POLİSE ATEŞ EDEN 3 KİŞİ KOVALAMACA SONRASINDA YAKALANDI

POLİSE ATEŞ EDEN 3 KİŞİ KOVALAMACA SONRASINDA YAKALANDI

KOLUNA ‘YURTTA SULH KONSEYİ’ DÖVMESİ YAPTIRAN BİR KİŞİ YAKALANDI

KOLUNA ‘YURTTA SULH KONSEYİ’ DÖVMESİ YAPTIRAN BİR KİŞİ YAKALANDI

KAYABAĞ HALI SAHA FUTBOL TURNUVASI DOSTLUK VE KARDEŞLİK TURNUVASININ ŞAMPİYONU

KAYABAĞ HALI SAHA FUTBOL TURNUVASI DOSTLUK VE KARDEŞLİK TURNUVASININ ŞAMPİYONU

DÜNYAM HASTANESİ’NİN ACI GÜNÜ

DÜNYAM HASTANESİ’NİN ACI GÜNÜ

KOCASİNAN’IN SOKAK OYUNLARI ŞENLİĞİ ERKİLETLİ ÇOCUKLARI MUTLU ETTİ

KOCASİNAN’IN SOKAK OYUNLARI ŞENLİĞİ ERKİLETLİ ÇOCUKLARI MUTLU ETTİ

TÜRKOLOJİ ÇALIŞMALARININ TARİHİ GEÇİŞ AŞAMALARI-III
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 9 Ağustos 2017 - 14:16:59

ESKİ SOVYETLERDE VE ŞİMDİKİ RUSYA’DA TÜRKOLOJİ
ÇALIŞMALARININ TARİHİ GEÇİŞ AŞAMALARI-III
Türkoloji ilminin ilgi alanı ve coğrafyası o kadar geniştir ki üç beş satırla anlatmak mümkün değildir. Milletimiz ve dilimiz her milletin üstesinden gelemeyeceği nice badireler atlatarak mevcudiyetini hala sarsılmaz bir şekilde devam ettirmektedir. Bir zamanlar konjontür gereği fazlaca Arapça ve Farsça ile iştigal eden dilimiz, bir zaman sonra Fransızca ve şimdilerde İngilizce ile çokça haşır neşir olmaktadır. Bizim kanaatimizce bundan korkmaya hiçbir sebep yoktur. Dilimiz alacağını almış vereceğini vermiş, sair her dil gibi kendi doğal seyrinde devam etmektedir. Lakin kabul etmek gerekir ki günümüzün uluslararası bilim dili İngilizcedir ve bu bir müddet daha böyle devam edecektir. Bununla birlikte yakın gelecekte İngilizce’ye en büyük rakip 21. asra dalları budanarak girmiş olmasına rağmen gene Türkçedir. Biz inanıyoruzki yakın bir zamanda bu komplekslerinden kurtulan Türkçemiz kadim Doğu ve Batı dillerinden de aldığı destekle yeni bir dünyanın dili olacaktır. Bunun en sarih delili dünyanın dört bir yanına yayılan ve etrafındakilere Türkçe öğretmeyi kutsal bir meslek sayan gönül eri Türkçe sevdalılarıdır.Sovyet Türkolojisinin temelleri çarlık döneminde atılmıstır. Özellikle Çar Deli Petro döneminde, siyasi ve askerî gelismelere bağlı olarak Türklere ve Türk diline ilgi artmıstır. Bu dönemde Türkçenin
pratik olarak öğretilmesi ve tercümanlar yetistirilmesi yönünde kararlar alınmıstır. Rus çarının Türkler, Araplar ve Farslar ile ilgili politikasının bir gereği olarak, özellikle de 1711 Prut seferi dolayısıyla Türkçe, Farsça ve Arapça bilen kisilere ihtiyaç duyulmustur. 1. Petro, Türkçe (ve Tatarca), Arapça ve Farsça bilen tercümanlar yetistirilmesi için 1716 ve 1724 yıllarında yazılı emirler vermistir1. Rus Çarının Türklerle ile ilgili konularda danısmanlığını yapan eski Buğdan Voyvodası Dimitri Cantemir, Çarın bu yönlendirmelerine bağlı olarak 1716 yılında Osmanlılar hakkında bilgi
veren “Đncrementa atque Decramenta aulae Othomanicae” adlı Latince bir eser yazmıstır. D. Cantemir, Deli Petro’nun Đran seferine (1722) katılmıs ve Derbend’de gördüğü bir takım yazıtları toplamıs, Kazan valisi Saltıkov da yine Deli Petro’nun emriyle eski Bulgar sehirlerindeki mezar kitabelerini tespit ve tercüme etmistir. Bilimler Akademisinin (1724-1725) Deli Petro tarafından
kurulması ile birlikte genel olarak doğu bilimleri, özel olarak da Türkoloji çalısmaları ivme kazanmıstır. Akademinin kurucuları arasında yer alan Alman bilgini Gottlieb S. Bayer, Türkoloji ile de ilgilenmis Yenisey yazıtlarının bir bölümü üzerinde çalısmıs ve Ebulgazi Bahadır Han’ın Secere-i Türk’ünden bir bölümü Latinceye çevirmistir. Daha sonra birçok arastırmacı Ebulgazi’nin eseri üzerinde çalısmalar yapmıstır; A. G. Tumanskiy Secere-i Türk’ü yayımlamıs, Kononov daha sonra bu eseri tercüme ederek yeniden basmıstır. 1870’li yıllarda Holdermann’ın gözetimi altında Türk lehçeleri üzerine önemli çalısmalar yapılmıs, Tatarca’nın ilk grameri Đ. Giganov
tarafından yazılmıstır. Moskova, Kazan ve Harkov üniversitelerinde ve 1819’dayeniden kurulan St. Petersburg üniversitesinde de Doğu Dilleri Bölümü açılmıs; bu bölümlerdeki çalısmalarda Türk dili arastırmaları özel bir yer almıstır. Petersburg üniversitesi Profesörlerinden Josef Julian Sekowaki ilk özgün Türk dili kılavuzunu hazırlamıstır. Aynı üniversitede Georges Rhasis bir Fransızca-Türkçe sözlük (1828) yayımlamıstır. Sovyet Türkolojisi de dünyadaki diğer ülkelerdeki Türkoloji çalısmaları gibi doğu biliminin içinde doğup gelisti. Değisik amaçları olsa da yapılan arastırmalar Türklük bilimine önemli katkılar sağladı. Dünyadaki en güçlü Türkoloji merkezleri arasında, arastırmaların sayısı ve niteliği bakımından Sovyet Türkolojisi hep ön sıralarda yer aldı.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz