https://www.kayserihakimiyet2000.com/files/uploads/user/cdd3f176df2ea23c9762b19c10858a82-320f79206ad943e52bec.jpeg
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)

İLETİŞİM KALABALIĞI -2

15-06-2026 12:23 79 kez okundu.

Bazen karşı taraf isteksiz konuşma yaparak sohbeti çabuk sonlandırmak isteye bilir.

Bu o demektir ki,  uzun iletişim için müsait değil.  

Bunu anlamanız zor değil, sorularınıza kısa cevap veriyor ve size karşı soru sormuyorsa kesin konuşmayı erken sonlandırmak  istediği içindir.    
Böyle bir durumda asıl siz sohbeti sonlandırarak karşı tarafı fazladan bunaltmayınız.  

İletişim kalabalığı oluşturarak iyi giden ilişkilerinizi yaralamamak için partnerinizin sabır, tahammül, vakit genişliği, çalışma koşulları, konuşkan mı, değil mi, karakter özelliklerini, sizin hayatınız ve sorunlarınız hakkında sizinle ilgilenip  ilgilenmediğini, sizi dinlediği zaman konuya odaklanıp odaklanmadığını iyi gözlemleyiniz ve günlük haberleşmelerinizi, telefon konuşmalarınızı, yüz yüze sohbetlerinizin ölçüsünü ve kapsamını iyi gözlemleyerek doğru neticeye varmanızı öneririm.  
Stresli iş ortamında çalışan, gün içinde zaten fazla insanlarla muhatap olarak bir çok  konuşmayı dinleyip, müşterilerle ilgilenmek zorunda kalan, kalabalık mesai durumu ile resmi kurumlarda çalışan insanların çoğunluğu boş zaman buldukları gibi sessiz dinlenmeyi tercih eder.  
Hayatınızdaki kişi böyle bir yorucu meslek sahibi ise mümkün kadar sorunlarınızı sık sık anlatmayın, çok acil bir durum olursa, bir fikir almak isterseniz de özetle, birkaç cümle halinde ve net anlatın, yormadan ve germeden konuşun.

Tabi ki, bir birinize değer verip kaybetmek istemiyorsanız bunu yapmakla partnerinizin güvenini daha çok kazanır, huzuru sizde bulmasını sağlamış olursunuz.  
Anadolu insanı çok konuşmayı ve detaylı anlatmayı sever.

En çok duyduğum ve evliliklerin tadının kaçmasının ilk nedenlerinden olan iletişim kalabalıklarından en birincisi eve yorgun gelen koca daha kapıdan girer girmez hanımının eşinin ailesi hakkında olumsuz haberleri adam dinlenmeye fırsat bulamadan, dahası da sitemkar ve agresif üslupla eşine anlatmasıdır.   
Evine sadık olup, ailesine bağlı kalmak isteyen her bir erkek yoğun çalışma sonrası evine gelirken huzurla dinlenmek, eşinden ilgi, şefkat görmek ister. 
Eve gelir gelmez, hele ki, yemek masasında hemen eşinin annesi, babası, ablası, kardeşi hakkında sitemlerini öfke ve sinirle anlatması mutlaka evliliklerde aile bağının zayıflamasına, eşler arasında soğuk mesafeler girerek, bir birilerine olan yakınlık duygularını bitirip, görünemeyen derin uçurumlar açarak boşanmalarla sonuçlanıyor.   
Bazı kadınlar sabırsız yapıya sahip olup, öfkesine yenik düşüyor. 
 Oysa evliliklerinin başında çok iyi anlaşıyorlardı.

Sürekli şikayet ederek kocasının ailesini eleştiren, hatta kocasına ailesi ile samimiyetini kesmesini, onlarla görüşmesini yasaklayan kadın eşler bir mühim gerçeği unutuyorlar ki, çok haklı sitem etseler bile bunu öyle bir doğru zamanda ve kültürlü üslupla konuşarak yapmaları kocası ile ilişkilerinin sağlıklı ve mutlu sürdürülmesi için hayati ehemmiyetlidir.   
Öncelikle adam eve geldiği ilk dakikalardan azarla, eleştiri ile dahası ailesi hakkında olumsuz konuşmalarla karşılanırsa başlarda hak veren koca, gittikçe bu durumdan iyice sıkılmaya ve bunalmaya başlayacaktır.   
Kocanın ailesi geline karşı ne kadar yanlış davransalar da, kadın eşinin saygısını, sevgisini ömür boyu görmek istiyorsa bunu doğru zamanda, doğru anlatımla yapacak ve bu gibi konulara mümkün kadar girmeyerek  kocasını karıştırmadan onun ailesi ile kendi arasında olan anlaşmazlıkları kendisi çözmenin bir yolunu bulacaktır.  Devam Edecek