Türkiye’de 65 yaş ve üzeri nüfusun payı 2015’te %8,2 iken 2025’te %11,1’e yükseldi. Türkiye hızla yaşlanıyor ancak bu artış ülkemize özgü değil, küresel bir eğilim. Dünya ortalaması aynı dönemde %8,3’ten %10,4’e çıktı ve neredeyse ülkelerin tamamında yaşlı nüfus payı arttı.
Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu ülkeler Japonya, Porto Riko, Kıta Avrupası ülkeleri, Balkan ülkeleri ve Hong Kong. Japonya’da 1950’lerden bu yana süren düşük doğurganlık ve dünyanın en yüksek yaşam beklentisi yaşlı nüfus payını dünyada ilk sıraya taşıdı. Porto Riko’da ABD anakarasına yönelen göç ve dünyanın en düşük doğurganlık oranlarından biri bir arada etkili. Avrupa ülkelerinde Japonya’dakine benzer bir durum varken Balkan ülkelerinde ise otuz yıldır süren düşük doğurganlığa çalışma çağındaki nüfusun Avrupa Birliği ülkelerine göçü oranın yüksek olmasına sebebiyet veriyor. Yaşlı nüfusu en düşük Körfez ülkeleri ile Sahra altı Afrika’da görülüyor. Körfez’de nüfusun büyük bölümünü oluşturan çalışma çağındaki göçmen işçiler payı -yaklaşık %87- oranı aşağı çekerken Sahra altı Afrika’da yüksek doğurganlık nüfus tabanını geniş tutuyor.
Son on yıldaki değişime bakıldığında sıralama değişiyor. Nüfusu en hızlı yaşlanan birinci grup Güney Kore (%57), Singapur, Hong Kong, Tayland ve Çin. Bu ülkelerde doğurganlık 1960’lardan 1990’ların başına kadar bir kuşak içinde 5-6 çocuktan 2’nin altına indi ve düşüşten önce doğan kalabalık kuşaklar şimdi 65 yaşına ulaşıyor. İkinci grup Katar ve Bahreyn. Sebebi düşük taban etkisi. Katar’da pay %1,1’den %1,7’ye çıktı, oransal artış yüksek görünse de puan olarak küçük. Üçüncü grup Lübnan ve Venezuela. Venezuela’dan 2015 sonrasında ağırlıkla çalışma çağında yaklaşık 7 milyondan fazla kişi ayrıldı ve yaşlı payı yaşlı sayısı artmadan yükseldi. Lübnan’da da ekonomik kriz, istikrarsızlık ve çatışmalar genç nüfusu göçe zorladı. Tüm bu ülkeler dışında Azerbaycan’da son on yılda yaşlı nüfusu en hızlı artan ülkeler arasında.
Grafiğin tamamı dört bölgeye ayrılıyor. Sol üstte Japonya ve Avrupa ülkeleri yer alıyor, pay yüksek ve artış hızı düşük ülkeler. Sağ üstte Doğu Asya ülkeleri bulunuyor, pay yüksek ve artış hızı da yüksek olan ülkeler. Sol altta Sahra altı Afrika ülkeleri toplanıyor, pay düşük ve on yıldır neredeyse sabit. Sağ altta ise Brezilya, Kolombiya, Fas, Tunus, İran ve Malezya gibi demografik geçişin ikinci yarısındaki orta gelirli ülkeler kümeleniyor.
Türkiye bu son bölgede yer alıyor. 156 ülke arasında yaşlı nüfus payında 59., artış hızında 27. sırada bulunuyor. Payı dünya ortalamasının hemen üzerinde, artış hızı ise ortalamanın belirgin biçimde üstünde. Türkiye’nin 2015’te bulunduğu %8,2 düzeyi, küresel veride artışın en hızlı gerçekleştiği %5-10 bandına denk geliyor. Doğu Asya ülkeleri bu bandı 15-20 yıl önce geçti. Türkiye’nin de benzer şekilde yaşlı nüfus oranının yıllar geçtikçe artacağı öngörülüyor.
Yaşlanma düzeyinde Türkiye dünya ortalamasında, yaşlanma eğiliminde ise ortalamanın üzerinde ve Doğu Asya’nın izlediği rotada yer alıyor. Ülkemizde yaşlı nüfus hızla artıyor ancak Türkiye’de yaşlı nüfus payının artışı bir kriz anlatısını gerektirmiyor. Dünyanın büyük bölümü aynı yönde ilerliyor ve Avrupa bu süreci daha yüksek düzeylerde uzun süredir yaşıyor. Gidişatın yönü ise belli ve sosyal güvenlik, sağlık ve bakım alanlarındaki politika tasarımının bu yönü hesaba katması gerekiyor.










