Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
Bugün siz değerli okurlarımıza Prof.Dr. Beyhan Asma ile gerçekleştirdiğimiz Kütüphaneler üzerine yine farklı bir röportaj sunuyoruz. KÜTÜPHANE NEDİR? VE NEDEN ÖNEMLİDİR?Kütüphane, belli bir sisteme göre düzenlenen kitap ve benzeri materyallerin toplandığı, saklandığı, okuyucu ve araştırmacıların istifadesine sunulduğu mekandır. Farsçada ev manasına gelen hane ile Arapçada kitaplar manasına gelen kütüb kelimelerinin birleşmesinden meydana gelen kitaplar evi isim tamlamasındaki tamlama i´sinin düşmesi ve kelimelerin yer değiştirerek birleşmesinden meydana gelmiş, Kütüphane şeklinde söylenen birleşik bir isimdir. Kütüphane, aslında toplumun bilgiye olan ihtiyacını karşılamaya yönelik, her türü bilgi kaynağını bünyesinde toplayan, önceden ´belirlenmiş birtakım teknik ve yöntemlerle düzenleyen, onlardan yararlanılması İçin hizmet veren ´kültürel ve toplumsal bir kurumdur. Bu kurumu diğerlerinden ayıran en önemli özellik ise; onun bilginin bulunmasını, iletilmesini, kullanılmasını amaçlaması ve toplum hizmetine yönelik olmasıdır.  GÜNÜMÜZDE DAHA ÇOK NE TÜR KÜTÜPHANELER VAR?Günümüzde yeni bilimsel materyallerin çeşitlenip çoğalması neticesinde ortaya çıkan, süreli yayın, grafik, sesli ve görüntülü yayınların meydana getirdiği koleksiyonlardan meydana gelen kütüphaneler de bulunmaktadır. Bir fikir gayretinin sonucu olarak yazılmış eserleri korumak, toplamak, organize etmek, onları insanların faydalanmasına hazır hale getirmek için kurulmuş olan kütüphaneler, yapılmış ve yapılacak olan bilimsel araştırmaları, zamanımızda ve gelecekteki araştırıcıların yararına en ucuz en çabuk ve kolay şekilde sunulmasını sağlar. Kütüphaneler eğitim ve öğretime de yardımcı olurlar.KİMLER FAYDALANIR?İlkokuldan üniversite bitinceye kadar çeşitli okullarda okuyan öğrenciler, öğretmenler, bilimsel ve teknik gelişmeleri takip eden kimseler de kütüphanelerden faydalanmaktadır.KÜTÜPHANECİLER SANKİ KÜTÜPHANEDE OTURUP KİTAP OKUYAN İNSANLAR OLARAK BİLİNİYOR GERÇEKTEN ÖYLE Mİ? KÜTÜPHANECİLİK NEDİR?Elbette ki hayır, kütüphanelerde çalışanlar bütün gün oturup kitap okuyan kişiler değiller tabi ki, toplumumuzda böyle anlaşılıyor ve anlatılıyor ama öyle değil. Her şeyden önce kütüphanelerin bir işleyişi var, düzeni var. Kitapları alımı, kataloglanması, etiketlenmesi, raflara dizimi, ödünç kitap alıp-verme, süreli yayınların takibi, yıpranmış ve eskimiş kitapların bakımı gibi daha sayabileceğim onlarca işi Kütüphaneciler yaparlar. Elbette kitap okumayı çok seviyoruz ama ilk iş okuyucuya hizmet etmek ve kitapla, bilgiyle okuyucu buluşturmak olmalıdır. Okuyucuya ilgi göstermek bilgilendirmek gerekir.KÜTÜPHANECİLİK NASIL BİR BİLİM ALANIDIR? Kütüphanecilik; bireylerin çeşitli konularda gereksinim duydukları bilgilerin kütüphane, arşiv, dokümantasyon merkezi ve bilgi merkezi gibi kurumlar tarafından toplanması, kayıt altına alınması, korunması, düzenlenmesi ve basılı elektronik ortamlarda hizmete sunulması ile ilgili ilke, işlem ve hizmetleri araştıran-geliştiren ve öğreten bir bilim alanıdır. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü, bilginin gelişiminde öncülük etmek ve bilgi çağında önderlik edecek profesyonel kütüphanecileri, bilgi yöneticilerini ve arşivcileri eğitmek amacıyla kurulmuştur ve bu bölümde eğitimini başarı ile tamamlayanlara da Kütüphaneci denir.KÜTÜPHANELERDEN NASIL YARARLANABİLİRİZ, HANGİ GÜNLERDE VE SAATLERDE ÇALIŞIR?Pazar günleri dışında haftanın her günü 8:30-17:30 arası öğlen de olmak üzere hizmet verirler. Türkiye genelinde Halk Kütüphanelerinde her yaş grubundan okuyucu faydalanabilir. Kütüphaneden yararlanmak için bir takım kurallar vardır. Bunları kısaca şöyle sıralayayım; kütüphaneye üye olacak, kütüphanenin çalışma saatlerine uyacak, kitap ödünç alma kurallarına uyacak. Üyeler, 15 günlük süre için 3 kitap ödünç alabilirler. Bu her kütüphane için geçerlidir. Yalnızca kütüphane üyeleri, ödünç alma hakkına sahiptirler. Ödünç alınan kitabın iade tarihi, işlemi yapılırken ödünç alan üyeye bildirilmektedir. Ödünç alınan kitap veya diğer materyalin söz konusu tarihte veya bu tarihten önce kütüphaneye iade edilmesi gerekmektedir. Üye, ödünç süresini uzatmak istediği takdirde, ödünç aldığı kitap ile Kütüphane Ödünç Verme Bölümüne başvurabilir veya telefonla süre uzatımı isteyebilir. Ödünç alma işlemi yenilenmeyen (ödünç süresi uzatılmamış) kitap veya diğer materyal Kütüphane dışına çıkartılamaz. Sessizliğe özen göstermeli, cep telefonlarını kapatmalı ve okuma salonunda kullanmamalıdır. Okuma salonlarına yiyecek ve içecekle girilmemelidir. (su getirilebilir.) Kütüphanede temizlik kurallarına dikkat edilmelidir. Sessiz olmak koşuluyla grup çalışması yapılabilir. Bilgi kaynaklarından verimli bir şekilde faydalanabilmek için görevlilerden yardım istenmelidir. Faydalanılan kitaplar ve dergiler mutlaka yerlerine bırakılmalı, yerleri tam olarak bilinmiyorsa görevliye teslim edilmeli veya masa üzerine bırakılmalı, raflara yerleştirilmemelidir. Kütüphanede bulunan elektronik ve diğer malzemelere zarar verilmemelidir vb… Tabii bu kuralları daha da çoğaltabiliriz. Okuyucularımızın gözü korkmasın her zaman okuyucuya kolaylık sağlanmalı yeter ki kitap okunsun, okuma alışkanlığı kazanılsın, her daim hedef okuma sevgisi üzerine olmalı.OKUYUCULARIMIZA ÖNERİLERİNİZ VAR MI?  Türkiye’de ihtiyaç sıralaması yapılmış ve kitap bu sıralamada 235. sırada yer almış. Dünyada yapılan istatistiklere göre Türk çocukları, kitap okuma alışkanlığında Afrika ülkelerinin çok gerisinde kalıyor. Çocuklarımız bol bol okusunlar çünkü yapılan araştırmalarda düzenli okuma alışkanlığımız yok ve yetişkinlerde de durumumuz hiç iyi değil. Kitap bizim ufkumuzu açar, dilimizi zenginleştirir, ifade gücümüzü artırır, başka kültürleri ve dünyaları tanırız vb... onlarca faydası var. En azından eğitim/öğretim hayatında gireceğiniz bütün sınavlarda faydasını görürsünüz. Kütüphanelere gidin, görün, üye olun. Burada bambaşka dünyaların sizi beklediğini unutmayın, bu dünyalar sizin , onu keşfetmenizi bekliyor.KÜTÜPHANE AÇILMASINDA ARANAN ŞARTLAR NELERDİR?Herkesin kolaylıkla ulaşabileceği merkezi bir yerde olması; Kütüphane açılacak binanın kültür ve kütüphane hizmetlerini vermeye elverişli olması; En az 80–100 m2 okuma salonu ve idari bürolarının olması; Müstakil bir binada ve sessizlik ortamına sahip olması, öncelikle giriş katında olması; Bay ve bayan okuyucular için ayrı lav obaların olması; Gürültüden uzak, trafiğin az olduğu, eğlence yerleri ile içkili yerlerden uzak olması gerekmektedir.BİZİM MEDENİYETİMİZİN NERESİNDE DURUYOR KÜTÜPHANELER HOCAM?