ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

ÜÇÜNCÜ DÜNYA HARBİ
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 10 Eylül 2015 - 18:47:58

I.Dünya ve III. Dünya Harbi’nin Sebepleri
I. Dünya Harbi’nin en önemli sebebi, Ortadoğu’da siyasi coğrafyanın, yani sınırların değişmesi idi. Bu da ancak, Afrika ve Balkanlardaki topraklarını kaybetmesine rağmen Ortadoğu’daki topraklarını korumaya devam eden Osmanlı İmparatorluğunun bu topraklarında da parçalanarak yokedilmesi ile mümkündü. Zamanın büyük sömürgeci devletleri İngiltere, Fransa, Almanya ve Rusya, bütün dünyayı sömürgeleştirdikleri halde tek sömürgeleştiremedikleri ve kozlarını paylaşamadıkları alan olarak Osmanlı ülkesi kalmıştı. O günlerin süper gücü İngiltere, “Üzerinde güneş batmayan imparatorluğu” nu önemli stratejik geçit yolu Süveyş Kanalı’nı ve önemli petrol bölgesi Irak’ı hâkimiyetine almak suretiyle tamamlamak istiyordu. Bu sömürgecilik tamamlamalarından olarak, Fransa, Filistin- Lübnan-Suriye ve Güney Doğu Anadolu – Çukurova’yı ülkesine katmak, Çarlık Rusyası ise, Çar I. Petro’dan (Deli Petro) beri “milli-tarihi emeli” olan İstanbul ve Çanakkale Boğazlarına konmak suretiyle imparatorluklarını tamamlamak istiyorlardı.
1871’de birliğini yeni kurup, yeni “Büyük Devlet” haline gelen Almanya’nın Osmanlı üzerindeki hesapları ise daha değişik ve devasa idi. Adı geçen devlet, ‘Drang Nacy Osten” (Şark’a Doğru) politikası gereği, Osmanlı’yı “İngiliz Hindistanı” statüsünde bir “Almanya Hindistan’ı” haline getirip onun topraklarına “muhlishane – hulul” metotlarıyla yerleşmek istiyordu. I. Dünya Harbi’nde Almanlar Osmanlı ile boşunu müttefik olmamışlardı. Bu sayede, harpte anavatanlarında çembere alınmamak ve harpten galip çıkarlarsa Türkiye’ye kendileri yerleşmek emelliyle gelmişlerdi. İsmet Paşa’nın hatıralarında yazdığı üzere, “Almanlar Türkiye’ye gitmek için gelmemişlerdi. Arzu edilen bir derecede zafer kazansalardı onların sömürgesi olacaktık” tespiti yerinde bir tespitti.
1914 – 1918 zaman dilimini kapsayan I.Dünya Harbi sonunda Osmanlı –Almanya ikilisi mağlup olunca, Osmanlının tasfiyesi sonucu, Ortadoğu’nun sınırları “cetvel” le sömürgeci İngiliz ve Fransızların emellerine göre 25 küçük devletçik esasına göre yeniden çizildi ve yine bu sırada, Filistin’de “geleceğin bir çıban başı” olarak İngilizlerini himayesinde “Siyonizm Davası” (Adı geçen bölgede şartların hazırlanması sonucu İsrail Devleti’nin kurulması) çıkarıldı. Bu emperyalist devletler, Ortadoğu coğrafyasında bize “Anadolu Yarımadası” kadar bir alanı “layık” gördüler. Görmezlerdi ama, onu da esasında “İstiklal Savaşı” nı vererek kazandık.
Emperyalist büyük devletler – küresel güçler, yeni yeni “Dünya Savaşları” çıkarmadan rahat edemezler. Çünkü, her dünya savaşı sonrasında, bölgesel ve uluslararası dengeler aleyhlerine döndükçe, yeni bir dünya harbi çıkararak durumu yeniden kendi lehlerine dizayn ederler. 1939- 1915 zaman dilimini kapsayan II. Dünya Harbi de zaten bu sebepten çıkarılmıştı.
Günümüz itibariyle ise, özellikle Ortadoğu bölgesinde durum giderek büyükler – küresellerin aleyhine gelişme emareleri göstermeye başladığı için, durumu yeniden onların lehine dizayn için III. Dünya Savaşı Ortadoğu’da çoktan başlamış olup devam etmektedir.
III.Dünya Harbi’nin Başlaması
