YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM DÖNEMİ KOCASİNAN ÇOCUK’LA BAŞLADI

YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM DÖNEMİ KOCASİNAN ÇOCUK’LA BAŞLADI

1.VE 2. ETAP EŞREF BİTLİS PARKI HAYIRLI OLSUN!…

1.VE 2. ETAP EŞREF BİTLİS PARKI HAYIRLI OLSUN!…

HACILAR’DA EĞİTİM ÖĞRETİM HAFTASI KUTLANDI

HACILAR’DA EĞİTİM ÖĞRETİM HAFTASI KUTLANDI

POLONYALI MONİKA MÜSLÜMAN OLDU

POLONYALI MONİKA MÜSLÜMAN OLDU

ALİ ASLIM YAZIYOR…KAYSERİ’DEN SEÇMECELER…

ALİ ASLIM YAZIYOR…KAYSERİ’DEN SEÇMECELER…

TÜRKİYENİN KARANLIK YILLARI (7)
  • MUSTAFA METEİSLAMOĞLU
    • MUSTAFA METE İSLAMOĞLU
    • m-meteislamoglu@hotmail.com
    • 10 Ağustos 2017 - 12:39:11

“Yanya’da büyük cemiyetimize” diye başlayan Aristotlu imza ve 11 Ocak 1910 tarihli vasikada ise, Yanya ve Preveze’de vatan muhafazası için bulundurulan tüfeklerin değiştirileceğinden bahsediliyordu. Ayrıca bunları almak için güvenilir kişilerin görevlendirilmesi de isteniyordu. Yazıda bunun için bir kaç isim öneriliyordu. Bu isimler Borkiç, Daskal, Borkiyani ve kızıydı. Bunlardan birinin seçilmesinin de isabetli olacağı ilave ediliyordu . Bulgar Makedonya komitesi Mart 1910’da neşrettiği bir beyannamede; Makedonya ahalisini karışıklık çıkarmaya, Makedonya’nın muhtariyetini istemeye teşvik ediyordu . Ancak bir süre sonra hükümet Selanik, Drama ve Kavala efradı redifesinin derhal silah altına alınmasına karar verdi .
1910 yazına gelindiğinde Makedonya’daki Ulahlar Yunanlılar aleyhinde bölünmeye başladılar. Üsküp’teki Bulgarlar eziyet gördükleri gerekçesiyle büyük devletlerin konsoloslarına protestolar veriyorlardı. Bulgar hükümetinin de gizliden desteklediği çetelerin faaliyetlerini arttırması üzerine Manastır ve civarındaki silahlar toplatılmaya başlandı ve örfi idare (sıkıyönetim) ilan edildi .
Bunun üzerine Gostivar, Tetova ve Üsküp’teki Müslüman ve Hıristiyan ahali silahlarını teslim ettiler. Fakat Kumanova, Palanka, Kratova, İştip ve Veles kazalarındaki ahali Matof taraftarlarının eziyetlerinden dolayı, silahlarını teslim etmiyorlardı. Bulgaristan’dan Makedonya’ya giren çeteler halka silahlarını teslim etmemesi için baskı yapıyorlardı. Bulgarlar ayrıca Makedonya’ya imtiyaz verilmesi için de çaba harcamakta idiler. Makedonya’dan pek çok kişi Bulgaristan’a hicret etmekteydi . Bu sıralarda Kiliseler Kanunu’nun çıkarılmasını isteyen bir grup gösteri yapmak istemişse de Manastır valisi buna izin vermedi .
Bu arada Osmanlı Hükümeti, İngiltere’nin Makedonya’da halka zulüm yapıldığı şeklindeki beyanatını yalanladı. Ayrıca Fransız yönetimi de silah toplanması sırasında halka eziyet yapıldığını ileri sürüyordu. Aslında bu tip söylentilerin çıkmasına Bulgarlar neden oluyordu .
Şüphe üzerine aranan Konstantin isminde birinin üstünden Dimitro adlı bir mektep hocasının 16 Mayıs 1910’da Siroz’dan gönderdiği mektup çıkar. Bu mektupta toplanan para ile alınması gereken silahların durumu soruluyordu. 16 Mayıs 1910’da MihaelGrikoriyades imzasıyla Atina’dan (Konstantin’e) gönderilen bir diğer mektupta ise Makedonya’nın muhtelif kasabalarında vukuu bulan gösterilerde, Yorgi’ye muhalefet olup olmadığı sorulmaktaydı .
