2025'İN EN İYİ DOKTORA TEZİ REHBERE DÖNÜŞTÜ

EĞİTİM - 16-10-2026 16:31

Her zaman açık bir zorbalık biçiminde ortaya çıkmayan mikroagresyon, tekrarlanan küçük davranışlarla öğrencilerin ve öğretmenlerin okul deneyimini etkileyebiliyor. Master Certified Coach (MCC) Dr. Elgiz Henden’in Çuvaldız Yayınları’ndan çıkan yeni kitabı “Mikroagresyon: Görünmez Yaralar – Okul Yöneticileri İçin Rehber”, bu görünmez dinamikleri bilimsel araştırmalar ve saha gözlemleri ışığında ele alıyor.  Okul Yöneticileri Derneği tarafından Prof. Dr. Aytaç Açıkalın adına verilen doktora tez ödüllerinde 2025 Yılı En İyi Doktora Tez Ödülü’ne layık görülen tezden üretilen eser, mikroagresyonu tanımaktan somut müdahale stratejileri geliştirmeye ve kapsayıcı bir okul kültürü oluşturmaya uzanan kapsamlı bir yol haritası sunuyor.

Bir okulda zorbalık ve şiddet açıkça ortaya çıktığında müdahale etmek görece kolay olabilir. Ancak bir öğrenciyi sürekli başkalarıyla kıyaslayan ifadeler, bir öğretmenin görüşünü değersizleştiren imalar ya da belirli bir öğrenci grubuna yönelik önyargıları yeniden üreten gündelik söylemler, çoğu zaman fark edilmeden okul yaşamının bir parçası haline gelebiliyor. Tek başına önemsiz görünen bu davranışlar, tekrarlandıklarında bireylerin kendilerini nasıl algıladıklarını, ilişkilerini ve okula aidiyetlerini etkileyebiliyor.

Master Certified Coach (MCC) Dr. Elgiz Henden, “Mikroagresyon: Görünmez Yaralar – Okul Yöneticileri İçin Rehber” adlı kitabında, eğitim kurumlarında sıklıkla gözden kaçan bu dinamikleri ele alıyor. Çuvaldız Yayınları tarafından yayımlanan eser, akademik araştırmalarla saha deneyimini bir araya getirerek okul yöneticilerinin mikroagresyonu yalnızca bireysel bir iletişim sorunu olarak değil, okul iklimini ve kurumsal kültürü etkileyen bir konu olarak değerlendirmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor.

Mikroagresyon: Küçük Görünen Davranışların Büyük Etkisi

Mikroagresyon, gündelik iletişim içinde ortaya çıkan, çoğu zaman örtük önyargılar taşıyan ve karşı tarafta değersizleştirilme, dışlanma ya da anlaşılmama hissi yaratabilen söz ve davranışları kapsıyor. Bu davranışların önemli bir özelliği, her zaman kasıtlı olarak ortaya çıkmamaları. İyi niyetle söylendiği düşünülen bir söz ya da sıradan kabul edilen bir yaklaşım da karşı tarafta incitici bir etki yaratabiliyor.

Okul ortamında bu durum öğrenciler, öğretmenler, yöneticiler ve veliler arasındaki ilişkilerde farklı biçimlerde görülebiliyor. Öğrencilerin yeteneklerine, ailelerine, kimliklerine veya geçmişlerine ilişkin kalıplaşmış varsayımlar; başarılarının başkalarıyla kıyaslanması ya da yaşadıkları bir sorunun küçümsenmesi, mikroagresyonun görünür hale geldiği örnekler arasında yer alıyor.

Kitap, bu davranışların neden kolayca gözden kaçabildiğini ve okul topluluğundaki bireyler üzerinde nasıl izler bırakabildiğini anlamaya odaklanıyor. Mikroagresyonun farklı boyutlarını, yönlerini ve biçimlerini ele alırken zorbalık ve ayrımcılık arasındaki sınırları da açıklığa kavuşturuyor. Böylece okul yöneticilerinin yalnızca açık çatışmalara değil, zaman içinde biriken ve ilişkileri zedeleyen küçük iletişim kırılmalarına da dikkat kesilmesini hedefliyor.

Doktora Tezinden Uygulanabilir Bir Yönetim Rehberine

Okul Yöneticileri Derneği tarafından Prof. Dr. Aytaç Açıkalın adına verilen doktora tez ödüllerinde 2025 Yılı En İyi Doktora Tez Ödülü’ne layık görülen çalışmadan üretilen kitap, bilimsel bilginin uygulamada karşılık bulmasına odaklanıyor. Dr. Elgiz Henden’in araştırmaları ve saha gözlemleriyle şekillenen eser, akademik birikimi okul yöneticilerinin günlük kararlarına ve karşılaştıkları sorunlara uyarlayabilecekleri bir rehber niteliği taşıyor.

Kitap, Çuvaldız Yayınları El Kitapları Dizisi’nin ANLA, UYGULA ve GELİŞTİR aşamalarından oluşan metodolojisini izliyor. Bu yaklaşım, bir sorunu yalnızca kavramsal olarak açıklamakla yetinmeyerek onu anlamayı, sahada müdahaleye dönüştürmeyi ve kurum kültüründe kalıcı iyileşme sağlamayı hedefliyor.

 “Bir Okulun İklimi, Yalnızca Büyük Olaylarla Değil, Her Gün Kurulan İlişkilerle Şekillenir”

Master Certified Coach (MCC) Dr. Elgiz Henden, kitabın çıkış noktasını ve okul yönetimindeki önemini şu sözlerle değerlendirdi:

“Okullarda zorbalık ve şiddet gibi açık davranışları tanımlamak ve bunlara müdahale etmek için belirli kurallarımız var. Ancak bazen bir öğrencinin fikrini küçümseyen bir cümle, bir öğretmeni sürekli başkalarıyla kıyaslayan bir yaklaşım ya da bir kişinin deneyimini geçersizleştiren bir ifade gözümüzden kaçabiliyor. Bu davranışlar küçük görünebilir; fakat tekrarlandıklarında bireylerin kendilerini nasıl gördükleri ve okulda ne kadar güvende hissettikleri üzerinde etkili olabilir. Mikroagresyonu konuşmak, kimin haklı olduğunu belirlemekten önce, davranışlarımızın başkaları üzerindeki etkisini fark etmekle başlıyor. Bu kitabı yazarken amacım, okul yöneticilerinin görünmeyeni görebilmelerine, bu durumları daha iyi anlayabilmelerine ve karşılaştıklarında ne yapabileceklerine ilişkin somut bir bakış açısı geliştirmelerine katkı sunmaktı. Çünkü daha sağlıklı bir okul iklimi, yalnızca sorunlara müdahale etmekle değil, o sorunları besleyen gündelik alışkanlıkları da sorgulamakla mümkün.”

Okul Kültüründe Kalıcı ve Kapsayıcı Değişim

Okul yöneticilerinin sorumluluğu, yalnızca disiplin süreçlerini işletmek ve açık çatışmaları çözmekle sınırlı değil. Aynı zamanda okulda hangi davranışların normalleştirildiğini, kimlerin sesinin duyulduğunu ve hangi tutumların dışlanmaya zemin hazırladığını değerlendirmeyi de gerektiriyor. “Mikroagresyon: Görünmez Yaralar – Okul Yöneticileri İçin Rehber”, yöneticilerin gündelik iletişim örüntülerini daha dikkatli değerlendirmelerine, örtük önyargıları fark etmelerine ve mikroagresyonla karşılaşıldığında daha bilinçli adımlar atmalarına yönelik bir kaynak olarak öne çıkıyor.

Kitabın yaklaşımı, suçlayıcı bir dil kurmaktan çok farkındalığı artırmaya, davranışların etkisini anlamaya ve değişim için uygulanabilir yollar geliştirmeye dayanıyor. Bilimsel araştırmaların ve saha gözlemlerinin somut araçlarla desteklenmesi, okul yöneticilerinin edindikleri bilgiyi günlük uygulamalara aktarabilmelerini kolaylaştırıyor.

Çocukların ve gençlerin duygusal, sosyal ve zihinsel yönden sağlıklı gelişimi, kendilerini güvende ve değerli hissettikleri, önyargılarla etiketlenmedikleri ve incitici davranışların görmezden gelinmediği bir okul ortamıyla yakından ilişkili. Bu yönüyle eser, okul müdürleri ve yöneticilerinin yanı sıra öğretmenler, eğitim liderleri ve okul topluluğunda daha adil, güvenli ve kapsayıcı ilişkiler geliştirmek isteyen tüm eğitim paydaşları için bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.

Günün Diğer Haberleri