cesaret eden eşkıya çetelerinin ortadan kaldırılması için “çeteler nizamnamesi” yayınladı. Bu şekilde halkın güvenliği sağlanmaya çalışıldı. Bu nizamnameye karşı çıkan Bulgaristan ırk ve mezhep bazında Osmanlıya karşı tavır almakta ve merkezi hükümete karşı bazı gösterilerde bulunmaktaydı.
Bir yandan Yeni Bulgaristan hükümetinin Makedonya’yı “Bulgaristan” yapmak hayali, diğer yandan Yunanlıların “Megaloİdea’sı” öte yandan ise Balkan hükümetlerinin işbirlikleri ve rekabetleri, bunları takip eden hudut kavgaları Osmanlı hükümetini kendini korumak için çareler aramaya sevk etti. Ve.. Osmanlı idari düzeni yıkılmak üzereydi iyice dağıttil
Bu arada Bulgaristan’ın tek taraflı tavırları üzerine hükümet, Bulgaristan aleyhinde bazı kararlar aldı. Bunu tehir etmek için ise Liberal Fırkası reisi Dr. Danef İstanbul’u ziyaret etti .
1910 Şubatında bazı devletler ordularını düzenlemekte, silah temin etmekte ve diğer askeri ihtiyaçlarını karşılamaktaydılar. Kimi barıştan bahsederken, kimi de barış için savaştan bahsediyordu. Böylece savaş hazırlıkları yapılıyordu.
Bulgaristan, kendi halkını ve Makedonya’daki Osmanlı-Bulgar milletini kışkırtarak Makedonya Meselesi’ni alevlendirmek istemekteydi. Bulgarca yayınlanan Veçerna Post ve Dnevnik gazeteleri, Rusya’nın Karadeniz Donanması’nı Bulgaristan’a bağışladığını, bu gemilerle Makedonya’nın fethedileceğini bile yazmaktaydı .

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz