OKUDUĞU MEDRESENİN MAKETİNİ İKİ AYDA YAPTI

EĞİTİM - 06-11-2026 22:30 6 kez okundu.

OKUDUĞU MEDRESENİN MAKETİNİ İKİ AYDA YAPTI

DEVELİ'DE EMEKLİ ÖĞRETMEN, OKUDUĞU  ŞIHLI HAMİDİYE MEDRESESİNİN AHŞAP MAKETLERİNİ YAPTI.

Develi'de emekli öğretmen Hacı İbrahim Büyükkılıç kendisinin de  ilkokul  tahsilini gördüğü şıhlı Hamidiye Medresesinin 
Maketini yaptı.
 1960 ve 70 li yıllarda hamidiye 
Medresesi  ilkokul ve ortaokul olarak eğitime destek verilen bir mekandı. Emekli olduktan sonra okuduğu okulun 
ahşaptan maketini yapmayı kafasına koymuştu. iki ay gibi bir zaman zarfında 2 adet maket şıhlı Hamidiye medresesinin maketini yaptı.

Emekli Öğretmen Hacı İbrahim Büyükkılıç,
Şıhlı Hamidiye Medresesinin kendisi üzerinde olduğu gibi şıhlı ve yöre insanlarının eğitim  hayatında büyük katkısı olduğunu belirtti.

HAMİDİYE MEDRESESİ YAPIMI

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden 
Prof.Dr. Mehmet SÜME'nin 
ARŞIV  IŞIĞINDA ŞIHLI HAMIDIYE 
MEDRESESINE DAIR YENI BILGILER araştırma makalesinde açıklamalara göre; 

Hamidiye Medresesi’nin yapıldığı dönemde Şıhlı-Şeyhli karyesi,
idari açıdan
Adana Vilayeti, Kozan (Sis) Sancağı, 
 Feke kazasının Rum nahiyesine bağlıydı. 

Coğrafi ve iklim şartlarına bağlı olarak 
yöre halkı Feke kaza merkezine ulaşmakta güçlük çekiyordu. 

Bundan dolayı Şıhlı ve havalisindeki ahali her türlü  ihtiyacını Develi’den karşılama yoluna gitmiştir. 

Halkın  istekleri de göz önünde bulundurularak Şura-yı Devletin 
aldığı bir karar gereğince 1908 yılı itibarıyla Rum nahiyesi ve nahiyeye bağlı yerleşim birimleri Develi kazasına  bağlanmıştır.

 Bu gelişmeler  sonucunda Şıhlı Hamidiye Medresesi de Develi’ye bağlı 
bir eğitim kurumu haline gelmiştir.

MEDRESE YAPIMINI
TALEP EDEN KİŞİ
Şıhlı karyesinden Ali Rıza Efendi olup küçük yaşta  Kur’an-ı Kerim eğitimi alan Ali Rıza Efendi 1868-1880 yılları arasında  Kayseri’de medreseye devam edip Medreseden icazet 
aldıktan sonra köyüne döndü. Dini konularda halkı aydınlatmaya çalıştı.

1883’te İstanbul’a giden Kılıçlı Ali Rıza Efendi,  burada ulema ile tanıştı ve çeşitli camilerde vaazlar vermeye başladı. Verdiği vaazlar ilgi ile karşılandı.
 
Yıldız Camii’nde irad ettiği vaazını dinleyen  Padişah II. Abdülhamid Han
 Vaazını çok beğendiği için kendisine bir 
dileğinin olup olmadığını sorması üzerine, “Köyüme bir  medrese yaptırıp ehl-i sünnet yoluna hizmet etmek isterim.” diyerek dileğini padişaha arz ettiği rivayet edilmektedir.

 Bu istek karşısında Padişah da nakdî ihsanda bulunup Hazine-i Hassa-i Şahaneden  Şıhlıya bir medrese yapımı için para tahsis etmiştir.

 Bu parayla Kılıçlı Hoca, nezaretinde Şıhlı’ya bir medrese ve üç çeşme inşa edilmiştir. Medresenin adı II.Abdulhamid’e 
izafeten “Hamidiye Medresesi” olmuştur 

Ancak medrese inşaatı  devam ederken inşaatın gidişatına dair yapılan bir keşifte, 
medresenin ana mekânının ihtiyaç duyulduğunda cami olarak kullanılabilmesi yönünde karar alınmıştır. 
Hamidiye medresesinin yapım fermanı 

Bismillahirrahmânirrahîm
Ferman-ı Hümâyûn buyuruldu ki:
• Tedrisat ve maarif, vatanın en ücra köşelerine kadar tamamiyle yayıla.
• Bu vesile ile Adana Vilayeti’nin Kozan (Sis) Sancağı’na tabi Feke Kazası’nın Rum Nahiyesi, Şeyhli (Şıhlı) Karyesi’nde (Köyü) dahi müceddeden (yeniden) bir medrese inşa oluna.
• Ol medresede talim ve terbiye görecek evlatlarımız için umûm-u ilimlerin ve dahi fenlerin vasıtaları noksansız hazırlanıla; ta ki memleketin her bir köşesi birer ilim yurdu ola.
• İnşa olunacak işbu medrese, ehl-i ilim ve ulema için adalet binası gibi ilelebed ve sonsuza kadar payidar kala.
• Medresenin bilumum yapım ve inşa masrafları, taraf-ı şahanemizce Padişahın şahsi (Ceyb-i Hümâyûn) hesabından tamamen karşılaşıla.
• Bu sayede biz dahi mesut ve bahtiyar olalım."
diyerek adına ferman çıkartılan Şıhlı Hamidiye Medresesi,
 II. Abdülhamid’in eğitimi tabana yayma 
çalışmalarının bir sonucu olarak şahsi hesabından ödemesi yapılarak  kurulmuştur.

 Adana Vilayet Meclisi ilgili 
keşfin sonuçlarını Hâzine-i Hâssa-i Şâhaneye bildirmiş, 
hazine de ilgili meblağın kullanımına izin verilmesi için 
padişahtan izin istemiştir. 

 5 Haziran 1893
Talep edilen paranın tahsis edilip kullanılması için 9 Haziran 1893’te izin verilmiştir 

MEDRESE 
KİTABESİ
Türkçesi

 “Hükümdarların övüncü Hazreti Abdülhamid han ki o, Allah’ın lütuflarının uğurlu gölgesidir. O adaletiyle tanınmış padişah, halkın her sınıfı için, ilimlerin 
ve fenlerin vasıtalarını hazırladı. 

O yücelik sahibinin gayretleri sayesinde memleketin her yeri bir ilim yurdu 
şöhretini kazandı.

 Bu medreseyi de ilim adamları için 
adalet binası gibi sonsuza kadar payidar kalacak şekilde yaptırdı. 

Ey Feyzî tarihi göklerin zirvesine çıktı. 

Bu medreseyi yaptıran mesut olan padişahtır. Sene 1309”

ÇALIŞANLARIN ÇOĞU GAYRİ MÜSLİM İMİŞ 

Çalışanlar:
1 KALFA Endürlük  karyesinden 
Nikola oğlu Vasil  

2 Taş Yonutucusu Satı karyesinden Keşiş Nikola oğlu Matyos  

3 TaşYonutucusu Satı karyesinden 
Berdedosi oğlu İstahyosi  

4 Kireççi Sulucaova karyesinden Süleyman oğlu  Kırcı  Mustafa    

5 Yapıcı Sulucaova karyesinden 
İngilizoğlu Heci Usta (Lakabı)  

6 yapıcı Sulucaova karyesinden
Kusnatioğlu Nibayo  Usta  

7 Yapıcı Sulucaova karyesinden 
 Todori  oğlu Kuzma

8 yapıcı Sulucaova karyesinden Yorgi oğlu Asos  

9 Yapıcı Sulucaova karyesinden Mihael oğlu Yani   

10 Yapıcı Satı karyesinden Karabaşoğlu oğlu İstahyosi (Lakabı)  olup
Tabloda yer alan isimlerden anlaşılacağı üzere medresede çalışanların büyük bir bölümü gayrimüslimlerden
oluşmaktadır.

İLK MÜDERRİS
Ali Rıza 
Efendi medresenin yapımında en yetkili kişi olarak görev 
yapmış, tamamlandıktan sonra ise müderris sıfatıyla 
medresenin hem idari hem de eğitim işlerini yürütmüştür.

Medrese Müderrisi Kılınçzade 
(Kılıçlı) Ali Rıza Efendi
Müderris Ali Rıza Efendi, “İsmim Ali Rıza Efendidir  ve lakabım Kılınçzadedir, Şıhlı karyesinde inşâ olunan 
Hamidiye medresesinin bâ irâde-i seniyye müderrisiyim  ve mezkur karyede mutavattınım.
demek suretiyle kısaca kendisini tanıtmaktadır.

 Bazı  belgelerde “Kılıçlı Ali Rıza Efendi” veya “Şeyh Efendi”  şeklinde de anılmaktadır.

  Hamidiye Medresesi müderrisi sıfatıyla onayladığı bazı belgelerin altında 
yer alan mührünün üzerinde “es-Seyyid Ali Rıza” yazısı  okunmaktadır ki, bu ibare kendisinin seyyid olduğuna işaret 
delalet eder. İlmine izafeten  halk arasında “Büyük Hoca” olarak anılmıştır.

 İLK ÖĞRENCİLER
Öğrencilerin geldikleri kaza ve köyler
1907 yılı itibarıyla medresede öğrenim gören öğrencilerin 55’i Şıhlı köyünden geriye kalan 83 talebe ise Aziziye (Pınarbaşı), Develi, Haçin (Saimbeyli) gibi diğer  kaza ve köylerindendi. Erzakları tükendiğinde öğrenciler  erzak temini için evlerine gidebiliyorlardı.

 Müderris Ali Rıza Efendi’nin kendisine yöneltilen “Şıhlı köyünden olan 
öğrenciler akşamları evlerine gidebiliyorlar mı?” sorusuna, “Dakika hanelerine ruhsat vermem şayet misafir  olarak giden olursa onlara izin veririm.” şeklindeki
 cevabından Şıhlı köyünden olan öğrencilerin de medresede  yatılı kaldıklarını öğreniyoruz. Emeği geçen katkısı olan herkese teşekkür ediyoruz.

Derleyen Nezir Ötegen 5.11 2026 Şıhlı- Develi

DİĞER HABERLER
ERÜ, DÜNYA LİSTESİNDE YÜKSELİŞE DEVAM EDİYOR

ERÜ, DÜNYA LİSTESİNDE YÜKSELİŞE DEVAM EDİYOR

06-11-2026 - EĞİTİM

GÜNEY KORE DONGDUK KADIN ÜNİVERSİTESİ  REKTÖRÜNÜN DEVELİDE KONFERANSl  YAYINI BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ

GÜNEY KORE DONGDUK KADIN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜNÜN DEVELİDE KONFERANSl YAYINI BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ

05-11-2026 - EĞİTİM