Kıymetli Hemşehrilerim,
Kayseri, tarihiyle, ahilik kültürüyle yoğrulmuş ticari dehasıyla ve hiçbir zorluk karşısında eğilmeyen vakur duruşuyla bu toprakların mayasıdır. Şehrimiz, Anadolu’nun parlayan yıldızıdır. Bizlerin yegâne gayesi, bu yıldıza gölge düşürmemek, şehrimizi sığ çekişmelerden, vizyonsuzluktan kurtarıp akılcı, şeffaf ve tam anlamıyla profesyonel bir iradeyle yönetmektir.
Ancak bugün sokağa, sanayiye ve evlerimize baktığımızda, bu yıldızın ışığının öngörüsüzlükler ve yanlış önceliklerle soluklaştırıldığını görüyoruz. Bizler, sorunlardan yalnızca şikâyet eden değil, onları tespit eden, analiz eden ve rasyonel çözüm yollarını masaya koyan bir siyasi aklın temsilcileriyiz.
Şehrimizin acil çözüm bekleyen gündemlerine dair rasyonel bakış açımız ve eylem planlarımız şunlardır:
1. Sanayicimizin Tükenmişliği
Ekonomik gidişatın yakıcı ağırlığı, artık evlerdeki kaynayan tencerelerden sanayicimizin üretim bantlarına kadar her yeri sarmıştır. Üretimin başkenti olan Kayseri’de; sanayicimiz artan maliyetler girdabında adeta tükenmişlik noktasına gelmiş, çarklar yavaşlamıştır. İşten çıkarmalar hızlanmış, işsizlik gençlerimizin umudunu kıran devasa bir karadeliğe dönüşmüştür.
Yerel yönetimlerin asli görevi sadece asfalt dökmek değil, şehrin ekonomisine can suyu vermektir. Bu doğrultuda, Kayseri sanayicisini artan maliyetler altında ezdirmemek ve istihdamı ne pahasına olursa olsun korumak için "Üretim Kalkanı" projemizi hayata geçireceğiz. Bu kalkanın en güçlü bileşeni ise, sanayicimizin belini büken enerji maliyetlerine karşı sunacağımız yenilenebilir enerji desteği olacaktır. Kayseri’nin güneşini ve rüzgârını sanayicimizin emrine sunacak, üreticimizin Güneş Enerjisi Santralleri ve Rüzgâr Enerjisi Santralleri yatırımları için yerel yönetimler olarak arazi tahsisinden altyapı desteğine kadar her türlü kolaylığı sağlayacağız. Bürokratik engelleri yıkacak, sanayicimizin kendi temiz ve ucuz enerjisini üreterek hem ayakta kalmasını hem de uluslararası arenada rekabet gücünü artırmasını sağlayacağız.
2. Şehrimizde Yağmurlar…
Mevsimin ilk yağmurlarıyla birlikte cadde ve sokaklarımızın nasıl sınav verdiğini, bereketin nasıl bir anda kâbusa dönüştüğünü hep birlikte yaşadık. Yıllardır ötelenen altyapı eksiklikleri, ilk fırtınada hemşehrilerimizi mağdur eden bir tabloya dönüşmektedir. Çağdaş bir kent, gökyüzünden düşen her damlada endişelenen değil, yollarında insanına huzur ve güven sunan bir kent olmak zorundadır.
Günü kurtaran yama çözümleri reddediyoruz. İklim değişikliğinin etkilerini öngören "Dirençli Şehir Altyapı Master Planı"nı derhal hayata geçireceğiz. Taşkın risk haritalarını güncelleyecek, rant projelerine değil, yağmur suyu drenaj sistemlerine ve dirençli altyapıya bütçe ayıracağız.
3. Devlet Okulu Hijyen Sorunu ve Belediyelere Çağrımız
Vatandaşlarımızın çocuklarını ekonomik kriz nedeniyle özel okullara gönderemediği bu dönemde, devlet okullarımızın tuvaletlerinin dahi kullanılamaz halde olması vicdanları derinden yaralamaktadır. Evladını devlete emanet eden vatandaşımızın çocuğu, en temel insani hak olan hijyenden mahrum bırakılmakta, ciddi sağlık riskleriyle karşı karşıya kalmaktadır.
Diğer yanda ise şehrimize peş peşe onlarca sanatçının getirildiği, devasa bütçeli organizasyonların yapıldığını ibretle izliyoruz. Elbette ki "hiçbir sanatçı gelmesin" gibi sığ bir anlayışa sahip değiliz. Kültür, sanat ve sosyal etkinlikler halkımızın, gençlerimizin en temel hakkıdır ve kentin nefes almasını sağlamaktadır. Ancak kriz dönemlerinde yönetim, bir önceliklendirme sanatıdır. Evlatlarımız salgın hastalık riskiyle sağlıksız ortamlara mahkûm edilirken, önceliğimiz şatafatlı sahneler kurmak olamaz.
Bizler "temizlik imandandır" şuurunu salt bir slogan olarak meydanlarda değil, yavrularımızın eğitim gördüğü okulların lavabolarında, koridorlarında yaşatmakla mükellefiz. İnancımızın ve vicdanımızın gereği budur.
Buradan şehrimizdeki tüm ilçe belediyelerimize ve Büyükşehir Belediyesine açık çağrıda bulunuyorum: Popülizme ve gösterişe harcanan o devasa bütçelerin bir kısmını kentin asıl sahiplerine, evlatlarımıza ayırın. Gelin, siyasi parti ayrımı gözetmeksizin Kayseri’mize yakışır "38 Haftada Devlet Okullarının Temizliği" seferberliğini derhal başlatalım. Okullarımızın hijyen ve temizlik personeli eksikliklerini belediyelerimizin kuracağı ortak bir "Eğitim Destek Fonu" ile acilen çözelim.
4. Hacılar'daki Hak Mücadelesi
Bizim siyaset anlayışımızda makro projeler kadar, tek bir vatandaşımızın dahi uğradığı haksızlık devasa bir meseledir. Hacılar ilçemizde, yerel yönetim ile vatandaşlarımız arasında uzun süredir çözümsüzlüğe terk edilen ve büyük mağduriyetler doğuran malum apartman dosyasını, adaletin tecellisini arayan bir hukukçu titizliğiyle, kelime kelime, evrak evrak inceledik.
Belediyelerin görevi vatandaşın hakkını bürokrasi koridorlarında eritmek, mülkiyet haklarını zedelemek değil, şeffaf ve adil bir çözüm mercii olmaktır. İdari ihmallerin veya teknik yetersizliklerin bedelini vatandaşa ödetemezsiniz. Hemşehrilerimizin hakkını idari kördüğümlere kurban etmeyeceğiz ve sürecin hukuki boyutunun sonuna kadar takipçisi olacağız.
Değerli Hemşehrilerim,
Kayseri, çaresizliğe, ihmale ve günübirlik politikalara mahkûm değildir. Bizler, sorunları halının altına süpüren değil, üstüne giden bir iradeyle, mazeret üreten değil, akılcı çözümler sunan bir vizyonla bu şehri yönetmeye talibiz.
Siyasi rakiplerimizin dahi saygı duyacağı bir ciddiyetle, hemşehrilerimizin ise göğsünü kabartacak bir liyakatle Kayseri’yi hep birlikte daha aydınlık, daha adil ve daha müreffeh yarınlara taşıyacağız.
En kalbi saygı ve muhabbetlerimle...
Ufuk Ozan GÖZBAŞI
Yeni Parti Kayseri İl Başkanı