I.Dünya Harbi’nin “kıvılcım” ını yakan, 25 Haziran 1914’de bir Sırplı lise öğrencisinin, Avusturya Veliahtı Ferdinant’a Saraybosna’da suikast düzenleyerek onu öldürmesi olmuştu. III. Dünya Harbi’nin kıvılcımı ise, 11 Eylül 2001’de Amerika-New York’ta ikiz küllerin bir suikast sonucu havaya uçurulması oldu. Bugün bile bu suikastın kimin tarafından düzenlendiği “net” olarak ortaya çıkmadığı halde, zamanın Amerikan Başkanı Busch, El –Kaide gibi “Müslüman terör örgütleri” denen örgütleri “suçlu” göstererek (Adı geçen örgüt olayı hiçbir zaman üstlenmedi. Sonra, bu kadar büyük bir suikastı yapacak donanıma sahip değildi) ilk tepkisi şöyle ortaya koymuştu: “Haçlı Seferleri başladı. Bize düşman olan Müslümanları birbirlerine kırdıracağız”. Onun bu açıklamasının ardından,başlaması için düğmeye basılan III. Dünya Harbinin hedeflerinin ne olacağına dair Amerikan Dışişleri Bakanı Condolezzo Rice de şunları söylemişti: “Ortadoğu’da sınırlar değişecektir.” Görülüyor ki, I. Dünya Harbi bu coğrafyayı değiştirmeyi hedef aldığı gibi, III. Dünya Harbi’nin de bu emeli taşıdığı “birinci el”den böylece açıklanmış olunuyordu.
11 Eylül Kıvılcımının ardından Amerika’nın yanındaki “İkiz Kardeşi” İngiltere ile birlikte sırasıyla Afganistan’a, Irak’a, Libya’ya en son olarak Suriye’ye askeri müdahaleleri ile III. Dünya Savaşını savaşan taraflarından birisi olarak resmen başlatmışlardır. Bu savaşın ne zaman biteceği kestirilememekte ve bazı stratejistlere göre, 2030’lu yılların başında bitirileceği tahminleri yapılmaktadır.
III. Dünya Harbi’nin Büyümesi ve Sonuç Tahminleri
2001- 2030 (?) zaman dilimini kapsayacak olan III. Dünya Harbi’nde şu anda Amerikan-İngiliz –İsrail (Bu devlet, bölücülere, silah, askeri eğitim, para ve istihbarat yardımlarıyla savaşın dolaylı olarak içindedir) ana ekseni yanında, Türkiye, İran, Afganistan, Irak, Suriye, bölge Siyasi Kürtçüleri ve Suudi Arabistan Yemen’de İran’ın desteğindeki Sii Husilere karşı 5 ortağı ile resmen işin içinde olup fiilen savaşmaktadırlar.Adı geçen ülkelerin çoğu, işin içinde çeşitli kombinezonlar da olduğu halde, genelde “kendi ülkelerini böldürtmemek” için savaş verirlerken, “Haçlı – Siyon İttifakı” dediğimiz küresel güç, kendi emelleri doğrultusunda bütün bu ülkeleri bölmeye, sınırlarını yeniden çizmeye çalışmaktadır.
Öyle sanıyoruz ki, çatışmanın sınırları bu çatışan güçlerle sınırlı kalmayacaktık. Almanya, zaten bölücülere İsrail’in desteği statüsüne benzer desteği ile dolaylı olarak savaşın içindedir. Son günlerde Fransa da Amerikan –İngiliz ikilisine destek için Suriye’de “İstihbarat Uçuşları” ile devreye girmiştir. işin içine giderek toparlamasını tamamlayan Rusya’nın da dahil olacaktır. Rusya ve İran, öteden beri Suriye’de Beşir Esat’a verdikleri silahlarla onu aktif olarak desteklemektedirler. Son günlerde “ABD ve Batı ile anlaştı” denilen İran da giderek daha aktif olarak “Yaratıcı Kaos”un içine sokularak komşularıyla vuruşturulmaya çalışılacaktır. Yine son günlerde Rusya’nın Yunanistan’dan hava alanlarını savaş uçaklarına açmasını istemesi, III. Dünya Savaşının giderek büyüyeceğini göstermektedir. Amerika ise, Yunanistan hükümetini, Rusya’nın isteklerini yerine getirmemesi için uyarmıştır.
III. Dünya Savaşı’nın sonuçlarından olarak, “Ortadoğu’nun sınırları nasıl değişecek?” projeksiyon tahminleri yapılırkende, Irak, Suriye ve Türkiye’nin 2-3’e bölüneceği, emperyalist büyük devletler – küresel güçlerin hegemonyası ve kullanımında “Birleşik Büyük Kürdistan” kurulacağı üzerinde durulmaktadır. Hatta, daha ileri projeksiyon tahminlerinden olarak, “Birleşik Kürdistan” ın da Kürtlere yâredilmeyip, denize çıkışı olmayacak “Zayıf Kürdistan” üzerinden “Büyük Ermenistan” ve “Büyük İsrail” in kurulacağından bahsedilmekte, İran’a “oynanmak” suretiyle de onun liderliğinde İran – Yemen – Suriye üçgeninde “Büyük Şii İmparatorluğu” kurulacağı dile getirilmektedir…

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz