YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, terörle mücadele sırasında yaralandığı halde malul sayılmayan veya derece tespiti yapılmayanlara aylık bağlanmasını öngören düzenlemenin kapsamının dar tutulduğunu söyledi. Sivil terör mağdurlarının dışarıda bırakılmasına, yaralanmaların sınırlı bir teknik liste üzerinden değerlendirilmesine ve bir yıllık başvuru süresine tepki gösteren Genç, “Gazi, merminin çapına ve yaranın koduna göre seçilemez” dedi. Maddenin açık bir gazilik statüsü tanımlamadığını belirten Genç, 17 bin 135 gösterge üzerinden bağlanacak aylığın net asgari ücretin de altında kaldığına dikkati çekti.
Şehit yakınları, gaziler, vazife ve harp malulleri ile hak sahiplerine yönelik mali ve sosyal düzenlemeler içeren kanun teklifinin TBMM Milli Savunma Komisyonundaki görüşmeleri tamamlandı.
AKP ve MHP’li milletvekillerinin imzasıyla 3 Ağustos’ta TBMM Başkanlığına sunulan dokuz maddelik teklif; şehit anne ve babalarına bağlanan aylıklara alt sınır getirilmesi, bakıma muhtaç gazi ve malullere yapılan ödemenin artırılması, erbaş ve erlerin aylıklarının yeniden hesaplanması, yeniden muayene yaşının yükseltilmesi ve 15 Temmuz’da yaralanan bazı kişilere aylık bağlanması gibi düzenlemeler öngörüyor.
Teklifin 5’inci maddesiyle, Terörle Mücadele Kanunu’na geçici bir madde eklenerek terörle mücadele görevleri sırasında yaralandığı halde mevcut mevzuata göre malul sayılmayan veya kendisine derece verilmeyen belirli personele aylık bağlanması amaçlanıyor.
YENİ Parti Kayseri Milletvekili ve Milli Savunma Komisyonu Üyesi Aşkın Genç, komisyonda 5’inci madde üzerinde yaptığı konuşmada düzenlemenin kapsamına, yaralanma ölçütlerine, başvuru süresine ve açık bir gazilik statüsü tanımlanmamasına itiraz etti.
SİVİL MAĞDURLAR KAPSAM DIŞINDA
Maddenin yalnızca Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma ve Sahil Güvenlik personeli, MİT mensupları, Emniyet Hizmetleri Sınıfı personeli ile güvenlik korucularını kapsadığına dikkati çeken Genç, sivil terör mağdurları ile terörle mücadeleye yardım ederken yaralanan vatandaşların dışarıda bırakıldığını söyledi.
Genç, aylık bağlanabilmesi için yaralanmanın mermi, şarapnel, patlayıcı mühimmat, blast veya termal etki ya da yakın muharebe saldırısı gibi maddede sınırlı olarak sayılan biçimlerden kaynaklanmasının arandığını belirtti.
Olay tarihindeki yaralanmanın Adli Tıp Kurumunun ölçütlerine göre hafif nitelikte olmaması ve mevcut sağlık durumuyla yaralanma arasındaki illiyet bağının, en az bir adli tıp uzmanının bulunduğu sağlık kurulunca tespit edilmesi şartlarını da eleştiren Genç, şöyle konuştu:
“Elbette yaralanma ile terör olayı arasındaki bağ kamu kayıtları ve sağlık belgeleriyle ortaya konulmalıdır. Fakat gazi, merminin çapına, yaranın koduna ve takvimde kalan güne göre seçilemez.”
“TEKNİK LİSTEYE UYMAYAN YARALI YOK SAYILAMAZ”
Yaralanmanın yalnızca maddede sıralanan biçimlerden kaynaklanmadığını vurgulayan Genç, patlama sırasında düşerek omurgası zarar gören, yaralı arkadaşını taşırken kalıcı hasar alan veya yaşadığı travmanın etkileri yıllar sonra ağırlaşan kişilerin de bulunduğunu söyledi.
Genç, “Bu insanların yaralanması maddede sayılan teknik listeye uymuyor diye ödedikleri bedel yok sayılamaz. Gazilik hukukunu merminin türüne veya hastane kayıtlarındaki yara koduna indirgeyemeyiz” ifadelerini kullandı.
“AYLIK, NET ASGARİ ÜCRETİN DE ALTINDA”
Düzenlemenin yalnızca kanunun yürürlüğe girmesinden önce meydana gelen olaylara bir defaya mahsus uygulanacağını ve başvurular için bir yıllık süre tanındığını hatırlatan Genç, bu sınırlamanın yeni hak kayıpları doğurabileceğini belirtti.
Yıllar önceki sağlık dosyasına ulaşamayan, kanun değişikliğini zamanında öğrenemeyen veya rahatsızlığı sonradan belirginleşen kişilerin başvuru süresi nedeniyle kapsam dışında kalabileceğini ifade eden Genç, şunları söyledi:
“Yıllarca hakkı tanınmamış bir insana şimdi ‘Bir yıl içinde başvurmazsan hakkını kaybedersin’ denilemez. Vücutta şarapnel ömür boyu kalıyor, devletin verdiği başvuru süresi bir yıl olamaz.”
Madde kapsamında bağlanacak aylığın 17 bin 135 gösterge rakamı üzerinden hesaplandığını belirten Genç, bu tutarın mevcut memur aylık katsayısıyla yaklaşık 26 bin 996 liraya karşılık geldiğini söyledi. Genç, öngörülen aylığın 28 bin 75 lira olan net asgari ücretin de altında kaldığına dikkat çekti.
“GAZİ SAYILACAK SÖZÜ KANUN HÜKMÜNÜN YERİNİ TUTMAZ”
AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül’ün teklif ile ilgili “Gazilik unvanı veriyoruz” açıklamasını yaptığını hatırlatan Genç, madde metninde “Onur Gazisi” veya başka bir resmi unvanın açıkça tanımlanmadığını söyledi.
Düzenlemenin aylık bağladığını ve 1005 sayılı Kanun kapsamındakilere tanınan diğer haklara atıf yaptığını belirten Genç, “Gazinin istediği yalnızca bir ödeme değildir. Devlet tarafından açıkça tanınan bir statü ve eşit özlük hakkıdır. ‘Gazi sayılacak’ sözü, kanunda açık bir statü hükmünün yerini tutmaz. Unvanın adı, kapsamı ve sağladığı haklar yoruma bırakılmadan kanun metninde yazılmalıdır” dedi.













