Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
ALİ ÖZKANLI

YAPTIĞIMIZ İŞİ SEVMEK…

Bu haber 15 Ekim 2018 - 12:22 'de eklendi ve 14 kez görüntülendi.
YAPTIĞIMIZ İŞİ SEVMEK…

İz bırakmak isteyenler iz bırakanların yolundan gitmelidir. İnsanlığa yön ve yol gösteren buluşlar uzun, gayretli ve sabırlı çalışmalar sonucunda ortaya çıkmaktadır. Yine insanları aydınlatan fikirler büyük deneyimler sonucu oluşmuştur. İşi severek yapmak, görev aşkıyla dolu olmak başarıyı getirmektedir. İlim adamı işine âşık olursa işte o zaman üstün başarılar gelecektir.

GÖREV AŞKI NELER YAPTIRIR?
İnsanların ölüm anındaki fizyolojik ve psikolojik değişimler üzerinde araştırmalar yapan bir doktorun bir başkasının üzerinde deneyini yapamayacağı bilinciyle kendi üzerinde yapmaya karar verir. Bileğini keser ve not almaya başlar. Önce acıyı not eder. Sonra bulanık görmeye başladığını, bedeninin uyuşmaya başladığını, kalp atışlarının yavaşlamasını not eder. Susadığını yazıyor fakat artık tükenmek üzeredir. Artık elleri kalemi tutamaz olmuştur. Son olarak zor bela şu cümleyi yazar. “Kalkın ve Yürüyün…”
Değişim için bir reçetemiz olmalı ve bu reçeteye uymamız gerekli. Öncelikle değişimi zihnimizde canlandırmakla işe başlamalıyız. Vazgeçmeden devam etmeli, plan, program yapmalı, sonucu izlemeli, başarıda kendimizi ödüllendirmeliyiz.
İnsanoğlu doğuyor, büyüyor ve sonunda ölüyor. Önemli olan insanlığa yararlı olmak, hayırlı işler yapmak, kalıcı eserler bırakmak ve hayırla anılmaktır. İnsanın yaşarken çevresiyle olumlu ilişkiler kurması sevgi ve saygı içerisinde ilişkilerini sürdürmesi gerekir.
İnsan, kendisinde var olan yetenekleri ortaya çıkarabilmelidir. Bunu erken yaşlarda yapması gerekir. Atalarımız, “Demir tavında dövülür.” derler. Gençliğini boşa harcayanlar yaşlandığı zaman iş işten geçtiğini anlıyorlar, fakat yapacakları bir şeyleri de kalmıyor. “Gençken bir fidan dikmeyenler, yaşlanınca gölgesinde oturacakları bir ağaç bulamazlar.” denilmektedir. Beceri ve değerlerimizi daha küçük yaşlarda keşfederek bunları geliştirmeye başlamalıyız. İnsanda karakter gelişiminin ilkokul yaşı öncesi olduğunu düşünecek olursak bu işe çok erken yaşlarda başlamanın önemini de anlamış oluruz. Uzmanlar çocuklarda karakter oluşumunun 0–6 yaşlarda oluştuğunu söylemektedir.
İnsan bilmediğini bilenlerden sormalı, başarılı olmuş kişileri örnek almalıdır. Başarıya giden yol inançla, azimle, sabırla, plan ve program dâhilinde yapılmalıdır. Gelin, başarılı örnek kişileri ve neler yaptıklarını hatırlayalım.
Ampulü bulmak için binlerce deney yapan Edison’u, ömrünün her gününe sayfalarca yazı düşecek kadar çok kitap yazan İmam-ı Gazali’yi düşünelim.
Ömrü boyunca yüze yakın roman yazan Balzac’ı, beş yüze yakın şaheser yapan büyük usta, mimarların şahı Mimar Sinan gibi büyük şahsiyetleri aklımızdan hiç çıkarmayalım.
Onları kendimize örnek alalım. Başarılı olmak için iyi arkadaşlara, dostlara ihtiyacımız olduğunu unutmayalım.
Atalarımız, “Arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyelim.” diye boşa söylememişler. Bilginin, çalışmanın ve okumanın önemini erken yaşlarda kavramamız gerekiyor.
İnsan bir işin en iyisini öğrenmeli, yapmalı ve yaptığı işte en iyi olmalıdır.
Bunun için tüm gayretini göstermelidir.

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA