MAGAZİN
Giriş Tarihi : 20-06-2026 15:28

AŞURE AYI GİRDİ. MUHARREM’İN ONUNCU GÜNÜDÜR

AŞURE AYI GİRDİ. MUHARREM’İN ONUNCU GÜNÜDÜR

AŞURE AYI GİRDİ. AŞURE, İKRAM KÜLTÜRÜMÜZÜN VAZGEÇİLMEZİDİR. 
AŞURE, BİNLERCE YILIN MİRASIDIR, AŞURE, MUHARREM’İN ONUNCU GÜNÜDÜR. 

Aşure ayı, halk arasında Muharrem ayına denir. Aşure Ayı (Muharrem): 16 Haziran Salı günü başlayıp, 14 Temmuz'a kadar devam eder. 2026 yılında Muharrem ayının 10ncu günü 25 Haziran 2026 Perşembe günüdür. Aşure, lezzetli bir tatlı olmanın ötesinde derin anlamlar taşıyan kültürel bir mirastır.

 Muharrem ayının onuncu günü olarak kabul edilen aşure günü,   hayatımızda önemli yer tutan bir gelenektir.

 Bu özel gün bolluk, bereket, paylaşma ve yardımlaşma gibi değerli duyguları temsil eder. Tarihte birçok Müslüman millet tarafından anılan aşure günü, toplumda birlik ve beraberlik bağlarını güçlendirir. 

Aynı zamanda ikram kültürüyle de yüreklere işler. 

Aşure, paylaşmanın, dayanışmanın,
 birlikteliğin ve sevginin ifadesidir
Aşure, bolluk ve bereketin simgesidir.
Aşure günü evlere  biraz erzak da alınır.

LEZZET ŞÖLENİ
Aşure, Osmanlı döneminde Padişah ve hanedan üyelerinin katılımıyla büyük kazanlarda pişirildikten sonra devlet erkanına ve halka ikram edildiği bilinir.

 Bu ikram, padişahın halkına olan şefkatini göstermenin en nazik hali olarak kabul edilir.  Ayrıca Osmanlı toplumunda yardımlaşma ve dayanışma ruhunu pekiştirdiğine de inanılır. 

Aşure kapları aşurelerden çok daha fazla ilgi çekerdi. Dağıtılan aşure kaseleri geri gönderilmezdi. Evlerde, getiren kişinin adıyla anılır ve muhafaza edilirdi.

GÜNÜMÜZDE YAŞAYAN AŞURE GÜNÜ GELENEKLERİ
Kültürümüzde büyük öneme sahip olan aşure günü gelenekleri, günümüzde de yaşatılmaya devam eder. 

Her yıl Muharrem ayında pek çok kişi evlerinde aşure pişirerek komşularına, akrabalarına ve ihtiyaç sahiplerine ikram eder. 

Bu ikram, toplumumuzda yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutarken aşurenin lezzeti de gönülleri bir araya getirir.

41 ÇEŞİTLİ AŞURE 
Geleneksel olarak bereketi simgeleyen 41 çeşit aşure; temel tahıllar, bakliyatlar, kuru meyveler, taze meyve kabukları, kuruyemişler, tatlandırıcılar ve baharatların birleşiminden oluşur. 
1. Tahıllar ve Bakliyatlar
Buğday (Aşurenin kalbi), Nohut, Kuru fasulye, Pirinç, Bulgur, Börülce, Kırmızı mercimek veya mısır 
2. Kuru Meyveler
Kuru kayısı, Kuru incir, Kuru üzüm ve kuş üzümü, Kuru dut, Hurma, Kuru erik 
3. Kuruyemişler ve Tohumlar
Fındık ve ceviz, Çiğ badem, Antep fıstığı, Çam fıstığı, Yer fıstığı, Kestane (Haşlanmış), Çiğ kaju, Susam ve mavi haşhaş, Çörekotu 
4. Meyve Kabukları, Suları ve Baharatlar
Portakal ve limon kabuğu rendesi, Portakal ve limon suyu, Elma ve ayva parçaları, Çubuk tarçın ve toz tarçın, Karanfil, Gül suyu, Zencefil, Vanilya 
5. Tatlandırıcılar
Toz şeker, Süt, Bal ve pekmez, İrmik, Az miktar tuz ve karabiber 
katılarak da yapılabilir.

TUFANDAN SONRA PİŞİRİLEN İLK YEMEK“ÂŞÛR ÂŞI”
Nuh (a.s.) berâberindekilerle gemiden Âşûrâ günü indi. Azıkları artmıştı. Birisi bir avuç buğday, diğeri bir avuç mercimek, diğeri bir avuç nohut getirdi. Yedi çeşit hububat ile Nuh (a.s.) onlara yemek pişirdi. Hepsi Nebilerinin bereketiyle doydular. Tufandan sonra yeryüzünde pişirilen ilk taam budur. 
Aşure aşını yiyenlere Afiyet Şifa Olsun
Yiyemeyenlere nasip olsun.
Aşure pişirenler konu-komşuya da ikram etsin.
Aileler, Aşureleri ile nam bulsun

Derleyen Nezir Ötegen 20.6.2026

AdminAdmin