Çağın beklentilerine uyum sağlamaya çalışırken insan diğer bir taraftan da; daha uzun, daha dinç ve kaliteli bir ömür sürme bilincini hiç olmadığı kadar hayatın merkezine taşıyor. Bireyler artık sadece fiziksel olarak yaş almamayı değil, hücresel düzeyde yenilenmeyi ve genç kalmayı hedeflerken, küresel sağlık haritasında şaşırtıcı sonuçlar ezber bozuyor. Dünyanın önde gelen araştırma şirketi Ipsos’un 30 ülkede gerçekleştirdiği çalışmada elde edilen verilere göre; uzun bir hayatın sırrını arayan insanlığın, en büyük tehdit olarak gördüğü kanseri bile geride bırakarak ilk sıraya "ruh sağlığını" yerleştirdiğini ortaya koyuyor.
Sağlıklı yaşam bilincinin profesyonel ortamlardan günlük sohbetlere kadar konu edilerek zirveye ulaştığı bu dönemde, zihinsel iyi oluşun (well-being) bedensel sağlıktan ayrılamayacağı gerçeği bilimsel rakamlarla da ortaya çıkıyor. Türkiye’nin de içinde olduğu 30 ülke genelinde bireylerin en önemli sağlık sorunu olarak ruh sağlığını işaret ettiği, ardından kanserin geldiği bu tablo, geleceğin sağlık ve yaşam stratejilerine yepyeni bir yön tayin ediyor. Küresel eğilimlerin insan ruhundan bedenine uzanan uzun yaşam gündemini yeniden şekillendiren akımın araştırmada öne çıkan detaylar şöyle:
IPSOS’UN TÜRKİYE SYNTHESİO VE SAĞLIK ARAŞTIRMALARI HİZMET BİRİMİ LİDERİ ÖZLEM BULUT SÖNMEZYALÇIN VERİLER İLE İLGİLİ ŞU YORUMDA BULUNDU; Bugün sağlık anlayışı sessiz ama köklü bir dönüşümden geçiyor. Artık mesele yalnızca hastalandığımızda tedavi olmak değil; daha uzun süre sağlıklı, üretken ve iyi hissederek yaşayabilmek. Belirsizliklerin arttığı bir dünyada insanlar kontrol edebildikleri en önemli alana, yani kendi sağlıklarına yatırım yapıyor. Bu nedenle sağlık, tıbbın geleneksel sınırlarını aşarak günlük yaşamın merkezine yerleşiyor.
Araştırmalarımız da bu dönüşümün güçlü sinyallerini ortaya koyuyor. Hem Türkiye'de hem de dünyada bireylerin büyük çoğunluğu sağlıkları için daha fazlasını yapmaları gerektiğini düşünüyor. Bu farkındalık, yalnızca fiziksel sağlığa değil; zihinsel iyi oluşa, yaşam kalitesine ve sağlıklı yaşam süresini uzatmaya yönelik ilginin de hızla arttığını gösteriyor. Longevity kavramının giderek daha fazla konuşulması da bu değişimin önemli bir yansıması. İnsanlar artık yalnızca daha uzun yaşamayı değil, yaşamlarının her dönemini daha sağlıklı ve kaliteli geçirmeyi hedefliyor.
Bu yeni dönemde sağlık, bireyin günlük yaşamında aldığı kararlarla şekilleniyor. Beslenmeden uyku düzenine, stres yönetiminden fiziksel aktiviteye kadar pek çok alışkanlık, sağlığın ayrılmaz bir parçası olarak görülüyor. Özellikle zihinsel iyi oluşun giderek daha fazla önem kazanması, fiziksel ve ruhsal sağlığın birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini ortaya koyuyor.
Bu dönüşüm, markalar ve sağlık ekosistemi için de yeni sorumluluklar anlamına geliyor. Tüketiciler artık yalnızca ürün ya da hizmet değil; bilimsel temellere dayanan güvenilir bilgi, kişiselleştirilmiş deneyimler ve uzun vadeli sağlık hedeflerine katkı sağlayacak çözümler bekliyor. Bu nedenle markaların bireylerin dünyasını samimiyetle anlaması, ihtiyaçlarını doğru okuyarak yaşam kalitelerini artıracak alanlarda gerçek değer yaratması kritik önem taşıyor. Artık rekabet, daha iyi ürün üretmekten çok, insanların daha iyi yaşamasına katkı sağlayan bir ekosistem kurabilmekte yatıyor.
Nitekim bu yaklaşımın izleri birçok sektörde görülüyor. Kozmetik şirketleri, geleneksel güzellik vaatlerinden uzaklaşarak cilt mikrobiyomu ve hücresel onarım gibi alanlara yatırım yapıyor; gıda şirketleri için artık «organik» olmak yeterli değil, fonksiyonel gıdalar ve performans odağını güçlendiriyor. Otomotiv markaları bile sürücülerin anlık stres ve nabız verilerini analiz ederek araç içi deneyimi kişinin iyi oluşunu destekleyecek şekilde yeniden tasarlıyor. Tüm bu örnekler, sağlığın artık belirli sektörlere ait bir alan olmaktan çıkıp farklı endüstrilerin ortak değer önerisinin merkezine yerleştiğini gösteriyor.
Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olanlar ise tüketiciyi yalnızca daha fazlasını yapmaya teşvik eden değil; onun ihtiyaçlarını anlayan, güven veren ve sürdürülebilir davranış değişimini destekleyen markalar olacak. Çünkü sağlığın geleceği, yalnızca yaşam süresini uzatmakta değil; yaşam kalitesini bütünsel bir bakış açısıyla geliştirebilmekte yatıyor.
ARAŞTIRMANIN KÜNYESİ
Ipsos Global Trendler: Bu sonuçlar, Ipsos’un Global Advisor çevrim içi platformu üzerinden 23 Mayıs – 6 Haziran 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen 43 ülkeli araştırmaya dayanmaktadır.Araştırma kapsamında; Kanada, İrlanda Cumhuriyeti, Güney Afrika, Türkiye ve ABD’de 18-74 yaş, Tayland’da 20-74 yaş, Singapur’da 21-74 yaş ve diğer tüm ülkelerde 16-74 yaş aralığındaki toplam 33.083 yetişkin ile görüşülmüştür.
Ipsos İyi Yaşamın Anatomisi: Bu araştırma, nicel ve nitel araştırma yöntemleri ile sosyal dinleme analizinin entegre edildiği bir metodolojiyle gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma kapsamında Ipsos Digital (IDP) platformu üzerinden çevrim içi anket uygulanmış ve Türkiye genelinde 18-65 yaş aralığındaki farklı demografik ve sosyoekonomik gruplardan toplam 1.200 kişi ile görüşülmüştür. Nitel araştırma kapsamında 169 katılımcı ve 5 uzman ile derinlemesine görüşmeler ve çevrim içi topluluk sohbetleri gerçekleştirilmiştir. Sosyal dinleme analizinde ise iyi yaşam temasına ilişkin 1 Ağustos 2022 – 31 Temmuz 2025 tarihleri arasındaki çevrim içi tüketici konuşmaları incelenmiştir. Araştırmanın veri toplama süreci Eylül – Kasım 2025 döneminde tamamlanmış, analiz ve raporlama çalışmaları ise Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirilmiştir.
Ipsos Sağlık Monitörü: Bu sonuçlar, Ipsos’un Global Advisor çevrim içi platformu ve Hindistan’da IndiaBus platformu üzerinden 25 Temmuz – 8 Ağustos 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen 30 ülkeli araştırmaya dayanmaktadır. Araştırma kapsamında; Hindistan’da 18 yaş ve üzeri, Kanada, İrlanda Cumhuriyeti, Malezya, Güney Afrika, Türkiye ve ABD’de 18-74 yaş, Tayland’da 20-74 yaş, Endonezya ve Singapur’da 21-74 yaş ve diğer tüm ülkelerde 16-74 yaş aralığındaki toplam 23.172 yetişkin ile görüşülmüştür.
IPSOS HAKKINDA
Ipsos Türkiye, araştırma ve danışmanlık alanında 90 ülkede 20.000’den fazla çalışanı ile faaliyet gösteren dünyanın en büyük araştırma şirketlerinden biri olan Ipsos Group S.A’nın bir grup şirketidir. Ülkemizde bilgiye erişim, öngörü oluşturma ve toplumu anlama amaçlarına hizmet eden, istatistik ve araştırma bilimine katkı sağlayan, Türkiye İstatistik Kurumundan sonra en geniş araştırma kadrosuna sahip öncü kuruluşlarından biridir. Tutkulu ve meraklı araştırma profesyonellerimiz, analistlerimiz ve bilim insanlarımız, vatandaşların, tüketicilerin, hastaların, müşterilerin ve çalışanların eylemlerini, görüşlerini ve motivasyonlarını gerçekten anlamamızı sağlayan benzersiz, çok disiplinli yetkinlikler geliştirmiştir. Ipsos’un 75 farklı iş çözümü, anketlerden, sosyal medya izlemelerine ve nitel veya gözlemsel tekniklerden elde edilen birincil verilere dayanmaktadır. Sloganımız olan “Game Changers”; hızla değişen dünyamızda 5.000 müşterimizin güvenle yol almasına yardımcı olma konusundaki hedefimizi özetler.1975 yılında Fransa’da kurulan Ipsos, 1 Temmuz 1999’dan beri Paris Euronext Borsası’na kotedir. Şirket, SBF 120 ve Mid-60 endeksi kapsamındadır ve Deferred Settlement Service (SRD) için uygundur. ISIN Kodu FR0000073298, Reuters ISOS.PA, Bloomberg IPS:FP www.ipsos.com/tr-tr