Osmanlı Hükümeti, Makedonya’da huzursuzluk çıkaran Bulgar ve Yunan eşkıyalarına yönelik askeri faaliyetlere girişti. Bu bağlamda Gligor ve Sinof’un haziran ayındaki çatışmada yakalanmaları , çeşitli suçlar işleyen Apostol ve çetesini ele geçirmek amacıyla Ağustos ayında Osmanlı Kuvvetlerinin Yenice-i Vardar kazası dâhilindeki köyleri kuşatma altına almaları gibi gelişmeler yaşandığı görülmektedir .
Abdülhamit’in ilk günden itibaren izlediği Balkan politikasının esası; Balkanlıları birbirine düşürmekti. Böylece Osmanlı egemenliğindeki Balkanlılar, birbirleriyle mücadele etmekten devlet otoritesine karşı mücadele etmeye fırsat bulamayacaklardı. Bu politikanın bir süre faydalı olduğu ve elde kalan son Balkan topraklarının kopmasını geciktirdiği söylenebilir.
Abdülhamit’in tahttan indirilmesinden sonra ittihat ve Terakki; bu politikaya da el attı. Onlara göre “Kilise kavgası” bir çözüme kavuşturulmalıydı. Bu düşünceden hareketle; 3 Temmuz 1910’da “Kiliseler ve Okullar Kanunu” çıkarıldı. Hangi kilise ve okulun kime ait olduğu açıklığa kavuşturuldu. Bu uygulama ile Balkanlılar arasında yıllardır devam eden ve bir araya gelmelerine temelde engel olan en önemli anlaşmazlık ve mücadele konusu çözüme kavuşturuldu.
Kiliseler konusunun beklenmedik bir tarzda çözümlenmesi, Balkan ittifakının oluşmasına uygun bir ortam sağladı ve ittifak konusundaki gelişmeler hız kazandı. Sırp başkenti Belgrat’taki Rus elçisi ve Bulgar başkenti Sofya’daki Rus elçisi, Rusya’dan aldıkları talimat gereğince; 1910 yılı yazında Bulgarlarla Sırpları bir ittifak etrafında toplamak için teşebbüse geçtiler. Nitekim bu çalışmalar Mart 1912’de hedefine ulaşacaktır.
Ekim 1910 tarihli Köylü Gazetesi’nde şunlara yer veriliyordu;
“Makedonya’da bir arada yaşayan millet dört bir taraftan baskı altına alınmak istenmekteydi. Bölgedeki asayişi bozmak isteyen Bulgar, Rum (Yunan), Sırp vb. Unsurlar birbirlerini yok etmeleri için insanları kışkırtmaktaydı. Bir ülkenin sonunu hazırlayabilecek iç isyanların ve ihtilallerin tekrar etmemesi için iki çare vardır. Bunlar eğitim ve silahsızlıktır şüphesiz en önemlisi eğitimdir, ancak bu böyle kısa vadede olacak bir şey değildir. Bunun için hükümet ilk iş olarak cahil halkın elindeki silahları toplamaya karar verdi. Çünkü cahil halk ufacık bir kışkırtma ile ayaklanabilecek durumdaydı. Nitekim Arnavutluk’taki isyan bunun en çarpıcı örneğidir. İşte bunun için devlet Arnavutluk’taki ve Makedonya’daki halkın elindeki silahları toplamaya başladı. Bu uygulama gayrimüslimleri rahatsız etti. Çünkü bu uygulama bazı olayları gerçekleştirmek isteyen dış güçleri engelliyordu. Özelikle Bulgarlar, bu silah toplama işini çarpıtarak kendine destek aramaya çalışmıştır. Peki, böyle davranmasına neden olan sebepler ne idi?

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz