YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM DÖNEMİ KOCASİNAN ÇOCUK’LA BAŞLADI

YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM DÖNEMİ KOCASİNAN ÇOCUK’LA BAŞLADI

1.VE 2. ETAP EŞREF BİTLİS PARKI HAYIRLI OLSUN!…

1.VE 2. ETAP EŞREF BİTLİS PARKI HAYIRLI OLSUN!…

HACILAR’DA EĞİTİM ÖĞRETİM HAFTASI KUTLANDI

HACILAR’DA EĞİTİM ÖĞRETİM HAFTASI KUTLANDI

POLONYALI MONİKA MÜSLÜMAN OLDU

POLONYALI MONİKA MÜSLÜMAN OLDU

ALİ ASLIM YAZIYOR…KAYSERİ’DEN SEÇMECELER…

ALİ ASLIM YAZIYOR…KAYSERİ’DEN SEÇMECELER…

TÜRKOLOJİ ÇALIŞMALARININ TARİHİ GEÇİŞ AŞAMALARI-II
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 8 Ağustos 2017 - 13:30:53

ESKİ SOVYETLERDE VE ŞİMDİKİ RUSYA’DA TÜRKOLOJİ
ÇALIŞMALARININ TARİHİ GEÇİŞ AŞAMALARI-II
İhtilalin doğurduğu milliyetçilik akımının dürttüğü Avrupa milletlerinin milli bünyeye dönüş çerçevesinde kendi tarihlerine yönelmeleri neticesinde folklor bilimiyle aynı anda milli (native) dil de aynı oranda önem kazanmıştır. Bu meyanda kadim Avrupa milletleri (Almanlar, Fransızlar, İngilizler, İtalyanlar) kendi köklerine ulaşmak için Kıta Avrupasını didik didik ederken o zamanki bir kaç Avrupalı millet bu süreçte hayal kırıklığına uğramıştır. Bunlardan başlıcaları Macarlar, Bulgarlar ve Finlerdir. Zira bunlar kendi köklerini Avrupa’da araken tarihi hakikatler onları Asya’nın steplerine sürüklemiş ve hasbelkader “bizi” bulmuşlardır.
Türkolojinin doğumu o zaman başlayan bu araştırma ve anlayışa dayanır. Daha sonra ilgi çeken bu trende diğer büyük Avrupa devletleri de katılmış ve oryantalizm ve Türk hayranlığının da etkisiyle Türkçe’ye ve Türklüğe yoğun bir ilgi başlamıştır. O yüzden ilk türkologların Alman, Macar, Fransız ve Rus gibi gayri Türk milletlerden olmaları bizleri şaşırtmamalıdır.
Bu yabancı türkologlar içerisinde Türkçe’ye en fazla hizmet eden ve Türklük bilimi dünyasına adını altın harflerle kazıyan iki Wilhelm, Wilhelm Radloff ve Wilhelm Thomsen’dir. Fahiş hatalarla da olsa Türkçe’nin bilinen ilk yazılı metinleri olan Orhun Abideleri’ni 1893’te ilk defa deşifre eden ve 20’den fazla dil bilen W. Radloff, Alman asıllı bir Rustur. Bu anıtları çözmede Radloff kadar acele etmeyip ihtiyatlı davranan ve bunun neticesinde mükemmele yakın bir okumaya ulaşan W. Thomsen ise İsveçlidir. Bunların yanında bu abidelerin varlığından Avrupa kamuoyunu ilk defa haberdar eden ve gene İsveçli olan Strahlenberg’i de unutmamak gerekir.
Bizde, o zamanki adıyla Osmanlı’da, Avrupa’ya nisbeten yavaş giden işler, 1900’lerin hemen başında Ali Emiri Efendi adında bir kitap kurdunun “Divan-ı Lügati’t-Türk” adlı paha biçilmez eseri İstanbul sahaflarını gezerken yaşlı bir kadında bulup 40 altına taksitle satın alması ile ivme kazanır. Kitaba gözü gibi bakan Emiri Efendi’den bu yegane nüshayı alıp baskıya hazırlama vazifesi Kilsli Rıfat Bey’e tevzi edilir. Lakin bu muazzam kitabı yanından bir lahza ayırmayan ve kimselere dahi göstermeyen Emiri Efendi’nin inadını kırmak için devrin sadrazamı(başbakanı) Talat Paşa devreye girmek zorunda kalır ve Paşa’yı kıramayan Emiri Efendi kitabı Rıfat Bey’e verir. Uzun müddet kitap üzerinde çalışan Rıfat Bey’in ömrü bu işe vefa etmeyince “Divan- ı Lügati’t-Türk”ü ilk neşretme şerefi Besim Atalay’ın olur.
İsmi geçen bu zatların ve sair nicelerinin hakkı mahfuz, o gün bu gündür Türkiye’de yetişen en büyük türkologlar aslen Kazan Türklerinden olan Reşit Rahmeti Arat ve soyu meşhur Köprülü ailesine dayanan Fuat Köprülü’dür.
Abartarak söylersek bu ikisi, yeni nesil türkologlara yapacak çok iş bırakmamışlardır. Köprülü’nün daha 20 yaşında Yunus Emre ve Ahmet Yesevi’yi anlattığı şaheseri “Türk Edebiyatında ilk Mutasavıflar” ve Arat’ın neşrettiği yazılış tarihi ve hacmi ile dünya edebiyat tarihi açısından da çok mühim bir eser olan “Kutadgu Bilig” (Bundan muradımız Arat Hoca’nın Türkiye Türkçesi’ne aktardığı metindir. Okuyucularımız zaten Kutadgu Bilig’i Yusuf Has Hacib’in yazdığını bilirler) genç türkologların önünde aşılmaz birer eser olarak durmaktadır.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz