MHP GRUBU ADINA MUSTAFA BAKİ ERSOY (Kayseri) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 270 sıra sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ikinci bölümü üzerinde konuşma yapmak üzere Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi ve ekranları başında bizleri izleyen aziz Türk milletinin tüm fertlerini en içten dileklerimle selamlıyorum.
Görüşmekte olduğumuz teklifin ikinci bölümünde yer alan düzenlemeler, üretimin desteklenmesi, teknoloji girişimciliğin teşvik edilmesi, kayıtlı ekonominin güçlendirilmesi ve finansal altyapının daha rekabetçi hâle getirilmesi açısından önemli hükümler içermektedir. Teklifte yer alan düzenlemelerle birlikte özellikle üretim, yatırım, teknoloji ve finans alanlarında faaliyet gösteren kurumlarımızın desteklenmesi amaçlanmaktadır. Ekonomik büyümenin sürdürülebilir hâle gelmesi için üretim odaklı yaklaşımın güçlendirilmesini önemli bulduğumuzu ifade etmek istiyorum.
Değerli milletvekilleri, teklifin önemli başlıklarından biri sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetleriyle iştigal eden kurumlar ile zirai üretim faaliyeti yürüten kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlara yönelik kurumlar vergisinin yüzde 12,5 oranında indirimli uygulanmasına ilişkin düzenlemedir. Üretimi önceleyen bu yaklaşım, sanayicilerimizin yatırım motivasyonunu artıracak, üretim kapasitesinin güçlenmesine katkı sağlayacak, istihdam açısından olumlu sonuçlar doğuracaktır. Özellikle üretim maliyetlerinin ve küresel rekabetin yoğun şekilde hissedildiği bir dönemde üreticilerimizin desteklenmesi son derece kıymetlidir. Diğer yandan, zirai üretim faaliyetinde bulunan kurumların da bu kapsam içerisine alınması, tarımsal üretimin desteklenmesi, üreticilerimizin korunması ve gıda arz güvenliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir adımdır. Üreten her kesimin desteklenmesi ülkemizin ekonomik bağımsızlığı açısından da stratejik bir öneme sahiptir. Öte yandan, söz konusu indirimden yararlanan kurumlar için ihracat kazançlarına yönelik mevcut indirimlerin ayrıca uygulanmamasına ilişkin düzenlemeyle vergi sisteminde daha dengeli ve sistematik bir yapı oluşturulması hedeflenmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; teklifte yer alan bir diğer önemli düzenleme ise kamuoyunda varlık barışı olarak bilinen uygulamaya ilişkindir. Gerçek ve tüzel kişilere ait para, altın, döviz, hisse senedi, tahvil ve diğer menkul kıymetlerin millî ekonomiye kazandırılması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, yurt dışında bulunan varlıkların belirlenen süre içerisinde Türkiye'ye getirilmesi ve bildirime konu edilmesi hâlinde söz konusu tutarlara ilişkin vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaması öngörülmektedir. Böylece, kayıt dışı kalmış kaynakların finansal sisteme kazandırılması ve ekonomide kayıtlılığın artırılması hedeflenmektedir. Diğer yandan, bildirilen varlıkların sistem içerisinde tutulma süresine göre farklı oranlarda vergilendirilmesi, kaynakların kısa vadeli değil uzun vadeli şekilde ekonomiye katkı sunmasını teşvik etmektedir. Özellikle finansal sistemin güçlendirilmesi, yatırım ortamının desteklenmesi ve ekonomik kaynakların ülkemiz içerisinde değerlendirilmesi bakımından bu düzenlemeyi de önemli buluyoruz.
Değerli milletvekilleri, teklifin 11'inci maddesiyle teknoloji ve girişimcilik ekosistemine yönelik önemli adımlar da atılmaktadır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca verilen teknogirişim rozetine sahip, halka açık olmayan şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine ilişkin düzenlemelerle yenilikçi girişimlerinin finansmanına erişiminin kolaylaştırılması amaçlanmaktadır.
Bugün dünyada ekonomik rekabet yalnızca üretimle değil teknoloji, inovasyon ve dijitalleşmeyle şekillenmektedir. Bu nedenle, genç girişimcilerimizin, teknoloji odaklı şirketlerimizin ve yenilikçi projelerin desteklenmesini son derece kıymetli buluyoruz. Öte yandan, teknoloji geliştirme bölgeleri kapsamında faaliyet gösteren ve dijital şirket niteliği taşıyan girişimcilerin kuruluş tarihinden itibaren üç yıla kadar oda kayıt ve yıllık aidat ödemelerinden muaf tutulması da özellikle başlangıç aşamasındaki girişimcilerimizin üzerindeki mali yükü azaltacaktır. Bu düzenlemelerin genç girişimcilerimizin daha güçlü şekilde ayakta kalmasına, yeni yatırımların artmasına ve teknoloji alanındaki üretim kapasitemizin gelişmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; teklifin önemli başlıklarından biri de İstanbul Finans Merkezi'ne yönelik düzenlemelerdir. İstanbul Finans Merkezi'nde faaliyet gösteren kuruluşlarda istihdam edilen ve yurt dışında belirli mesleki tecrübeye sahip personele yönelik gelir vergisi istisnasının kapsamının genişletilmesi öngörülmektedir. Nitelikli insan kaynağının ülkemize kazandırılması, finans sektörümüzün bilgi birikimi, uluslararası rekabet kapasitesi ve hizmet kalitesi açısından önem taşımaktadır. Özellikle küresel finans piyasalarında güçlü bir konum elde edilmesi bakımından nitelikli personelin desteklenmesini önemli görüyoruz. Diğer yandan, İstanbul Finans Merkezi katılımcılarına sağlanan kurumlar vergisi indiriminin süresinin 2047 yılına kadar uzatılması ve finansal faaliyet harçlarına ilişkin muafiyet süresinin artırılması da yatırımcı açısından uzun vadeli güven ortamını güçlendirecektir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmamın bu bölümünde bugünlerde kamuoyunda sık sık yer alan bir konuya değinmek istiyorum: Bildiğiniz üzere Türkiye Futbol Federasyonu ekim ayında bahis ve şike operasyonlarını başlattı ve böylelikle futbolcu ve hakemlerden başlamak üzere binlerce futbolcu, yüzlerce hakem arkadaşımızın TC kimlik numaralarıyla birlikte hesapları incelendi. Bu incelemeler sonucunda belli idari ve adli cezalar alan şahıslar oldu. Ancak bu konu Türkiye'de ilk defa bu şekilde gündeme geldiği için ve lig ortasında gündeme geldiği için çok mağdur olan futbol takımlarımız oldu. Özellikle alt liglerde 25 futbolcuya sahip bir futbol takımının 18 futbolcusu kendi TC kimlik numarasını girmek kaydıyla devletimizin bazı bahis sitelerinde bu oyunları oynadıkları tespit edildi ve idari cezalar aldılar; üç ay hak mahrumiyeti cezası alan oldu, altı ay alan oldu, on iki ay alan oldu maalesef. Bu futbolcu kardeşlerimizin kendilerine "Niye böyle bir şey yaptınız?" diye maalesef sorduğumuzda "Bilmiyoruz." dediler, bilinçsizlikten yaptılar; yoksa hiç kimse kendi TC kimlik numarasını girerek bir suç işlemez diye ben de düşünüyorum. Bunu da o dönemde Plan ve Bütçe Komisyonumuzda Sayın Bakanımız, Spor Bakanımız Osman Aşkın Bak'a bizzat iletmiştim.
Tabii, bu alt kulüpler, alt ligdeki kulüpler, 3. Lig'de özellikle, 2. Lig'deki kulüpler, 25 futbolcunun 17'si hak mahrumiyeti cezası alınca bütün denge bozuldu. Kulüp başkanları şunu söylüyor: "Biz transfer yaptık, tamam; lig başladı; tamam, bu ligin lisansını veren Türkiye Futbol Federasyonu futbolcuları, bu futbolcular oynamaya başladılar ama lig ortasında böyle bir şey oldu. Bizim takımlarımızda kurduğumuz yapıdan zaten yıllık 6-7 milyon TL federasyondan para alıyorlar ama çok büyük bütçeler gerekli. Kurduğumuz yapıdan başka bir yere doğru gitti." diye serzenişte bulundular ve bununla alakalı da burada bir haksızlık olduğunu söylediler.
Ayrıca, 20/2/2026 tarihinde İstanbul Başsavcılığımızın başlatmış olduğu bir operasyon vardı, bir soruşturma vardı, onu da İstanbul Başsavcılığımız açıkladı, dedi ki: "33 yönetici kendi takımları aleyhine bahis oynamışlar." Biz Türkiye Futbol Federasyonu'na bir gün sonra dedik ki: "Ya, bu 33 yönetici kim? Bunlar hangi kulüplerde yönetici, bunları açıklayın. Bunlar talimat 56'da açık; ya 12 puan sileceksiniz ya da ligden düşeceksiniz, bunu yapın." ama üç aydır maalesef T.C. kimlik numaraları gelmedi. Bugün Türkiye Futbol Federasyonu bir açıklama yaptı "Bugün geldi." dedi ama çok enteresandır, bir gün önce lig tescil edildi. Şimdi, yarın bu kişilerin, başkan ve yöneticilerin T.C.'lerini kontrol ettiğinizde -ki 18 tane Süper Lig kulübü var, bu 18 T.C.'yi yarım saatte kontrol edersiniz, 18 futbol kulübünün on beşer yöneticisi olsa 270 kişiyi de bir günde kontrol edersiniz- bunların bahis oynadığı çıktığında, 12 puan silme olduğunda, ligden düşürme olduğunda nasıl bir lig sıralaması bizi bekleyecek? Bununla alakalı Sayın Genel Başkanımız, büyüğümüz Devlet Bahçeli Beyefendi "21'inci yüzyılda 21 kulüple devam etsin." diye bir irade ortaya koydu. Bu şunun içindi: Eğer bu yıl bahis ve şike ortamında böyle bir kaos varsa hiç kimse adaletsizliğe uğramasın diye böyle bir öngörü ortaya koyup bunu yirmi gün önce söyledi, ligler bitmeden düşenler, çıkanlar daha belli olmadan söyledi. (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MUSTAFA BAKİ ERSOY (Devamla) - Bitiriyorum Başkanım.
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
MUSTAFA BAKİ ERSOY (Devamla) - Ama biz tabii ki bunu ilettik federasyona ama dün maalesef ligler alelacele Süper Lig'e çıkacak son takım belli olmadan yani daha Çorum Spor ve Erokspor maçı tamamlamadan, Erokspor mu çıkacak, Çorum Spor mu çıkacak, daha bu belli olmadan böyle bir irade Türkiye Futbol Federasyonu ortaya koydu. Biz Türkiye Futbol Federasyonunu futbolu seven insanlar olarak desteklemiş kişileriz, destekliyoruz da, tabii ki alınan kararlara saygı duyuyoruz ama ortada da gerçekler var. Mesela, TMSF'nin yönettiği 2 tane kulüp var, Eyüpspor ve Kasımpaşa Spor -bir lig içerisinde 2 kulübü yönetme yetkisi yok TMSF'nin- bunlar yirmi gün boyunca 2 kulübü yönetmişler, 2 kulübün de düşmesi gerekiyor diyoruz, hukuk bunu söylüyor diyoruz. Bakalım ne olacak?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı) MUSTAFA BAKİ ERSOY (Devamla) - Bitiriyorum Başkanım.
BAŞKAN - Bir dakikadan fazla ek süre vermiyoruz.
MUSTAFA BAKİ ERSOY (Devamla) - Biz de tabii ki merak ediyoruz bu konuların hepsini. Ben bu duygu ve düşüncelerle Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)






