Şimdi bir İslam şehrini anlattığımız zaman merkezde camii var. Kütüphane bir şehrin neresinde? İnsanlığın uygarlık tarihi içerisinde üç tane dönüm noktası var bunlardan birisi yazının icadı, birisi kâğıdın icadı, birisi de matbaanın icadı. Kâğıdı Avrupa’ya götüren Müslümanlar. Kâğıt Müslümanların eline geçtikten sonra Orta Doğuda, Orta Asya’da hareket başlıyor, kımıldama başlıyor, yükselme başlıyor, medeniyet başlıyor, uygarlık başlıyor. Kâğıt, Uygurlar’da ve Çin’de üretiliyor ama kâğıdı en iyi şekilde kullanan, onu hayata geçiren, onu devler dairelerine sokan, onu kitaba sokan ve büyük kütüphaneler kuran Müslümanlar oluyor. İslam’da kitabın kaynağı Kuranı Kerimdir. Yerleşim merkezi de camiidir. Belirli sayıda ev bir araya geldiği zaman onlara hâkim bir yerde, onların orta noktasında küçük bir camii, bir mescit kurulur; onun etrafında yerleşim birimleri olur. Camiinin içine ise bazı müesseseler yerleştirilir. En belirgin müessese medrese ve kütüphanedir. 1668 yılına kadar camide, tekkede, dergâhta, hangâhta, bu tip yerlerde kurulmuşlardır. Nitekim İstanbul’da cami, tekke, dergâhın dışında müstakil olarak Köprülü Kütüphanesi, Atıf Efendi, Hacı Selim Ağa, Ragıp Efendi, Murat Molla gibi müstakil kütüphaneler kurulmaya başlıyor. Osmanlı’nın son zamanlarında vakıflar bozuluyor, devlet işleri bozuluyor, artık devlet çok zayıflıyor, çok güç bir duruma düşüyor. İşlevini göremiyor bazı kütüphanelerimiz. Onun için 1918 yılında evkaf nezaretinin aldığı bir kararla, kendi kitaplarını koruyamayacak durumda olan binaların içindeki kitapları bir araya toplamaya karar veriyorlar. İlk defa Sultan Selim’deki medreseye getiriyorlar birkaç tanesini. Sonra nasıl oluyorsa oradan vazgeçiyorlar ve Süleymaniye Kütüphanesi’nde toplamaya karar veriyorlar. Ve Süleymaniye Kütüphanesi’nde peyderpey, yavaş yavaş, yüz on dört tane kütüphane toplanmış oluyor.NASIL OKUMALI HOCAM?Bir insan hangi yaşta olursa olsun muhakkak surette okumalı. Mesela elinize bir kitap aldınız diyelim. Baktınız ki bu kitap sizi sıkıyor, okumak istemiyorsunuz; hemen onu kapatın. Ne alacaksınız elinize diyelim? Biraz daha farklı içerikte bir kitap alacaksınız. Baktınız ki bu da sıkıyor, onu da kapatacaksınız. Başka kitapları araştırıp bulup onu okuyacaksınız. Okumadan olmaz! Günlük gazete ve aylık haftalık dergilere bakacaksınız. Onları okumaya bilgi edinmeye çalışacaksınız.  Gününü belirli saatini; ayırabildiğiniz kadar, beş dakika mı olur, on dakika mı olur, yirmi dakika mı olur; ayırmalısınız. Eğer ayrılmamışsa okumaya o gün, yemek yenmemiş sayılır, ikinci gün yemek yenmemiş sayılır, üçüncü gün okunmuyorsa yemek yenmemiş sayılır. Bir insanın ruhunu edindiği bilgiler; o bilgiler de okumaktan yani kitaptan geliyor. İnsan iki bölümdür. Bir tarafı gönlü , diğer tarafı ise zekâsı…ÇOK TEŞEKKÜRLER DEĞERLİ HOCAM VERDİĞİNİZ BİLGİLERDEN DOLAYI.Ben teşekkür ederim efendim. Günlerinizin neşe ve sağlık içinde bol bol okumalar diliyorum.  AHMET CENGİZ  
28 Ağustos 2018 - 11:41 'de eklendi ve 40 kez görüntülendi.
Etiketler :
İLGİLİ HABERLER

YAZAR VE ÇEVİRMEN BEYHAN ASMA İLE KÜTÜPHANELER ÜZERİNE RÖPORTAJ

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA