MHP İL BAŞKANI SERKAN TOK’TAN GAZETEMİZE ZİYARET

MHP İL BAŞKANI SERKAN TOK’TAN GAZETEMİZE ZİYARET

KALP KRİZİNDEN HAYATINI KAYBEDEN POLİS MEMURU TOPRAĞA VERİLDİ

KALP KRİZİNDEN HAYATINI KAYBEDEN POLİS MEMURU TOPRAĞA VERİLDİ

NNYÜ ELEKTRİK-ELEKTRONİK MÜHENDİLİĞİ ÖĞRENCİLERİ RÜZGAR TÜRBİNLERİNİ İNCELEDİ

NNYÜ ELEKTRİK-ELEKTRONİK MÜHENDİLİĞİ ÖĞRENCİLERİ RÜZGAR TÜRBİNLERİNİ İNCELEDİ

KAYSERİ’DE ÜRETTİĞİ SÜLÜKLERİ DÜNYAYA PAZARLIYOR

KAYSERİ’DE ÜRETTİĞİ SÜLÜKLERİ DÜNYAYA PAZARLIYOR

GÖÇER “DOĞA DERSLERİ MÜFREDATA GİRMELİDİR”

GÖÇER “DOĞA DERSLERİ MÜFREDATA GİRMELİDİR”

“UYUYAN DEV (Mİ) UYANDI…”
  • İBRAHİMPEKBAY
    • İBRAHİM PEKBAY
    • ibrahimpekbay@kayserihakimiyet2000.com
    • 8 Şubat 2018 - 13:56:26

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, gurup toplantısındaki konuşmasında “Uyuyan dev uyandı” dedi…

Uyuyan kimdi, dev kimdi, orasını açıklamadı.

Bir de Türkiye’nin yüzölçümünün 5 milyon km2 iken, elimizde 780 bin km2 kaldığını ifade etti.

Birincisinden başlayalım mesela…

Uyuyorken uyanan “dev” kim?

Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tarihinde 2002 yılında AKP iktidara gelinceye kadar hiç uyumadı. Millet de uyumadı, ülkesi üzerindeki olayları takip etmeye devam etti.

Toprak büyüklüğüne gelince…

Osmanlı’nın çöküş döneminden itibaren tarihe bakarsanız, uyuyanların kimler olduğunu ve 5 milyon km2 alandan 780 bin km2 alana düşmesine, kimlerin uykuda iken geldiğimiz görürsünüz. Elbette bunun için tarih bilgisine gereksinim var.

Başa dönersek…

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Milleti, bugüne kadar hiç bir zaman uykuda olmadı.

Neden bilir misiniz?

Bunu bilebilmek için de tarih bilgisine ihtiyaç var.

Osmanlı, zafiyet dönemine girip de Avrupa ülkelerinin “Hasta adam” dediği zamanda, yönetiminde tuttuğu toprakların büyük bölümünde isyanlar çıkmış, bağımsız devletler olarak Osmanlı’dan ayrılmış, Sevr antlaşması imzalanmış, yurdun dört bir yanı müstevli (İstilacı, sömürgeci, işgalci. Düşman ordusu) devletler tarafından işgal edilmişti. Anadolu’nun ortasına sıkıştırılmak istenen gerçek “DEV” işte o zaman silkinmiş, teba olmaktan millet olmak için birleşmiş, tek başına, hiç bir güçten destek almadan savaşmış ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni “Millet” eliyle kurmuştu…

Sonra, tüm yokluklara rağmen, tarımda ve sanayileşmede gerçekleştirmeye başladıkları atılımların tümünde başarılı olmuştu. Hani AKP hükümeti tarafından satıla satıla bitirilemeyenler…

Arkasından ikinci dünya savaşı başlamıştı…

Aklın gereği yerine getirilmiş, çağdaş medeniyeti yakalamak için yokluklarla mücadele eden ülke, tüm ısrarlara rağmen savaşa sokulmamıştı.

Sonra…

1974 senesine gelince…

Bu kez Kıbrıs’ta soydaşlarımıza uygulanan zulüm ve kırıma, ülke yönetimi ve milleti kayıtsız kalmamış, o “DEV” bir kez daha tek başına kükremiş ve gereğini yine tek başına, kimseden destek alamadan yapmıştı, hatırlar mısınız?

2002 yılına gelinceye kadar PKK denilen terör örgütü ile mücadele, her alanda sürmüş, sıfırlanmış ve haklılığımız dünyaya duyurulmuştu.

Sonra ne oldu?

Bu yıldan sonra iktidara gelen AKP ve yöneticileri, Osmanlı ve saltanat hayali ile yanıp tutuşurken, terör yeniden azmış, içeride başka örgütler de devreye girerken, uyuyan “DEV” değildi, elbette AKP iktidarı ve onun yöneticileri idi.

Fetö denilen örgütü ülkenin başına bela eden, tarikatları su yüzüne çıkaran kimdi?

PKK örgütü ile orada burada müzakere masasına oturan kimdi?

Habur’da çadır tiyatrosu kurdurup, sözde yargılama yaptırarak, PKK örgüt elemanlarını kahramanlar gibi ve PKK sözde bayrağı paçavrası ile törenle şehre sokulmasında izin verenler kimdi?

Müzakere ediyoruz derken, eline onlarca istihbarat raporu verilip “PKK şehir içinde yerleşiyor” denilirken “Dokunmayın” diyen kimdi?

Elbette “DEV” değildi, AKP iktidarı ve yöneticileri idi…

Sonra ne oldu biliyorsunuz…

“Aldatıldık, kandırıldık” dediler mi “Allah bizi affetsin” dediler mi?

Dediler…

Suriye’de bizim ne işimiz var diye sorarken, başından bu tarafa soruyoruz. Suriye rejimi ile can dost iken, yine kanırıldınız ve bugünlere gelmemize neden oldunuz. Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılı olduğunuzdan söz ettiniz, ama PKK/YPG/PYD ve IŞİD gibi terör örgütlerinin güney sınırlarımıza yerleşmesindeki katkınızı görmezden geldiniz…

Sonuç…

Uyuyan “DEV” değildi, siz uyudunuz…

5 milyon km2 sahayı 780 bin km2’ye düşüren de “DEV” değildi, o “DEV” ki bugün üzerinde yaşadığımız ve adına “VATAN” dediğimiz toprakların sahibi olmamızı sağladı.

Siz daha uyuyun bakalım, çünkü “DEV” isminin başından da sonundan da bir şeyleri kaldırmaya çalışsanız da hiç bir zaman uyumadı, uyumayacak da…

Ayrıca…

Askeri parkayı giyinip de harita başında parmakla işaret etmekle ancak gösteri yapılır. Uyutmaya kalkmayın bizi…

Şunu da eklemeden geçemeyeceğim…

Yine muhtarları almış karşısına konuşuyor…

Kemal Kılçdaroğlu’nun “Suriye ile görüşün” önerisine cevap veriyor…

“Esad’la konuşun diyorlar; 1 milyon vatandaşını öldüren bir katil ile biz nasıl konuşacağız?”

Binlerce evladımızı şehit eden PKK örgütü ile Oslo’da, Dolmabahçe sarayında nasıl görüştüysen, öyle görüşeceksin. Senin en iyi bildiğin görüşme tarzı bu değil mi?

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz