Türk Kadınlar Birliği başkanı Ayşe Uzunlu yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
Kayseri ve Türkiye bir kez daha bir kadın cinayeti haberiyle sarsıldı.
Cinayet bir yana, cinayetin ardından yapılan bazı yorumlar da en az cinayetin kendisi kadar ürkütücü. Katili haklı göstermeye, öldürülen kadını suçlamaya ve cinayete gerekçe üretmeye çalışan bu dil; yalnızca birkaç kişinin öfkeli sözlerinden ibaret değildir. Şiddetin normalleştirildiği, kadının suçlandığı ve insan hayatına duyarlılığın giderek zayıfladığı bir toplumsal iklimin göstergesidir.
Öfke, kıskançlık, ayrılık, ekonomik sorunlar, kişisel anlaşmazlıklar ya da başka herhangi bir neden; hiçbiri bir insanın yaşam hakkından daha değerli değildir. Bir insanın öldürülmesinin “ama”sı, bahanesi, gerekçesi olamaz.
Sebebi ne olursa olsun, hiçbir kadın cinayeti, hiçbir cinayet meşrulaştırılamaz.
Burada mesele yalnızca bir cinayet değildir. Bir insanın öldürülmesinin, ardından katilin kendisini haklı görebilmesinin ve hatta bunu normalleştiren bir dil kurulabilmesinin önüne geçmek zorundayız.
Çünkü cinayeti meşrulaştıran her söz, şiddetin başka bir biçimde yeniden üretilmesidir.
Katili haklı gösteren, kadını suçlayan, “hak etmişti” diyebilen bir dil; en az cinayet kadar tehlikelidir.
Cinayet normalleşmemeli. Katil kahramanlaştırılmamalı. Mağdur suçlanmamalı.
Ve katil çıkıp “Hakkımı helal ediyorum” diyebiliyor. Helallik olan yerde verilen canı almak var mı?
Kimsin sen?
Bir insanın yaşam hakkını elinden alan kişi, hangi hakla helallikten söz ediyor?
Sadece katili değil; cinayete giden yolu hazırlayan dili, zihniyeti ve toplumsal kabulleri de sorgulamak zorundayız.
Türk Kadınlar Birliği Kayseri Şubesi olarak kadınların yaşam hakkını savunmaya ve şiddeti meşrulaştıran her türlü dile karşı durmaya devam edeceğiz.






























