Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
wezEo.png
wezEo.png

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
wem8j.png
İBRAHİM PEKBAY

YAZSAM MI Kİ, YAZMASAM MI Kİ!…

Bu haber 11 Nisan 2019 - 12:42 'de eklendi ve 54 kez görüntülendi.
YAZSAM MI Kİ, YAZMASAM MI Kİ!…

Gazeteciliğe ilk başladığımız yıllarda, gazete idaresi yazımızı yazmamız için üçüncü hamur artık kâğıtları önümüze koyar “Yaz” derdi, yazardık…

Sonra “Yaz” diye önümüzde daktilo makinesi koydular, sıraya girer yine de yazardık. Kıdemlilerin kendine ait daktilosu olurdu, imrenerek bakardık ama sıramız gelince “Yaz” komutuna uyardık.

Sonraları, hemen herkesin önünde bulunan bilgisayar çıktı.

Allahtan her masaya birer bilgisayar koydular, kıdemliler, kendi odalarında yazarken çömezler salondaki etrafı çevrili masalardaki bilgisayardan yazmaya başladılar.

Bugün (Dün) erken kalkamadım…

Bir de baktım ki, öğlen vaktine bir buçuk saat kalmış.

Önce ikilem içinde kaldım, işe gitsem mi, gitmesem mi, gitsem mi, gitmesem mi?

Açtım telefonu “Gelme” dediler, sanki tatile gönderiyorlarmış gibi sevindim,  gitmedim.

Eskiden öyle miydi, yazıyı eline tutuşturulan çıkıntı üçüncü hamur kâğıda yazacaksın, ya matbaada olacaksın ya da matbaaya gideceksin, vereceksin.

Daktiloyla da yazsan aynı şey…

Ama bilgisayarın varsa!…

Yazarsın, billasede tekrar okursun, düzeltirsin, e-mail, yani elektronik posta denilen yol ile dünyanın neresinde olursan ol, bir tık ile gönderiyorsun.

Her gün Ankara’da oturup da Kayseri Hâkimiyet gazetesinin köşesini böyle işgal etmiyor muyuz? Ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz. Matbaa mürekkebi ve gazete kâğıdının konusunu içine sindirenin, “Gazetecilik” denilen işlevden emekli olması mümkün değildir. Anca teneşir paklar…

Evdeyim ya, bu defa yazsam mı, yazmasam mı, yazsam mı, yazmasam mı ikilemine girdim. Girmesine girdim de, öğleden sonra Mustafa Cengiz kardeş telefon açacak, belli…

“Efendi… Efendi…” diyecek, “Hem evde yan gelip yatıyorsun, hem de tembellik edip yazmıyorsun, yarım saatin var, bilgisayarının başına marş marş” diyecek mi demeyecek mi, bu da bir ikilem aslında…

Fırça yememek adına geçtim bilgisayarın başına da yazayım da ne yazayım.

Konu mu bulamıyorsun derseniz, olur mu öyle şey, Türkiye’de yazılacak o kadar çok konu var ki, her zaman söylediğim gibi yaz yaz bitmez de hangisinden başlamalı, bütün mesele bu…

İşe de gitmemişken kendimi toparlayıp Kemal Dayının kahvehanesine gidebilsem, orada hemen her gün konu hazır, lakin gidemeyeceğim.

O zaman ablalarıma ağabeylerime ne yazayım bu gün?

Tam ben böyle “Ne yazayım, ne yazayım” diye düşünürken, arkamdan beni takip eden eşim, “Sen düşünene kadar elin oğlu atı alıp Üsküdar’ı geçiyor” dedi…

Hemen “N’oldu ki, İmamoğlu’na mazbatayı vermediler mi yoksa YSK ne karar verdi” gibi telaşlı telaşlı sorarken, “Dolar 5,72 oldu” dedi…

Yahu, bizim bir yerde saklı dolarımız mı var, bize ne dolardan diyecektim ki, bu yükselmelerin faturası hep cebimizde yanan alemetin (Ateş) üzerine benzin dökmeye benziyor.

Amaaaan…

Yetti ama n’apayım ya sıkıldım.

Fenerbahçe-Galatasaray karşılaşmasının hakemi belli olmuş, Ali Palabıyık…

Ohhhh..

Yazı bitti şimdi bir “Tık” göndereyim, yarına kadar rahatım vallahi…

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA