Amarat derneği başkanlığı da yapan, Bursa Uludağ Üniversitesi mezunu gazeteci yazar Cengiz Ergan kendini soy kütüğünü araştırarak uzun uğraş sonunda “Kutlu Ulu Yavaş Arslan” isimli ilk kitabını çıkardı.
2013 yılında emekli olduktan sonra Kayseri Tercüme yabancı dil çevirileri alanında görev yapmaktayım diyen Cengiz Ergan, ”Kültürel değerlerin yaşatılması bilimsel çalışmaların teşvik edilmesi toplumsal gelişme katkı sağlamak için bu kendi kökümüz araştırma kitabını çıkardım.”
“Kuman Kıpçak Beyi Kutlu Ulu Yavaş Arslan, tarihin gölgesinde kalan bir Devlet adamı ve komutanın İzleri, Türk tarihinin önemli ancak yeterince tanınmayan şahsiyetlerinden biri olan Kuman-Kıpçak Beyi Kutlu Ulu Yavaş Arslan, yalnızca askerî başarılarıyla değil, aynı zamanda devlet teşkilatı, diplomasi ve vakıf medeniyetine yaptığı katkılarla da dikkat çeken tarihî bir figür olarak karşımıza çıkmaktadır.
Cengiz Ergan “Kuman Kıpçak Beyi Kutlu Ulu Yavaş Arslan” adlı akademik eser, Orta Asya’dan Kafkasya’ya ve Anadolu’ya uzanan geniş tarihî coğrafyada etkili olan bu önemli şahsiyetin hayatını belgeler ışığında ayrıntılı biçimde incelemektedir.
Eserde, Kuman-Kıpçak Türklerinin Deşt-i Kıpçak olarak bilinen bugünkü Ukrayna ve Güney Rusya bozkırlarından başlayarak Gürcistan’a geliş süreçleri tarihsel bağlam içerisinde ele alınmaktadır. Özellikle Gürcü Kraliçesi Tamara döneminde Kuman-Kıpçak beylerinin bölgenin siyasî yapısında üstlendikleri roller dikkat çekmektedir. Bu çerçevede Kutlu Arslan’ın Gürcü sarayında yükselerek hazine bakanlığı gibi son derece önemli bir göreve kadar ulaşması, dönemin çok kültürlü devlet yapısını ve Türk beylerinin idarî kabiliyetlerini gözler önüne sermektedir.
Çalışmada yalnızca Gürcistan dönemi değil, Kutlu Ulu Yavaş Arslan’ın Anadolu’daki faaliyetleri de kapsamlı şekilde incelenmektedir. İlk olarak Saltuklulara gelişi, ardından Selçuklu hizmetine geçişi ve özellikle Sivas’ta üstlendiği ordu komutanlığı ile valilik görevleri, dönemin siyasî gelişmeleriyle birlikte değerlendirilmektedir. Böylece eser, Anadolu Selçuklu Devleti’nin askerî ve idarî yapısında Kuman-Kıpçak kökenli beylerin ne derece etkili olduklarını ortaya koymaktadır.
Kitabın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Kutlu Ulu Yavaş Arslan’ın mimarî ve vakıf eserlerine ayrılmıştır. Özellikle Sivas’ta Kızılırmak üzerinde yaptırdığı Kesik Köprü ile ribat yapısı tarihî belgeler eşliğinde ele alınmaktadır. Yüzyıllar boyunca ticaret yollarının güvenliğini sağlayan bu köprü, yalnızca bir ulaşım yapısı değil; aynı zamanda Selçuklu döneminin sosyal, ekonomik ve askerî organizasyonunun da önemli bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Osmanlı dönemine ait tahrir defterlerinde köprüye dair kayıtların bulunması, yapının uzun süre aktif biçimde kullanıldığını göstermesi bakımından büyük önem taşımaktadır.
Araştırmada ayrıca Kutlu-Ulu-Yavaş Arslan ailesinin Anadolu’daki izleri vakıf kayıtları aracılığıyla takip edilmiştir. Bu kayıtlar sayesinde ailenin hangi bölgelerde etkinlik gösterdiği, hangi sosyal ve ekonomik faaliyetlerde bulunduğu ve Türk-İslam vakıf medeniyetine nasıl katkılar sunduğu ortaya konulmaktadır. Böylece eser yalnızca biyografik bir çalışma olmanın ötesine geçmekte; Anadolu’nun Türkleşme süreci, vakıf sistemi ve yerleşim tarihi açısından da önemli bilgiler sunmaktadır.
Cengiz Ergan’ın uzun yıllara dayanan araştırmalar sonucu hazırladığı bu akademik çalışma, geniş dipnotları, arşiv belgeleri ve tarihî kaynaklara dayalı yaklaşımıyla dikkat çekmektedir. Eser, hem akademisyenler hem de Türk tarihiyle ilgilenen araştırmacılar için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır. Özellikle Kuman-Kıpçakların Anadolu ve Kafkasya tarihindeki etkilerini anlamak isteyenler için yeni bakış açıları sunmaktadır.
Bugün Anadolu’nun pek çok yerinde izlerine rastlanan Türk tarihinin bu önemli şahsiyeti, yalnızca bir komutan değil; aynı zamanda devlet adamı, hayır sahibi ve medeniyet kurucusu kimliğiyle de değerlendirilmelidir. Kuman Kıpçak Beyi Kutlu Ulu Yavaş Arslan adlı eser, unutulmaya yüz tutmuş bir tarihî mirası yeniden gün yüzüne çıkarırken, Türk tarihinin derin ve çok katmanlı yapısını da okuyucuya güçlü biçimde hissettirmektedir.”dedi.














